Ana içeriğe geç
Sözlük

mutluluğu ile cümle

mutluluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?Ако предположим, че това наистина е така, до каква степен съумяваме да увеличим щастието си?
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?Виходячи з цього, які ж у нас успіхи у примноженні щастя?
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?Исходя из этой истины, спросим, а насколько мы умеем преумножать наше счастье?
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?ובהינתן שזה נכון, באיזו מידה אנו טובים בהגברת אושרנו?
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?باعتبار أن هذا صحيح ، فما مدى قدرتنا في الحصول على المزيد من السعادة؟
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?もっと幸せになるなんて そう上手くいくのでしょうか? もちろん 皆 努力はしています
"Para mutluluğu satın alamaz."'돈으로는 행복을 살수없다'는 말을요.
"Para mutluluğu satın alamaz."Vemo-la nas religiões e nos livros de autoajuda: "O dinheiro não compra a felicidade".
"Para mutluluğu satın alamaz."We leren uit religies en zelfhulpboeken dat geld niet gelukkig maakt.
"Para mutluluğu satın alamaz."Виждаме я в религиозни книги и книги за самопомощ, че парите не могат да купят щастие.
"Para mutluluğu satın alamaz.""Не в деньгах счастье".
"Para mutluluğu satın alamaz.""Щастя за гроші не купиш".
"Para mutluluğu satın alamaz."שבעזרת כסף לא ניתן לרכוש אושר.
"Para mutluluğu satın alamaz."أن المال لا يقدر على شراء السعادة
"Para mutluluğu satın alamaz."今日は それが間違いだと お話したいと思います
Paylaşıldıkça üzüntülerin yarıya indiğini ve mutluluğun da ikiye katlandığını söylemezler mi?Chả phải người ta hay nói là khi chia sẻ thì nỗi buồn vơi đi, còn niềm vui thì tăng gấp bội sao?
Paylaşıldıkça üzüntülerin yarıya indiğini ve mutluluğun da ikiye katlandığını söylemezler mi?Geteiltes Leid ist halbes Leid und geteiltes Glück ist doppeltes Glück, oder nicht?
Paylaşıldıkça üzüntülerin yarıya indiğini ve mutluluğun da ikiye katlandığını söylemezler mi?Non si dice che condividere le preoccupazioni le dimezza e condividere la felicità la raddoppia?
Paylaşıldıkça üzüntülerin yarıya indiğini ve mutluluğun da ikiye katlandığını söylemezler mi?Nu se spune ca daca iti imparti grijile, le injumatatesti si daca iti imparti fericirea, o dublezi?
Paylaşıldıkça üzüntülerin yarıya indiğini ve mutluluğun da ikiye katlandığını söylemezler mi?Sägs det inte att dela din oro kan halvera som och att dela din lycka fördubbla den?
Paylaşıldıkça üzüntülerin yarıya indiğini ve mutluluğun da ikiye katlandığını söylemezler mi?Zegt men niet dat gedeelde zorgen, halve zorgen zijn en geluk delen het zal verdubbelen?
Paylaşıldıkça üzüntülerin yarıya indiğini ve mutluluğun da ikiye katlandığını söylemezler mi?Δεν λένε πως το να μοιράζεσαι τις λύπες σου τις μειώνει κατά το ήμισι και τις χαρές σου τις διπλασιάζει;
Paylaşıldıkça üzüntülerin yarıya indiğini ve mutluluğun da ikiye katlandığını söylemezler mi?Разве не говорят, что поделившись заботами - разделишь их на двоих, а поделившись счастьем - его удвоишь?
Paylaşıldıkça üzüntülerin yarıya indiğini ve mutluluğun da ikiye katlandığını söylemezler mi?ألم يقولوا أن مشاركه الأمور المقلقه تقلله للنصف ومشاركه السعاده ستضاعفها ؟
Paylaşıldıkça üzüntülerin yarıya indiğini ve mutluluğun da ikiye katlandığını söylemezler mi?私が手伝ってあげる
Peki, sen mutluluğu nede bulursun?A czym jest szczęście dla ciebie?
Peki, sen mutluluğu nede bulursun?¿A ti qué te hace feliz?
Peki, sen mutluluğu nede bulursun?Então, está bem, o que é que te deixa feliz?
Peki, sen mutluluğu nede bulursun?Hvad gør dig glad?
Peki, sen mutluluğu nede bulursun?Mikä tekee sinut onnelliseksi?
Peki, sen mutluluğu nede bulursun?Okay. Allora in cosa trovi tu la felicità?
Peki, sen mutluluğu nede bulursun?Vad gör dig glad?
Peki, sen mutluluğu nede bulursun?Εσένα τι σε κάνει ευτυχισμένο;
Peki, sen mutluluğu nede bulursun?А в чём состоит счастье для тебя?
