Ve bu, bilimin büyük bir mutluluğudur: önsezilerimizin deney yoluyla mağlubiyeti.Asta e marea încântare a științei: înfrânge intuiția prin experimentare.
Ve bu, bilimin büyük bir mutluluğudur: önsezilerimizin deney yoluyla mağlubiyeti.Còn đây là niềm vui thú tuyệt vời của khoa học: sự thất bại của trực giác chúng tôi qua thực nghiệm.
Ve bu, bilimin büyük bir mutluluğudur: önsezilerimizin deney yoluyla mağlubiyeti.Detta är det stora nöjet med vetenskap: att det som verkar sant kan motbevisas genom experiment.
Ve bu, bilimin büyük bir mutluluğudur: önsezilerimizin deney yoluyla mağlubiyeti.Dit is het plezier van de wetenschap: als het experiment de intuïtie te slim af is.
Ve bu, bilimin büyük bir mutluluğudur: önsezilerimizin deney yoluyla mağlubiyeti.E questa è la cosa meravigliosa della scienza: la sconfitta dell'intuizione attraverso la sperimentazione.
Ve bu, bilimin büyük bir mutluluğudur: önsezilerimizin deney yoluyla mağlubiyeti.Et c'est le grand plaisir de la science : la défaite de nos intuitions par l'expérience.
Ve bu, bilimin büyük bir mutluluğudur: önsezilerimizin deney yoluyla mağlubiyeti.그리고 이런게 바로 과학의 큰 재미에요. 직관이 실험을 통해 틀리게 밝혀지는 것 말입니다.
Ve bu, bilimin büyük bir mutluluğudur: önsezilerimizin deney yoluyla mağlubiyeti.Oto największa przyjemność z nauki: empiryczne pokonanie przekonania.
Ve bu, bilimin büyük bir mutluluğudur: önsezilerimizin deney yoluyla mağlubiyeti.Und das ist die große Freude der Wissenschaft: der Sieg über unsere Intuition durch Experimente.
Ve bu, bilimin büyük bir mutluluğudur: önsezilerimizin deney yoluyla mağlubiyeti.Y esta es la gran satisfacción de la ciencia: la derrota de la intuición a través de la experimentación.
Ve bu, bilimin büyük bir mutluluğudur: önsezilerimizin deney yoluyla mağlubiyeti.Και αυτό είναι η μεγάλη ευχαρίστηση για την επιστήμη: η ήττα των αισθήσεων μας μέσω των πειραμάτων.
Ve bu, bilimin büyük bir mutluluğudur: önsezilerimizin deney yoluyla mağlubiyeti.И в этом заключается вся прелесть науки: победа над интуицией благодаря эксперименту.
Ve bu, bilimin büyük bir mutluluğudur: önsezilerimizin deney yoluyla mağlubiyeti.И това е голямото удоволствие от науката: поражението на нашата интуиция чрез експериментиране.
Ve bu, bilimin büyük bir mutluluğudur: önsezilerimizin deney yoluyla mağlubiyeti.וזה העונג הגדול שבמדע: לנצח את האינטואיציה שלנו באמצעות ניסויים.
Ve bu, bilimin büyük bir mutluluğudur: önsezilerimizin deney yoluyla mağlubiyeti.وهنا تكمن المتعه الحقيقه في العلم: هزيمه حدسنا من خلال التجارب العلميه.
Ve bu, bilimin büyük bir mutluluğudur: önsezilerimizin deney yoluyla mağlubiyeti.実験によって 直感が 裏切られる面白さです でも実験で終わるのではなく 得た知識を広める必要があります
Ve mutluluğun üçüncü prensibi, ben de bunu yakın zamanda fark ettim.8年前に "Vウェーブ" という動きが始まりました
Ve mutluluğun üçüncü prensibi, ben de bunu yakın zamanda fark ettim.E o terceiro princípio da felicidade, de que só recentemente me apercebi.
Ve mutluluğun üçüncü prensibi, ben de bunu yakın zamanda fark ettim.Et le troisième principe du bonheur dont je me suis rendue compte récemment.
