mutlaka ile cümle

mutlaka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Felsefe Taşı birçok adla anıldığı gibi, mutlaka taş şeklinde olması gerekmez.La Pietra Filosofale ha molti nomi diversi, e la sua forma non è necessariamente quella di una pietra.
Felsefe Taşı birçok adla anıldığı gibi, mutlaka taş şeklinde olması gerekmez.Tyle, ile Kamień Filozoficzny ma nazw, tyle ma też postaci.
Felsefe Taşı birçok adla anıldığı gibi, mutlaka taş şeklinde olması gerekmez.Viisasten Kivellä on monta nimeä, eikä se aina ole kiveä.
Felsefe Taşı birçok adla anıldığı gibi, mutlaka taş şeklinde olması gerekmez.Όπως τα ονόματα της Φιλοσοφικής Λίθου είναι πολλά, έτσι και η μορφή της ποικίλλει.
Felsefe Taşı birçok adla anıldığı gibi, mutlaka taş şeklinde olması gerekmez.Так же, как Философский Камень имеет много названий, так и внешне он не обязательно имеет форму камня.
Felsefe Ta,sı pek çok adla anılsa da, mutlaka ta,s formunda olması gerekmez.De Vises Sten har många namn- -och formen är inte alltid en sten.
Felsefe Ta,sı pek çok adla anılsa da, mutlaka ta,s formunda olması gerekmez.De Vises Sten har mange navne, - - og formen er ikke altid en sten.
Felsefe Ta,sı pek çok adla anılsa da, mutlaka ta,s formunda olması gerekmez.Kamień Filozoficzny przybiera różne nazwy, ale też różne formy i wcale nie musi być kamieniem.
Felsefe Ta,sı pek çok adla anılsa da, mutlaka ta,s formunda olması gerekmez.La Piedra Filosofal tiene varios nombres y también tiene varias formas.
Felsefe Ta,sı pek çok adla anılsa da, mutlaka ta,s formunda olması gerekmez.Tal como a Pedra Filosofal tem muitos nomes, a sua forma não é necessariamente a de uma Pedra.
Felsefe Ta,sı pek çok adla anılsa da, mutlaka ta,s formunda olması gerekmez.Viisasten Kivellä on monta nimeä. Sen olomuoto ei välttämättä ole kivi.
Felsefe Ta,sı pek çok adla anılsa da, mutlaka ta,s formunda olması gerekmez.Όπως και Φιλοσοφική Λίθος. Έχει πολλά ονόματα, η μορφή της δεν είναι απαραίτητα λίθινη.
Felsefe Ta,sı pek çok adla anılsa da, mutlaka ta,s formunda olması gerekmez.Так же, как Философский Камень имеет множество названий, он не обязательно имеет форму камня.
Finlandiya’ya veya başka bir Schengen ülkeleri bölgesine geldiğinizde mutlaka vizenizin olması gerekir.Deberá disponer siempre de visado para entrar en Finlandia o en el resto de los países del espacio Schengen.
Finlandiya’ya veya başka bir Schengen ülkeleri bölgesine geldiğinizde mutlaka vizenizin olması gerekir.Du ska alltid ha ett visum när du kommer till Finland eller något annat land i Schengenområdet.
Finlandiya’ya veya başka bir Schengen ülkeleri bölgesine geldiğinizde mutlaka vizenizin olması gerekir.Sinulla pitää aina olla viisumi kun saavut Suomeen tai muiden Schengen-maiden alueelle.
Finlandiya’ya veya başka bir Schengen ülkeleri bölgesine geldiğinizde mutlaka vizenizin olması gerekir.Vous devez toujours avoir un visa lorsque vous arrivez en Finlande ou dans un autre pays de l’espace Schengen.
Finlandiya’ya veya başka bir Schengen ülkeleri bölgesine geldiğinizde mutlaka vizenizin olması gerekir.При въезде на территорию Финляндии или иной страны Шенгенского соглашения вы должны всегда иметь визу.
Finlandiya’ya veya başka bir Schengen ülkeleri bölgesine geldiğinizde mutlaka vizenizin olması gerekir.يتوجب بأن تكون لديك دائماً تأشيرة دخول عندما تصل إلى فنلندا أو إلى منطقة دول الشينقين.
Finlandiya’ya veya başka bir Schengen ülkeleri bölgesine geldiğinizde mutlaka vizenizin olması gerekir.前往芬兰或其他申根国家旅行,您须持有有效签证。签证有效期内,在芬兰或其他申根国家居留无需居留许可。申根国家签发的签证在整个申根区内有效,您无需单独另申请其他成员国的签证。
Girişim türünün seçimini yaparken, mutlaka girişimci danışmanlığına başvurmanızda yarar vardır.Kun mietit yritysmuodon valintaa, sinun kannattaa ehdottomasti ottaa yhteyttä yritysneuvontaan.
