Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.La idea de que el dinero compra la felicidad no está muy respaldada en datos.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.Les données ne sont pas terriblement favorables à l'achat du bonheur par l'argent.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.Nie ma danych jednoznacznie potwierdzających, że szczęście można kupić.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.Данните не потвърждават много това, парите да купуват щастие.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.Данные не очень-то подтверждают тезис о том, что счастье можно купить.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.Дослідження не надто підтверджують тезу, що за гроші можна купити щастя.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.הנתונים לא מאששים במיוחד את ההנחה שכסף קונה אושר.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.البيانات لا تدعم بشدة أن المال يشتري السعادة.
Veriler, paranın mutluluğu satın aldığını son derece destekler durumda değil.関係ないとはいえません
Yaşamı, özgürlüğü ve mutluluğun peşinde olmayı ekliyoruz.Adăugăm viață, libertate și căutarea fericirii.
Yaşamı, özgürlüğü ve mutluluğun peşinde olmayı ekliyoruz.Dodajmy życie, wolność i dążenie do szczęścia.
Yaşamı, özgürlüğü ve mutluluğun peşinde olmayı ekliyoruz.Estamos añadiendo vida, libertad y la búsqueda de la felicidad.
Yaşamı, özgürlüğü ve mutluluğun peşinde olmayı ekliyoruz.우리는 삶, 자유, 그리고 행복 추구를 덧붙입니다.
Yaşamı, özgürlüğü ve mutluluğun peşinde olmayı ekliyoruz.Nous ajoutons la vie, la liberté et la poursuite du bonheur.
Yaşamı, özgürlüğü ve mutluluğun peşinde olmayı ekliyoruz.Přidáváme život, svobodu a hledání štěstí.
Yaşamı, özgürlüğü ve mutluluğun peşinde olmayı ekliyoruz.Stiamo aggiungendo la vita, la libertà e la ricerca della felicità.
Yaşamı, özgürlüğü ve mutluluğun peşinde olmayı ekliyoruz.Vi tilføjer liv, frihed og retten til at være lykkelig.
Yaşamı, özgürlüğü ve mutluluğun peşinde olmayı ekliyoruz.We voegen leven toe, vrijheid en het streven naar geluk.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.Przy okazji, różnica między niesieniem ulgi, a wywoływaniem szczęścia jest bardzo ważna.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.Şi apropo, distincţia dintre a uşura suferinţa şi clădirea fericirii este extrem de importantă.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.Und nebenbei, die Unterscheidung zwischen Not lindern und Glück schaffen ist extrem wichtig.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.Và tiện đây, sự khác nhau giữa giảm nhẹ đau khổ và tạo ra hạnh phúc là vô cùng quan trọng.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.А между другото, разликата между облекчаване на нещастието и изграждане на щастие е изключително важна.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.Кстати, разница между облегчением страданий и построением счастливой жизни чрезвычайно важна.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.Між іншим, різниця між полегшенням страждання і побудовою щасливого життя є надзвичайно важливою.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.ודרך אגב, ההבחנה בין הקלה על אומללות ובניית אושר היא מאוד חשובה.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.و بالمناسبة, الفارق بين علاج المآساة و بناء السعادة هو فارق في غاية الأهمية.
Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir.幸せを築くことの区別は非常に大切です 私が30年前に初めてセラピストになった時には
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.A gdy cię dotykam, czuję wewnętrzne szczęście.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.And when I touch you, I feel happy inside.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.És amikor megérintelek, boldog leszek.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.Et quand je te touche, je suis heureuse à l'intérieur.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.당신을 만질 때 너무나 행복합니다.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.Şi când te ating, mă simt fericit înăuntru.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.Und wenn ich Dich berühre, fühle ich mich glücklich.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.Y cuando te toco, me siento feliz por dentro.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.Когато те докосвам, съм щастлива.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.Когда я касаюсь тебя, я счастлив внутри.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.וכאשר אני נוגע בך, אני מרגיש אושר פנימי.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.عندما أمسك بيدك،يفرح قلبي.
Ve sana dokununca, içimde mutluluğu hissediyorum.私の愛は隠せない、隠せない、隠せない、そんな気持ちです
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Takže když se snažíme umrtvovat, tak taky umrtvujeme radost, umrtvujeme vděčnost, umrtvujeme štěstí.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Torej, ko otopimo tista, otopimo veselje, otopimo hvaležnost, otopimo srečo.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Úgyhogy, ha eltompítjuk a rosszakat, eltompul az öröm érzése is, a hálaérzet is, és a boldogságérzetünk is.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Wenn wir also jene betäuben, dann betäuben wir Freude, betäuben wir Dankbarkeit, betäuben wir Glücklich-Sein.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Zatem, kiedy uśmierzamy te przykre odczucia, tłumimy radość, tłumimy wdzięczność, tłumimy szczęście.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Έτσι όταν μουδιάζουμε αυτά, μουδιάζουμε τη χαρά, μουδιάζουμε την ευγνωμοσύνη, μουδιάζουμε την ευτυχία.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Итак, когда мы их подавляем, мы подавляем радость, подавляем благодарность, подавляем счастье.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Така че, когато потиснем всичко това, ние потискаме радостта, потискаме благодарността, потискаме щастието.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Тож коли ми стримуємо їх, ми пригнічуємо радість, ми пригнічуємо вдячність, ми пригнічуємо щастя.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.וכך, כאשר אנו משתקים את אלה, אנו משתקים גם שמחה, אנו משתקים הכרת תודה,
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.لذا عندما نفقد الحس بهذه ، نشل الإحساس بالمتعة ، نشل الإحساس بالعرفان ،
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.同時に喜びや 感謝の意や 幸福も同時に麻痺させてしまうのです
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.Tehát az elmúlt években elkezdtük megismerni a két én boldogságát.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.V súčasnosti sme sa tak začali učiť o šťastí dvoch JA.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.Έτσι τα τελευταία χρόνια αρχίσαμε να μαθαίνουμε για την ευτυχία των δύο εαυτών.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.Останнім часом ми почали вивчати щастя крізь призму двох я.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.През последните години сме започнали да учим за щастието на двете личности.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.Так, в последнее время мы начали изучать счастье через призму двух я.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.כך שבשנים האחרונות, התחלנו ללמוד על האושר של שני האני.