Şanslı yıldızın seni terk ederse ve mutluluğuna gölge düşerseChiar dacă te-a părăsit steaua ta norocoasă şi umbrele cad
Şanslı yıldızın seni terk ederse ve mutluluğuna gölge düşerseJos onnentähtesi sinut hylkää, ja varjot lankeaa
Şanslı yıldızın seni terk ederse ve mutluluğuna gölge düşerseNên nếu ngôi sao may mắn rời bỏ bạn, và bóng đêm sa sụp
Şanslı yıldızın seni terk ederse ve mutluluğuna gölge düşersePokud tě opouští tvá šťastná hvězda a když stín padá.
Şanslı yıldızın seni terk ederse ve mutluluğuna gölge düşerseSe allora la tua stella fortunata ti abbandona, se scendono le ombre
Şanslı yıldızın seni terk ederse ve mutluluğuna gölge düşerseSe a tua sorte começar a fugir e as sombras começarem a cair
Şanslı yıldızın seni terk ederse ve mutluluğuna gölge düşerseSo if your lucky star deserts you, and if shadows fall
Şanslı yıldızın seni terk ederse ve mutluluğuna gölge düşerseSo if your lucky star deserts you, and if shadows fall
Şanslı yıldızın seni terk ederse ve mutluluğuna gölge düşerseUnd wenn Dein glücklicher Stern Dich verlässt, und der Schatten fällt
Şanslı yıldızın seni terk ederse ve mutluluğuna gölge düşerseWięc jeśli szczęście cię opuści
Şanslı yıldızın seni terk ederse ve mutluluğuna gölge düşerseТа ако твоят късмет предаде те и сенки помръкнат деня,
Şanslı yıldızın seni terk ederse ve mutluluğuna gölge düşerse傷ついても 笑い飛ばしなさい
Savaştayız ve kocanın mutluluğunu mahvettin !"Идёт война, а Вы рушите счастье вашего мужа!"
Sen başkalarının iyiliği ve mutluluğu için olduğunu düşün fakat başka kimse öyle bakmıyor, değil mi?Chciałbyś, żeby służyła ludziom, ich szczęściu... Ale nikt inny tak tego nie widzi.
Sen başkalarının iyiliği ve mutluluğu için olduğunu düşün fakat başka kimse öyle bakmıyor, değil mi?Du vil have, at den skal bruges til gode ting, - - men ingen andre ser sådan på det.
Sen başkalarının iyiliği ve mutluluğu için olduğunu düşün fakat başka kimse öyle bakmıyor, değil mi?Du vill att den ska användas till goda saker- -men de andra ser det inte så.
Sen başkalarının iyiliği ve mutluluğu için olduğunu düşün fakat başka kimse öyle bakmıyor, değil mi?Magari tu vuoi usarla a favore degli altri, per la felicitā, ma nessun altro la pensa cosė, non ti pare?
Sen başkalarının iyiliği ve mutluluğu için olduğunu düşün fakat başka kimse öyle bakmıyor, değil mi?Queres que seja a bem dos outros e pela felicidade deles, mas mais ninguém a encara assim, pois não?
Sen başkalarının iyiliği ve mutluluğu için olduğunu düşün fakat başka kimse öyle bakmıyor, değil mi?Toivot, että sillä voi auttaa toisia ja tuoda onnea- -mutta kukaan muu ei näe sitä samoin.
Sen başkalarının iyiliği ve mutluluğu için olduğunu düşün fakat başka kimse öyle bakmıyor, değil mi?Tú crees que es para el bien de los demás, que creará felicidad, pero nadie más lo percibe así, ¿verdad?
Sen başkalarının iyiliği ve mutluluğu için olduğunu düşün fakat başka kimse öyle bakmıyor, değil mi?Εύχεσαι να ήταν για το καλό των άλλων και την ευτυχία, αλλά κανείς άλλος δεν το βλέπει έτσι.
Sen başkalarının iyiliği ve mutluluğu için olduğunu düşün fakat başka kimse öyle bakmıyor, değil mi?Может, ты хочешь сделать это во благо других, ради счастья, но ведь никто так не считает.
Seviye atlamak mutluluğun gerçek kaynağıdır.Einen Level höher zu kommen macht wahrhaft glücklich.
Seviye atlamak mutluluğun gerçek kaynağıdır.Leveling up è la vera fonte della felicità.
Seviye atlamak mutluluğun gerçek kaynağıdır.Leveling up is the real source of happiness. 성장은 행복으로 가는 진정한 열쇠입니다
Seviye atlamak mutluluğun gerçek kaynağıdır.Rozwój to prawdziwe źródło szczęśćia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod