mutlu ile cümle
mutlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sana mutlu bir doğum günü diliyorum.I wish you a happy birthday.
Mutlu ve mutsuz insanlar var.There are happy people and unhappy people.
Beni mutlu eden şeyleri yaparak daha çok zaman harcamak istiyorum.I want to spend more time doing things that make me happy.
Mutlu olmak için, sevdiğin biriyle vakit harcamalısın.To be happy, you should spend time with someone you love.
Jane mutlu değildi.Jane was not happy.
Lizzy'nin çok mutlu olacağından eminim.I am sure Lizzy will be very happy.
Mutluluk muhtemelen zaten sahip olduğunu istemektir, istediğine sahip olmak değil.Happiness is probably wanting what you already have, not having what you want.
Bana göre, mutluluğun birkaç temel gereksinimi var.In my opinion, happiness has a few fundamental requirements.
Öncelikle, mutluluk para ile ilgilidir.Firstly, happiness is related to money.
Herkes mutluluk diliyor.Everybody wishes for happiness.
Her insan mutlu olamaz.Not every man can be happy.
Yeterince mutluyum.I'm happy enough.
Mutlu okul günlerimi derinlemesine düşündüm.I reflected on my happy school days.
Mutlu çocukluk anılarımı sık sık anımsarım.I often recall my happy childhood memories.
Dondurma yemek beni her zaman mutlu bir ruh hali içine koyar.Eating ice cream always puts me in a happy mood.
Son zamanlarda herkes mutlu görünüyor.Lately everyone seems happy.
Mutluluk satın alınamaz.Happiness can't be bought.
Paranın sana mutluluk satın alamayacağını söylemeye gerek yok.It goes without saying that money can't buy you happiness.
Mutluluk sadece birçok mala sahip olmak değildir.Happiness isn't merely having many possessions.
Beş yaşındaki kızım kreşe her zaman mutlu ve enerji dolu gider.My five year old daughter always goes to kindergarten happy and full of energy.
Mutlu Noeller ve Mutlu bir Yeni Yıl.Merry Christmas and a Happy New Year!
Ben mutluyum.I'm happy.
Zengin olmana rağmen, ben senin mutlu olduğundan şüpheliyim.Although you are rich, I doubt you are happy.
Bizi ziyaret etmek için gelişine ne kadar mutlu olduğumu anlatamam.I can't tell you how happy I am that you've come to visit us.
Beni senin kadar mutlu eden kimseyle tanışmadım.I've never met anyone who makes me as happy as you make me.
Birini seversen o kişiyi mutlu etmek için bir şey yapacaksın.When you love someone, you'll do anything to make that person happy.
Acı riski olmadan, mutluluk ve sevinç olamaz.Without the risk of pain, there can be no happiness and joy.
Şimdi mutlu musun?Are you happy now?
Sana mutluluk getireceğim.I'll bring you happiness.
Tom bir yıldan daha fazla Boston'da yaşamak zorunda olmadığı için mutluydu.Tom was glad he didn't have to live in Boston for more than a year.
Benim mutlu olmam için dua edecek misin?Will you pray for me to be happy?
O, evdeyken çok mutludur.She's most happy when she's at home.
Onu asla görmem, fakat mutluyum.I never see him but I am happy.
Tom yarışı kazandıktan sonra çok mutlu olmalı.Tom must be very happy after winning the race.
Tom göründüğü kadar mutlu olmayabilir.Tom might not be as happy as he looks.
Tom çok mutlu görünüyor.Tom looks very happy.
Tom bugün mutlu görünüyor.Tom looks happy today.
Tom çok mutlu görünüyordu.Tom looked very happy.
Tom mutlu görünüyordu.Tom looked happy.
Tom mutlu.Tom is happy.
Tom mutlu hissetti.Tom felt happy.
Tom mutlu görünmüyor.Tom doesn't seem to be happy.
Tom daha mutlu olamazdı.Tom couldn't be happier.
Tom mutlu gibi davranıyordu fakat o derinlerde üzgündü.Tom behaved like he was happy, but deep inside, he was very sad.
Tom her zaman mutlu görünür.Tom always looks happy.
Tom her zaman mutlu göründü fakat asla değildi.Tom always looked happy, but never was.
Tom mutlu gibi davranıyordu fakat derinlerde üzgündü.Tom acted happy, but deep inside he was sad.
Keşke Tom'u nasıl mutlu edeceğimi anlayabilsem.I wish I could figure out how to make Tom happy.
Tom'un mutlu olduğundan şüpheliyim.I doubt that Tom is happy.
Tom'un yeni işinde mutlu olduğundan şüpheliyim.I doubt that Tom is happy with his new job.
Tom Mary ile yaşamaktan mutlu olmazdı.Tom wouldn't be happy living with Mary.
Tom Mary'i yeniden gördüğü için mutluydu.Tom was happy to see Mary again.
Tom Mary'yi mutlu yapmak istiyor.Tom wants to make Mary happy.
Tom Mary'ye mutlu olduğunu söyledi.Tom told Mary that he was happy.
Tom Mary'yi mutlu yapmak istediğini söyledi.Tom said that he wanted to make Mary happy.
Tom Mary'yi mutlu etti.Tom made Mary happy.
Mary odaya girdiğinde Tom gerçekten mutlu görünüyordu.Tom looked really happy when Mary entered the room.
Tom Mary'yi nasıl mutlu edeceğini bilir.Tom knows how to make Mary happy.
Tom Mary ile birlikte olduğunda en mutludur.Tom is happiest when he is with Mary.
Tom Mary'nin mutlu olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think Mary is happy.