Ana içeriğe geç
Sözlük

mutlak ile cümle

mutlak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mutlaka doktora danışmanız gerekir.Консултирайте се с лекар!
Örneğin; bir reel sayının mutlak değeri, hiçbir zaman negatif değildir.Реалната част на главната стойност е винаги неотрицателна.
Bazı ilaçlar mutlaka aç kullanılmalıdır.Редица лекарства са достъпни за употреба.
Ancien Régime olarak bilinen dönemde, Fransa merkezi bir Mutlak monarşi ile yönetilmeye başlanmıştır.По време на периода, известен като Стария режим, Франция се превръща в централизирана абсолютна монархия.
Gölge ne mutlak iyi ne de mutlak kötüdür.Няма абсолютно зло и добро и никой не е перфектен.
Lakin Liberal Demokratlarla birlikte Avam Kamarası'nda mutlak çoğunluk sağlanabilmiştir.С тази историческа победа социалистите печелят пълно мнозинство в горната камара.
Ve böyle durumlarda mutlaka duyuru yapılmaktadır.В тези случаи се показва предупреждение.
Muhafazakarlar 2010 seçimlerinde en çok sandalye kazanan parti olmuş ancak mutlak çoğunluğu sağlayamamıştır.Изборите приключват с най-много места за консерваторите, но все пак недостатъчно за солидно мнозинство.
1932 yılında kansız bir devrim sonucunda mutlak monarşiden parlamenter monarşiye geçilmiştir.След обявяването на независимостта през 1923 г. новоприетата конституция установява парламентарна монархия.
Mutlaka tedavi edilmesi gerekir.Препоръчва се по възможност да се лекуват.
Hükümdar ya da Hünkâr, bir ülkede mutlak otorite sahibi yönetici.Фараонът е собственик и абсолютен господар на цялата земя.
Bu filmi mutlaka izlemelisin.За филма вижте Нощта.
Görünür kadir derecesi 12.8 ‘dir ama mutlak kadir derecesi -26.7 ‘dir.Той има видима звездна величина от 12,8, но има абсолютна звездна величина от -26,7.
Cumhurbaşkanının mutlaka Kıbrıs kökenli olması gereklidir.Функцията на президента ще бъде основно представителна.
Mutlak monarşi ile yönetilmişlerdir.Номинира се от монарха.
DeChant, Yeni Düşünüş'ün çekirdeğini iyiliğin kádir-i mutlaklığı inancının oluşturduğunu dile getirir.Интересното е, че в това писмо на утеха той намеква за вяра в прераждането.
İki taraf da işçi sınıfının mutlaka bu devrimsel süreçte rol oynaması gerektiğini düşünüyordu.Успоредно на това Стойче Станков се занимава с революционна дейност като деец на ВМОРО.
Bu sistemlerde mutlaka bir katılım ücreti bulunmaktadır.В тези уговорки може да бъде включена и парична компенсация.
Mutlaka doktora danışmanız gerekir.Preporuča se konzultacija s liječnikom.
Gölge ne mutlak iyi ne de mutlak kötüdür.Nema likova koji su apsolutno dobri ni zli.
Mutlak sıfır, 0 Kelvin ya da -273,15 °C'dir.Apsolutna nula iznosi −273,15 stupnja Celzija ili 0 Kelvina.
Yukaridaki tablo sklerometre ile ölçülen mutlak sertlik değerlerini de vermektedir.U tablici su apsolutne vrijednosti tvrdoće izmjerene sklerometrom.
Türü belirleyen temel öge mutlaka Hüseyni makamında ezgilendirilmiş olmasıdır.Vrsta sladoleda mora biti navedena u deklaraciji.
Mutlaka manevi güç de bulunmalıydı.Primjenjivala se i fizička sila.
Bu nedenlerle epilepsiye mutlaka müdahale edilmelidir.Za definiranje epilepsije potrebno je da se dogodi barem jedan epileptički napadaj."
Bir atalet çerçeve daha sonra mutlak boşluğa üniforma ötelenme biriydi.Smeđi šešir je poslije postao obvezni dio odore.
Zorda kalmadikca savasmaz savasirsa da mutlaka kazanir.Pobijediti bez borbe jest najbolje.
Kongrenin üçüncü ve dördüncü oturumları Bolşeviklerin mutlak tahakkümüyle gerçekleşti.Treće i četvrte iz skupine su doigravale za brončano odličje.
İyi oynadığında mutlaka kaptanlığı alacaktır.Jednostavno možete vidjeti da igra dobro u napadu.
Newton mekaniği mutlak uzay ve mutlak zaman ek varsayımlarda bulunmaktadır.U Newtonovoj teoriji gravitacije kao osnovni postulati postoje apsolutni prostor i apsolutno vrijeme.
Yemekler, mutlaka en az dört çeşitten oluşur.Takve grupe obično čine najviše četiri jedinke.
