mutlaka ile cümle

mutlaka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Nineyi mutlaka ara!¡Acuérdate de llamar a la abuela!
Nineyi mutlaka ara!Mi raccomando di chiamare la nonna!
Nineyi mutlaka ara!Muista soittaa isoäidille!
Nineyi mutlaka ara!Não te esqueças de ligar à avó!
Nineyi mutlaka ara!Pamiętaj zadzwonić do babci!
Nineyi mutlaka ara!Ring farmor!
Nineyi mutlaka ara!Ring til farmor!
Nineyi mutlaka ara!Να πάρεις τη γιαγιά!
Nineyi mutlaka ara!И обязательно позвони бабушке!
Onlara hayallerimi anlattığımda güldükleri zaman Mutlaka son gülen ben olurumCuando les platico de todos mis sueños y se ríen Me aseguro que se rían menos
Onlara hayallerimi anlattığımda güldükleri zaman Mutlaka son gülen ben olurumKiedy śmieją się z moich marzeń, dbam o to, by przestali się śmiać.
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?Állandóan beszólnak, hogy: "Hé, mi újság?
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?De stämmer av: "Hej, hur går det?"
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?De tjekker lige: "Hej, hvordan går det?
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?Devono controllare: "Ehi, come andiamo?
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?Eles têm de verificar:
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?Họ thường đến kiểm tra bằng cách: "Này, công việc sao rồi?
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?Ils faut qu'ils vérifient : " Bonjour, ça va ? "
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?그들은 확인해야 하죠. "이봐요. 어때요?
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?Menedžerji preverjajo:"Zdravo, kako gre?"
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?Mereka harus mengecek: "Hei, bagaimana itu berjalan?
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?Muszą mówić: "Cześć, jak leci?
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?Pořád zjišťují: "Jak to jde?"
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?Sie müssen überprüfen: "Na, wie läuft's?
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?Stále zisťujú: "Hej, ako to ide?
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?Tienen que verificar: "Oye, ¿cómo va?
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?Trebuie sa verifice: "Hei, cum merge?
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?Ze moeten checken: "Hoe gaat het ermee?
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?Πρέπει να τσεκάρουν "Πώς πας;
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?Вони повинні слідкувати: "Агов, як просуваються справи?"
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?Они должны регистрировать: "Эй, как идут дела?
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?Те трябва да проверяват: "Хей, как върви?
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?הם חייבים לבדוק: "היי, איך הולך?
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?عليهم التأكد في : "مهلا , كيف تسير الأمور؟
Onlar mutlaka kontrol etmek zorunda: " Hey, nasıl gidiyor?見回りにやって来ます
Sabahları mutlaka çay alıyor olmalısınız, bir dakika düşünün: çay yaprakları çalılıklardan toplanır.Anda pasti pernah minum teh di pagi hari. Pikirkan sejenak. Daun teh, diambil dari pohonnya.
Sabahları mutlaka çay alıyor olmalısınız, bir dakika düşünün: çay yaprakları çalılıklardan toplanır.Avrete preso il tè stamattina. Pensateci per un minuto. Le foglie di tè, raccolte dai cespugli.
Sabahları mutlaka çay alıyor olmalısınız, bir dakika düşünün: çay yaprakları çalılıklardan toplanır.Biztos teáztál reggel. Gondolj csak bele: A tea leveleit egy bokorról szedték.
Sabahları mutlaka çay alıyor olmalısınız, bir dakika düşünün: çay yaprakları çalılıklardan toplanır.오늘 아침에 차 마시고 오셨죠? 잠깐 생각해 봅시다 차나무에서 찻잎을 따는데요
Sabahları mutlaka çay alıyor olmalısınız, bir dakika düşünün: çay yaprakları çalılıklardan toplanır.Na pewno piliście rano herbatę. Zastanówcie się przez chwilę. Liście herbaty, zbierane z krzewów.
Sabahları mutlaka çay alıyor olmalısınız, bir dakika düşünün: çay yaprakları çalılıklardan toplanır.Sie hatten bestimmt Tee zum Frühstück. Denken Sie kurz nach. Die Teeblätter, vom Busch gepflückt,
Sabahları mutlaka çay alıyor olmalısınız, bir dakika düşünün: çay yaprakları çalılıklardan toplanır.Trebuie să fi băut ceai de dimineață. Gândiți-vă pentru un minut. Frunzele de ceai, culese din tufe.
Sabahları mutlaka çay alıyor olmalısınız, bir dakika düşünün: çay yaprakları çalılıklardan toplanır.Наверняка с утра вы пили чай. Задумайтесь на минуту. Листья чая, собранные с чайного куста.
Sabahları mutlaka çay alıyor olmalısınız, bir dakika düşünün: çay yaprakları çalılıklardan toplanır.Сигурно сте пили чай сутринта. Помислете за момент. Чаените листа, откъснати от храстите.
Sabahları mutlaka çay alıyor olmalısınız, bir dakika düşünün: çay yaprakları çalılıklardan toplanır.בוודאי שתיתם תה הבוקר. תחשבו רגע. העלים של התה, שנקטפו מהשיחים.
Sabahları mutlaka çay alıyor olmalısınız, bir dakika düşünün: çay yaprakları çalılıklardan toplanır.لابد أنكم شربتم الشاي في الصبح. فكروا لدقيقة. أوراق الشاي، تقطف من الأشجار.
Sabahları mutlaka çay alıyor olmalısınız, bir dakika düşünün: çay yaprakları çalılıklardan toplanır.ちょっと考えてみて下さい 茶葉は低木から摘み取られる どんな動作か知っていますか?その動作というのは
Sadece "woww " diyebildim. Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Což mě šokovalo, tak jsem zavolal svou ženu a říkám:
Savaş sanatları ustası, Jang Man Ok! Bir şeyi yeterince istersen, mutlaka bir yol vardır!Jang Man Ok " az eltökélt elme, akinek semmi sem lehetetlen"
Sen var ya! Ne zaman Ha Ni'nin yanında olsan, mutlaka bir kazaya maruz kalıyor.!בכל פעם שאתה בסביבה הא ני, היא תמיד נוטה לעשות תאונות
Sen var ya! Ne zaman Ha Ni'nin yanında olsan, mutlaka bir kazaya maruz kalıyor.انت! عندما تكون بجانب هوا نيي , فهي دائماً معرّضة للحوادث
Sen var ya! Ne zaman Ha Ni'nin yanında olsan, mutlaka bir kazaya maruz kalıyor.やめてったら!
Seyirciler: Mutlaka.청중: 분명히
Seyirciler: Mutlaka.Pubblico: devono.
Seyirciler: Mutlaka.קהל: מוכרחים.
Seyirciler: Mutlaka.الجمهور: يجب
Seyirciler: Mutlaka.そうです マストです 必ず起こるのです
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Ce este de făcut? Negreşit, mulţimea are să se adune, căci vor auzi că ai venit.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Che facciamo? Senza dubbio verranno a sapere che sei arrivato
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Čo je tedy? Na každý spôsob sa musí sísť množstvo, lebo sa dopočujú, že si prišiel.

İlgili Sayfalar