Ve mutluluğun üçüncü prensibi, ben de bunu yakın zamanda fark ettim.Het derde geluksprincipe besef ik nog maar kort.
Ve mutluluğun üçüncü prensibi, ben de bunu yakın zamanda fark ettim.그리고 세번째 행복의 원칙은 최근에야 깨달은 거에요.
Ve mutluluğun üçüncü prensibi, ben de bunu yakın zamanda fark ettim.Questo è il terzo principio della felicità, che ho scoperto solo di recente.
Ve mutluluğun üçüncü prensibi, ben de bunu yakın zamanda fark ettim.Și al treilea principiu al fericirii pe care l-am realizat recent.
Ve mutluluğun üçüncü prensibi, ben de bunu yakın zamanda fark ettim.Trzecią zasadę szczęścia pojęłam niedawno.
Ve mutluluğun üçüncü prensibi, ben de bunu yakın zamanda fark ettim.Und das dritte Glücksprinzip, das ich kürzlich verwirklicht habe.
Ve mutluluğun üçüncü prensibi, ben de bunu yakın zamanda fark ettim.Y el tercer principio de la felicidad, del que me he dado cuenta recientemente.
Ve mutluluğun üçüncü prensibi, ben de bunu yakın zamanda fark ettim.Και η τρίτη αρχή της ευτυχίας, την οποία συνειδητοποίησα πρόσφατα:
Ve mutluluğun üçüncü prensibi, ben de bunu yakın zamanda fark ettim.А третия принцип на щастието осъзнах наскоро.
Ve mutluluğun üçüncü prensibi, ben de bunu yakın zamanda fark ettim.И третья основа счастья, которую я постигла совсем недавно.
Ve mutluluğun üçüncü prensibi, ben de bunu yakın zamanda fark ettim.ועקרון השמחה השלישי, שאותו הבנתי לאחרונה -
Ve mutluluğun üçüncü prensibi, ben de bunu yakın zamanda fark ettim.و المبدا الثالث للسعادة الذي ادركته مؤخرا
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.Các dữ liệu không thể hiện việc dùng tiền mua lấy hạnh phúc.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.Daaruit blijkt dat geld niet echt helpt om geluk te verkrijgen.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.Data yang tidak terlalu mendukung bahwa uang membeli kebahagiaan.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.Datele nu susţin ideea că banii cumpără fericirea.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.Die Daten unterstützen nicht gerade die Ideen, dass Geld Glück kaufen kann.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.I dati non sostengono la teoria che il denaro compri la felicità.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.그 데이터는 행복을 사는 돈에 끔찍하게 뒷받침해주는 것은 아닙니다
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.La idea de que el dinero compra la felicidad no está muy respaldada en datos.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.Les données ne sont pas terriblement favorables à l'achat du bonheur par l'argent.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.Nie ma danych jednoznacznie potwierdzających, że szczęście można kupić.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.Данните не потвърждават много това, парите да купуват щастие.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.Данные не очень-то подтверждают тезис о том, что счастье можно купить.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.Дослідження не надто підтверджують тезу, що за гроші можна купити щастя.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.הנתונים לא מאששים במיוחד את ההנחה שכסף קונה אושר.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.البيانات لا تدعم بشدة أن المال يشتري السعادة.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.関係ないとはいえません
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.A gdy cię dotykam, czuję wewnętrzne szczęście.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.And when I touch you, I feel happy inside.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.És amikor megérintelek, boldog leszek.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.Et quand je te touche, je suis heureuse à l'intérieur.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.당신을 만질 때 너무나 행복합니다.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.Şi când te ating, mă simt fericit înăuntru.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.Und wenn ich Dich berühre, fühle ich mich glücklich.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.Y cuando te toco, me siento feliz por dentro.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.Когато те докосвам, съм щастлива.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.Когда я касаюсь тебя, я счастлив внутри.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.וכאשר אני נוגע בך, אני מרגיש אושר פנימי.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.عندما أمسك بيدك،يفرح قلبي.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.私の愛は隠せない、隠せない、隠せない、そんな気持ちです