Hiper aydınlık APM 08279+5255 kuasarı 1998’de keşfedildiğinde -32.2 değerinde bir mutlak büyüklüğe sahipti.Hyperžiarivému kvazaru APM 08279+5255 pri jeho objave v roku 1998 určili absolútnu magnitúdu −32,2.
Her sıkıntının sonunda mutlaka gülünecek bir şey bulunur.Vždy sa smeje na konci akejkoľvek vety, ktorú povie.
Oyunda bir komutan mutlaka ölür.V takom prípade je hráč mŕtvy.
Örneğin, 3; hem 3'ün hem de -3'ün mutlak değeridir.Takže napríklad 3 je absolútnou hodnotou čísla 3, ale aj -3.
Korunmak için mutlaka koruyucu elbise ve koruyucu maske takmak gerekir.Vhodné je aj použitie ochranných okuliarov a ochranného odevu.
Hükümdar tarafından atanan başbakan, Avam Kamarası'ndan mutlaka güvenoyu almak zorundadır.Federálna vláda, formálne vymenovaná kráľom, musí získať dostatočnú dôveru v dolnej komore parlamentu.
Tanrı saf ve nihai iyiliktir, mutlak ve değişmezdir.Boh je svätý, mravne dokonalý, všetko presahujúci.
Evet, mutlaka bir tane yapacağım.Niečo proti tomu urobím.
Bazı ilaçlar mutlaka aç kullanılmalıdır.Využíva sa na výrobu niektorých liečiv.
Mutlak biyoyararlanımı %80'in üzerindedir.Stupeň vlhkosti dosahuje 80%.
Yemekler, mutlaka en az dört çeşitten oluşur.Táto oblasť by sa dala rozdeliť približne na štyri podoblasti.
Bu sosun içinde mutlaka un, yumurta ve yoğurt bulunur.Pri tejto obchôdzke nezabudli zozbierať vajíčka a slaninu.
Bizans devletinde imparator tek ve mutlak yöneticiydi ve gücünü ilahi kaynaklardan aldığı kabul ediliyordu.V bizantinski državi je bil edini in absolutni vladar cesar, katerega oblast je bila božanskega izvora.
Mutlak sıfır fikri 1848’de Lord Kelvin tarafından genelleştirildi.Sam izraz kiralnost je leta 1894 skoval lord Kelvin.
Bazı ilaçlar mutlaka aç kullanılmalıdır.Nekatere kisline se uporabljajo kot zdravila.
Ama dışarıda bulunan her köylümüzün köye ait özlemi mutlaka vardır.Na peto: Kmeta, ki bi imel zemljo celega naselja v naši vasi ni.
Fena-i mutlak: Bütün varlığından sıyrılarak yok olması.Evo moje dejansko stanje, da si lahko zaščitil vse svoje popolne ude.
Mesela bak, "Burnum böyle olsaydı, mösyö, mutlak dibinden kestirirdim!Ta gre takole: "Jaz sem Tinko Polovinko, iz velemesta Mačji dol.
Mutlak varlık ve gerçeklik yoktur.Brezpogojno je kvaliteta, nikakršno bitje.
Mutlak üstünlük'te bir ülke diğer bir ülkeyle kıyaslandığında birim girdi başına daha fazla çıktı üretir.Ker sem odrasel v popolnem svetu, so bile druge stvari bolj v kontrastu.
Korunmak için mutlaka koruyucu elbise ve koruyucu maske takmak gerekir.Potrebna je popolna zaščitna oprema in dihalna maska.
Yemekler, mutlaka en az dört çeşitten oluşur.Puščave nastajajo v štirih različnih okoliščinah.
Çünkü bu işlem için mutlak değer fonksiyonu kullanılır.Pri tem uporabi ključno izpeljavo funkcij.
Zemin rengi mutlaka yeşil olmalıdır.Barva glazure je večinoma zelena.
Geçerli argümanlar oluşturma, mutlak olandan çok olası sonuç çıkarmalar gibi konularla ilgilenir.Resnična vera v kreatorja je dovolj, da se lahko zgodijo stvari, ki veljajo za nemogoče.
Nabucco projesinin gerçekleşmesi için mutlaka güvenilir üreticilere ihtiyaç duyulmaktadır.Nujno morajo biti navedeni podatki o izdelovalcih projekta.
Yapılan eylemin bireyin kendine ve başkalarına mutlaka bir yararı dokunmalıdır.Nek pogled je lahko uporaben, koristen za posameznika in drug škodljiv.
Evet, mutlaka bir tane yapacağım." dedi.Aš ruošiuosi ką nors iš tavęs padaryti“.
Mutlak kadirleri -5 ile -12 arasındadır.Supermilžinių absoliutiniai ryškiai būna nuo -5 iki -12.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod