mutlaka ile cümle

mutlaka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer bir fırsat bulursanız mutlaka deneyin.Falls Sie jemals die Gelegenheit haben, dann probieren Sie es bitte aus.
Eğer bir fırsat bulursanız mutlaka deneyin.Jak będziecie mieć kiedyś możliwość - to proszę wypróbujcie je.
Eğer bir fırsat bulursanız mutlaka deneyin.만일 기회가 되신다면 한번 사용해 보세요.
Eğer bir fırsat bulursanız mutlaka deneyin.Om ni får tillfälle, pröva det gärna.
Eğer bir fırsat bulursanız mutlaka deneyin.Quindi se ne avete l'opportunità, provatelo.
Eğer bir fırsat bulursanız mutlaka deneyin.Άρα άμα έχετε την ευκαιρία, παρακαλώ δοκιμάστε το.
Eğer bir fırsat bulursanız mutlaka deneyin.Если у вас есть возможность, пожалуйста, испытайте его.
Eğer bir fırsat bulursanız mutlaka deneyin.Така че, ако имате възможността, моля изпробвайте го.
Eğer bir fırsat bulursanız mutlaka deneyin.אז אם יש לכם הזדמנות, אנא נסו אותו.
Eğer bir fırsat bulursanız mutlaka deneyin.ان سنحت لكم الفرصة .. من فضلكم جربوه
Eğer bir fırsat bulursanız mutlaka deneyin.実体験して頂くことをお勧めします
Eğer o açıyı paylaşıyorlarsa mutlaka iki açı paylaşıyorlar demektir.따라서 만약 그들이 이 각을 공유한다면, 두개의 각을 공유하게 되고
Eğer o açıyı paylaşıyorlarsa mutlaka iki açı paylaşıyorlar demektir.Når de deler den vinkel, deler de faktisk to vinkler.
Eğer o açıyı paylaşıyorlarsa mutlaka iki açı paylaşıyorlar demektir.Pokud sdílejí tento úhel, pak určitě mají společné 2 úhly.
Eğer o açıyı paylaşıyorlarsa mutlaka iki açı paylaşıyorlar demektir.Отже, якщо вони ділять цей кут, тоді вони, безумовно, поділяють два кути.
Eğer o açıyı paylaşıyorlarsa mutlaka iki açı paylaşıyorlar demektir.Така че ако този ъгъл е общ, тогава триъгълниците имат два еднакви ъгъла.
Ekselansları ve Prenses rahat etmek için... ...mutlaka saraya dönmeli.Hátralévő életemben Önt és a hercegnőt kívánom szolgálni.
Ekselansları ve Prenses rahat etmek için... ...mutlaka saraya dönmeli.Je veux passer le reste de ma vie à vous servir vous et la princesse.
Ekselansları ve Prenses rahat etmek için... ...mutlaka saraya dönmeli.Υψηλότατε, εσείς και η Πριγκίπισσα θα πρέπει να επιστρέψετε στο παλάτι σας για το υπόλοιπο της ζωής.
Ekselansları ve Prenses rahat etmek için... ...mutlaka saraya dönmeli.جلالتك والاميرة يجب ان تعودوا الى مكانتكم الاصلية لبقية حياتكم
En azından bu üniforma ile gömülme olasılığı olduğunu mutlaka biliyor olmalıydı.Debía saber que cabía la posibilidad de que lo acabaran enterrando con el uniforme puesto.
En azından bu üniforma ile gömülme olasılığı olduğunu mutlaka biliyor olmalıydı.Ele devia ter sabido que havia a possibilidade de ele vir a ser enterrado com a farda dele.
En azından bu üniforma ile gömülme olasılığı olduğunu mutlaka biliyor olmalıydı.Hänen täytyi tietää mahdollisuudesta- -että hänet haudattaisiin univormussaan.
En azından bu üniforma ile gömülme olasılığı olduğunu mutlaka biliyor olmalıydı.Han må have indset risikoen for, - - at han skulle begraves i sin uniform.