Girişim türünün seçimini yaparken, mutlaka girişimci danışmanlığına başvurmanızda yarar vardır.При выборе вида создаваемого предприятия, вам стоит обратиться в консультационную службу для предприятий.
Girişim türünün seçimini yaparken, mutlaka girişimci danışmanlığına başvurmanızda yarar vardır.عندما تقوم بالتفكير في اختيار نوع الشركة فمن المفضل وبدرجة ملحة أن تتواصل مع مقدمي النصائح الاستشارية للشركات.
Girişim türünün seçimini yaparken, mutlaka girişimci danışmanlığına başvurmanızda yarar vardır.决定企业类型前,请务必联系企业咨询。
Güney, Cemre'yi mutlaka getirir akţam.Σωστά. Τι θα πιείτε;
Güney, Cemre'yi mutlaka getirir akţam.Най-вече Гюней.
Hangi fiyatı bulursam oradan satacağım, çünkü mutlaka satmam gerekiyor.Snažím se je prodat za cokoli, co za ně můžu dostat, protože je musím prodat.
Hangi fiyatı bulursam oradan satacağım, çünkü mutlaka satmam gerekiyor.売らなければならないので。 もう一つは、それらの市場はありません。
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.A všetci si myslíme, že naše deti budú výnimočne talentované.
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.A všichni si myslíme, že naše děti budou výjimečně talentované.
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.És mindannyian úgy gondoljuk, hogy a mi gyerekeink aztán különösen tehetségesek lesznek.
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.E todos pensamos que os nossos filhos serão especialmente talentosos.
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.Et on pense tous que nos enfants seront particulièrement doués.
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.E tutti noi pensiamo che i nostri figli siano particolarmente dotati.
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.그리고 사람들은 자식들이 특별한 재능을 가졌다고 생각합니다.
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.Och vi tror alla att våra barn kommer bli särskilt talangfulla.
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.Og vi mener alle at vores børn vil være specielt talentfulde.
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.Spodziewają się, że będą wyjątkowo zdolne.
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.Toţi credem că ai noștri copii vor fi talentaţi în mod special.
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.Und wir alle glauben, unsere Kinder werden besonders talentiert sein.
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.We denken allemaal dat onze kinderen uitzonderlijk getalenteerd zijn.
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.Y todos pensamos que nuestros hijos serán especialmente talentosos.
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.Και όλοι πιστεύουμε ότι τα παιδιά μας θα είναι ιδιαίτερα ταλαντούχα.
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.Всички мислим, че децата ни са много талантливи.
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.И все мы уверены, что наши дети особенно талантливы.
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.І всі ми думаємо, що наші діти будуть особливо обдаровані.
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.וכולנו חושבים שהילדים שלנו יהיו מוכשרים במיוחד.
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.وكلنا نعتقد بأن أطفالنا سيكونون موهوبين بشكل خاص.
Hepimiz de çocuklarımızın mutlaka yetenekli olacaklarını düşünürüz.これは2歳の甥のガイですが
Kaç kişi Creative Commons'ı duydu? Duymadıysanız, mutlaka öğrenmeniz lazım. creativecommons.orgCâți dintre voi au auzit despre asta? dacă nu ați auzit, trebuie să aflați - creativecommons.org
KARKE mutlaka tüm hareket değildikarke 반드시 전혀 움직이지 않는다 더군요
KARKE mutlaka tüm hareket değildikarke לא בהכרח היה מרגש בכל
KARKE mutlaka tüm hareket değildiكان karke لا يتحرك بالضرورة في كل
Ki gündelik hayat onlarla mutlaka uyum göstermeyecekti.-ägnad att följa människors misslyckaden.
Ki gündelik hayat onlarla mutlaka uyum göstermeyecekti.Amit a hétköznapi életben nem feltétlenül kapnánk meg.
Ki gündelik hayat onlarla mutlaka uyum göstermeyecekti.Cosa che nella vita ordinaria non è necessariamente concessa.
Ki gündelik hayat onlarla mutlaka uyum göstermeyecekti.Cuộc sống bình thường sẽ không nhất thiết giống như vậy.
Ki gündelik hayat onlarla mutlaka uyum göstermeyecekti.Dans la vie ordinaire, cela ne se produit pas nécessairement.
Ki gündelik hayat onlarla mutlaka uyum göstermeyecekti.이들의 삶이 평범했다면 동정받지 못했을 지도 모릅니다.
Ki gündelik hayat onlarla mutlaka uyum göstermeyecekti.Który w zwykłym życiu niekoniecznie by ich spotkał.

İlgili Sayfalar