mutlu ile cümle

mutlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin mutlu olup olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know whether Mary is happy or not.
Tom Mary'ye yeni işinde mutlu olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if she was really happy with her new job.
Mary'yi gördüğünde, Tom her zaman mutlu hissediyor.Tom always feels happy when he sees Mary.
Tom Mary ile tanışmadan önce, asla mutlu görünmedi.Before Tom met Mary, he never seemed to be happy.
Tom defterinin kapağına mutlu bir yüz çizdi.Tom drew a happy face on the cover of his notebook.
Tom Mary'yi mutlu etmek için elinden geleni yapıyor.Tom bends over backwards to make Mary happy.
Tom ve Mary'nin on üç yıllık mutlu bir evlilikleri var.Tom and Mary have been happily married for thirteen years.
Gerçekten önemli olan tek şey senin mutlu olup olmamandır.The only thing that really matters is whether or not you are happy.
Tom'un parası var. Fakat o kadar çok mutlu değil.Tom has money. However, he's not all that happy.
Tom uzun süre uzaklarda bulunduktan sonra evde olmaktan mutluydu.Tom was happy to be home after being away for so long.
Tom Mary'nin niçin mutlu olmadığını öğrenmek istedi.Tom wanted to know why Mary was not happy.
Tom Mary'nin mutlu olmasını istedi.Tom wanted Mary to be happy.
Tom Mary'nin gerçekten mutlu olduğunu düşündü.Tom thought Mary seemed really happy.
Tom Mary'nin mutlu olmadığını biliyordu.Tom knew Mary wasn't happy.
Tom göründüğü kadar mutlu değildir.Tom isn't as happy as he seems to be.
Tom Mary ile birlikte iken mutlu.Tom is happy when he is with Mary.
Mary gittiği için, Tom daha mutlu.Tom is happier now that Mary has left.
Tom Mary'yi hiç bu kadar mutlu görmemişti.Tom had never seen Mary so happy.
Tom kendini sağlıklı, mutlu ve zinde hissetti.Tom felt like a million bucks.
Tom beni gördüğü için mutlu görünmüyordu.Tom didn't look happy to see me.
Tom hiç mutlu görünmüyordu.Tom didn't look happy at all.
Tom başka hiç kimsenin niçin mutlu görünmediğini anlayamadı.Tom couldn't understand why no one else seemed to be happy.
Tom mutlu hissetmekten kendini alamadı.Tom couldn't help but feel happy.
Tom Mary'nin mutlu olmadığını söyleyebiliyordu.Tom could tell Mary wasn't happy.
Tom dün gece kesinlikle çok mutlu değildi.Tom certainly wasn't too happy last night.
Tom kesinlikle mutlu görünüyor.Tom certainly seems happy.
Tom kesinlikle herkesi mutlu olduğuna düşündürmeyi beceriyor.Tom certainly manages to make everybody thinks he's happy.
Tom'un mutlu olmak için kesinlikle çok şeyi var.Tom certainly has a lot to be happy about.
Tom ve Mary uzun bir süre mutlu değiller.Tom and Mary haven't been happy for a long time.
Tom ve Mary uzun süredir mutlu değiller.Tom and Mary haven't been happy for a long time.
Tom ve Mary'nin olağanüstü mutlu bir evlilikleri var.Tom and Mary have an extraordinarily happy marriage.
Tom'un mutlu göründüğü tek zaman Mary ile birlikte olduğundadır.The only time Tom seems to be happy is when he's with Mary.
Bütün zenginliğine rağmen o hiç mutlu değildi.In spite of all of his riches, he is not at all happy.
Birkaç öğrenci yarışmaya katılmaktan mutlu olacağını söyledi.A number of students said they would be happy to take part in the contest.
Belki onlar mutlu.Maybe they are happy.
Her şey düşünüldüğünde, babamın hayatı mutlu bir hayattı.All things considered, my father's life was a happy one.
Mutlu yıllar Shishir!Happy birthday, Shishir!
Belki onlar mutludur.Maybe they're happy.
Sen bugün neden çok mutlusun?Why are you so happy today?
Brownlar kibar ve mutlu bir ailedir.The Browns are an elegant and happy family.
Seni mutlu kılan nedir?What makes you happy?
İşinden ayrılmaya karar verdiğinden dolayı mutlu görünüyorsun.Now that you've decided to quit your job, you look happy.
Gerçekten çok mutluydum.I was really very happy.
Şimdi mutlu musunuz?Are you happy right now?
Tom mutluydu.Tom was happy.
Tom açıkçası çok mutlu değildi.Tom was clearly not very happy.
Tom Mary'yi mutlu görmek istedi.Tom wanted to see Mary happy.
Çalışanlarınızın mutlu olmasını istiyorsanız, onlara yeterli bir ücret ödemelisiniz.If you want your workers to be happy, you need to pay them a decent wage.
O, annesini mutlu ediyor.She makes her mother happy.
Sana mutlu bir evli yaşam diliyorum!I wish you a happy married life!
Tom onun ev sahibi kirayı düşürdüğü için mutlu oldu.Tom was happy that his landlord lowered the rent.
Tom onun hakkında mutluydu.Tom was happy about that.
Tom mutlu gibi görünüyor.Tom seems to be happy.
Tom mutlu görünüyor.Tom seems happy.
Bunu yapmaktan mutluyuz.We're happy to do it.
Kafesteki kuş mutlu bir biçimde cıvıldıyor.The bird in the cage is singing happily.
Tom mutlu olduğunu umuyor.Tom hopes you're happy.
Mademki Mary gitti, Tom daha mutlu.Now that Mary has left, Tom is happier.
Her hafta başında, ben hem yorgunum hem de mutluyum.At the start of every weekend, I am both tired and happy.
O mutlu bir şey.It's a happy thing.

İlgili Sayfalar