En azından bu üniforma ile gömülme olasılığı olduğunu mutlaka biliyor olmalıydı.Han måste ha insett möjligheten- -att han skulle begravas i sin uniform.
En azından bu üniforma ile gömülme olasılığı olduğunu mutlaka biliyor olmalıydı.Musiał przecież wiedzieć, że istnieje możliwość, że zostanie pochowany w mundurze.
En azından bu üniforma ile gömülme olasılığı olduğunu mutlaka biliyor olmalıydı.Πρέπει να αναγνώριζε την πιθανότητα να θαφτεί με τη στολή του.
En azından bu üniforma ile gömülme olasılığı olduğunu mutlaka biliyor olmalıydı.Он должен был знать, что есть вероятность того, что его похоронят в военной форме.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Am chemat-o pe soția mea și i-am spus că trebuie să vadă asta.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Chiedo a mia moglie di venire e le dico che deve vedere.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Ich sagte zu meiner Frau, dass sie sich das ansehen muss.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Ik riep mijn vrouw en zei tegen haar: 'Dit moet je zien.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .J'ai dit à ma femme de venir, je lui ai dit qu'elle devait voir ça.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Jeg beder min kone komme, og jeg fortæller hende at hun skal se det her.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .전 아내를 불러서 이걸 좀 보라고 했죠.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Le dije a mi esposa que viniese. Le dije: "tienes que ver esto,
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Odahívtam a feleségemet, hogy jöjjön gyorsan, mert ezt látnia kell.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Pedi à minha mulher para vir e disse-lhe: "Tens de ver isto."
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Pyysin vaimoani katsomaan sitä.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Saya memanggil istri saya dan berkata bahwa dia harus melihatnya.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Tôi bảo vợ tôi đến xem và nói rằng cô ấy phải thấy chuyện này.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Wołam moją żonę, i mówię: "Musisz to zobaczyć!
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Zavolal som manželku a hovorím jej, že toto musí vidieť.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Λέω στη γυναίκα μου να έρθει, και της λέω, πρέπει να το δεις αυτό.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Карам жена ми да дойде и казвам: "Трябва да видиш това."
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Я попросил мою жену подойти, сказав: "Ты должна это видеть, люди плачут".
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .אני מבקש מאשתי לבוא, ואומר לה, את חייבת לראות את זה.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .طلبت من زوجتي ان تحضر، وقلت لها، عليك ان تري ذلك.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .家族が泣いているという話を読むと
Fakat, mutlaka 65'ten küçük olacaktır demiyor. 65 yolcu veya 65'ten az sayıda yolcu olabilir.Nie mamy napisane "mniej niż 65", tylko "65 lub mniej".
Fakat, mutlaka 65'ten küçük olacaktır demiyor.Ela não diz definitivamente menos de 65.
Fakat, mutlaka 65'ten küçük olacaktır demiyor.Nehovoria nám, že to musí byť menej ako 65.
Fakat, mutlaka 65'ten küçük olacaktır demiyor.Neříkají že to musí být méně než 65.
Fakat, mutlaka 65'ten küçük olacaktır demiyor.No dice claramente menos de 65.
Fakat, mutlaka 65'ten küçük olacaktır demiyor.Не казва задължително по-малко от 65.
Fakat, mutlaka 65'ten küçük olacaktır demiyor.لم نعط انه اقل من 65 بلا شك
Felsefe Taşı birçok adla anıldığı gibi, mutlaka taş şeklinde olması gerekmez.Assim como a Pedra Filosofal tem várias designações, a sua forma não é necessariamente a de uma pedra.
Felsefe Taşı birçok adla anıldığı gibi, mutlaka taş şeklinde olması gerekmez.De la misma manera que la Piedra Filosofal tiene varios nombres, su forma no es siempre la de una piedra.
Felsefe Taşı birçok adla anıldığı gibi, mutlaka taş şeklinde olması gerekmez.De Vises Sten har många namn- -och formen behöver inte vara sten.
Felsefe Taşı birçok adla anıldığı gibi, mutlaka taş şeklinde olması gerekmez.De Vises Sten har mange navne, - - og formen behøver ikke at være en sten.

İlgili Sayfalar