mutlaka ile cümle
mutlaka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Což tedy činiti? Musíť zajisté shromážděno býti všecko množství, neboť uslyší o tobě, že jsi přišel.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Cóż tedy jest? Koniecznieć się musi zejść lud; bo usłyszą, żeś przyszedł.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Hvad er da å gjøre? I ethvert fall vil en hel mengde komme sammen; for de vil få høre at du er kommet.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Hvad er der da at gøre? Der må sikkert komme mange Mennesker sammen; thi de ville få at høre, at du er kommen.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Kaj je torej storiti? Gotovo [se zbere množica, kajti] zaslišijo, da si prišel.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.그러면 어찌할꼬 저희가 필연 그대의 온 것을 들으리니
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Micsoda annakokáért? Mindenesetre össze kell gyülekezni a sokaságnak; mert meghallják, hogy ide jöttél.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Mitä siis on tehtävä? Varmaankin on suuri joukko kokoontuva, sillä he saavat kuulla sinun tulleen.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Que faire donc? Sans aucun doute la multitude se rassemblera, car on saura que tu es venu.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.¿Qué hay, pues, de esto? Seguramente oirán que has venido
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Que se há de fazer, pois? Certamente saberão que és chegado.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Vad är då att göra? Helt visst skall man få höra att du har kommit hit.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Vậy , khá lo_liệu làm_sao ? Chắc rằng dân_chúng sẽ nhóm lại ; vì hẳn sẽ biết rằng anh đã tới rồi .
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Vậy, khá lo liệu làm sao? Chắc rằng dân chúng sẽ nhóm lại; vì hẳn sẽ biết rằng anh đã tới rồi.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Was denn nun? Allerdinge muß die Menge zusammenkommen; denn sie werden's hören, daß du gekommen bist.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Wat moeten wij daar nu mee? Want zij zullen vast horen dat u hier bent.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Τι ειναι λοιπον; μελλει βεβαιως να συναχθη πληθος διοτι θελουσιν ακουσει οτι ηλθες.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Затова направи каквото ти кажем. Между нас има четирима мъже, които имат обрек;
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Итак что же? Верно соберется народ; ибо услышат, что ты пришел.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Що ж тепер (робити)? Конче зійдеть ся купа; прочують бо, що прийшов єси.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.ועתה מה לעשות הנה האסף יאסף המון העם כי ישמעו כי באת׃
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.فاذا ماذا يكون. لا بد على كل حال ان يجتمع الجمهور لانهم سيسمعون انك قد جئت.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.眾 人 必 聽 見 你 來 了 、 這 可 怎 麼 辦 呢
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.眾人 必聽見 你 來 了 、 這可 怎麼 辦呢
Şimdi size hikayesini anlatacağım insanlar yapmasaydı, başka birileri mutlaka yapacaktı.Cette technologie était inévitable.
Şimdi size hikayesini anlatacağım insanlar yapmasaydı, başka birileri mutlaka yapacaktı.Dacă oamenii de care vă voi relata în istorie -- dacă ei n-ar fi făcut-o, altcineva avea s-o facă.
Şimdi size hikayesini anlatacağım insanlar yapmasaydı, başka birileri mutlaka yapacaktı.Dit is Barricelli's universum. Dit is het heelal waarin we nu leven.
Şimdi size hikayesini anlatacağım insanlar yapmasaydı, başka birileri mutlaka yapacaktı.Ha azok az emberek, akikről mesélni fogok, nem csinálták volna meg, megcsinálta volna valaki más.
Şimdi size hikayesini anlatacağım insanlar yapmasaydı, başka birileri mutlaka yapacaktı.Jeśli ludzie, o których opowiada ta historia, nie dokonaliby tego, zrobiłby to ktoś inny.
Şimdi size hikayesini anlatacağım insanlar yapmasaydı, başka birileri mutlaka yapacaktı.지금 제가 언급하려는 분들이 만약-- 이 일을 하지 않았다면 다른 누군가가 했을겁니다.
Şimdi size hikayesini anlatacağım insanlar yapmasaydı, başka birileri mutlaka yapacaktı.Se le persone di cui sto per raccontarvi la storia -- se non l'avessero fatto, qualcun'altro l'avrebbe fatto.
Şimdi size hikayesini anlatacağım insanlar yapmasaydı, başka birileri mutlaka yapacaktı.Si la gente sobre la que voy a hablarles -- si no lo hubieran hecho, alguien más lo habría hecho.
Şimdi size hikayesini anlatacağım insanlar yapmasaydı, başka birileri mutlaka yapacaktı.Αν οι άνθρωποι, την ιστορία των οποίων θα σας πω, δεν το είχαν κάνει, θα το είχε κάνει κάποιος άλλος.
Şimdi size hikayesini anlatacağım insanlar yapmasaydı, başka birileri mutlaka yapacaktı.Ако хората, за които ще Ви разказвам -- не го бяха сътворили, някой друг щеше да го направи.
Şimdi size hikayesini anlatacağım insanlar yapmasaydı, başka birileri mutlaka yapacaktı.Если бы не те люди, о которых я расскажу, - если бы не они, то кто-то другой это сделал бы.
Şimdi size hikayesini anlatacağım insanlar yapmasaydı, başka birileri mutlaka yapacaktı.Якби не ті люди, про яких я розповім, - якби не вони, то хтось інший це зробив би.
Şimdi size hikayesini anlatacağım insanlar yapmasaydı, başka birileri mutlaka yapacaktı.אילולא האנשים שאני עומד לספר לכם את סיפורם .אם הם לא היו עושים זאת, מישהו אחר היה עושה
Şimdi size hikayesini anlatacağım insanlar yapmasaydı, başka birileri mutlaka yapacaktı.لو أن الناس الذين سأتحدث عنهم لو أنهم لم يفعلوها، لفعلها قوم آخرون
Şimdi size hikayesini anlatacağım insanlar yapmasaydı, başka birileri mutlaka yapacaktı.おそらく別の人が実現したでしょう つまり、しかるべき時に、しかるべく生まれたアイデアだったのです
Sonunda. Merhaba Neo! Mutlakai gelceğini biliyordum.En sonunda buradasın Neo!Biliyorsun ki ben Morpheus'um
Sonunda. Merhaba Neo! Mutlakai gelceğini biliyordum.Hoş geldin Neo!
Sonunda. Merhaba Neo! Mutlakai gelceğini biliyordum.sonunda hoşgeldin Neo tahmin ettiğin gibi ben Morpheus seninle tanışmak bir şeref o şeref bana ait
Şu an mutlaka birşeylerin peşinde.Bà ta chắc hẳn đã suy tính chuyện gì rồi
Şu an mutlaka birşeylerin peşinde. Ben de bu duruma karşı hazırlıklı olacağımı söylüyorum.Dia pasti sudah mempersiapkan suatu rencana. aku hanya memberi tahu bahwa aku akan bersiap-siap juga.
Şu an mutlaka birşeylerin peşinde. Ben de bu duruma karşı hazırlıklı olacağımı söylüyorum.Sta definitivamente pianificando qualcosa. sto solo dicendo che mi sto preparando all'evenienza.
Şu an mutlaka birşeylerin peşinde.Biztosan tervez valamit.
Şu an mutlaka birşeylerin peşinde.Elle mijote certainement quelque chose.
Şu an mutlaka birşeylerin peşinde.Hän suunnittelee varmasti jotain.
Şu an mutlaka birşeylerin peşinde.분명 무슨 일이던 벌일거야.
Şu an mutlaka birşeylerin peşinde.Na pewno już coś wymyśliła.
Şu an mutlaka birşeylerin peşinde.Sie wird mit Sicherheit irgendetwas unternehmen.
Şu an mutlaka birşeylerin peşinde.Sigur pregateste ceva.
Şu an mutlaka birşeylerin peşinde.Σίγουρα σχεδιάζει κάτι.
Şu an mutlaka birşeylerin peşinde.لابد من أنها تحضّر شيئا
Şu an mutlaka birşeylerin peşinde.俺はその心構えがあるってことだ
Suçu mutlaka birine yýkacaksýn.You absolutely fasten the blame on someone.
Şu koşullardaysanız sizin için bir bir uyum süreci planı mutlaka yapılacaktır:En integrationsplan utarbetas för dig åtminstone om
Şu koşullardaysanız sizin için bir bir uyum süreci planı mutlaka yapılacaktır:En todo caso, recibirá un plan de integración si
Şu koşullardaysanız sizin için bir bir uyum süreci planı mutlaka yapılacaktır:Sinulle tehdään kotoutumissuunnitelma ainakin silloin, jos
Şu koşullardaysanız sizin için bir bir uyum süreci planı mutlaka yapılacaktır:Un plan d'intégration est toujours dressé pour un immigré qui