mutlak ile cümle
mutlak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka çürütüp-kül gibi dağıtıyordu.Which turned everything it touched to ashes.
"Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır."Will be gathered together on a certain day which is predetermined.
İçinde, neyi seçip-beğenirseniz, mutlaka sizin olacak diye.That you can surely have whatever you choose?
Gevşemeyin, üzülmeyin, inanmışsanız, mutlaka siz en üstünsünüzdür.So do not lose heart or be grieved, for you will surely prevail if you are believers.
Size vadedilen, mutlaka yerine gelecektir; siz O'nu aciz kılamazsınız.The promise that was made to you is bound to be fulfilled. It is not in your power to defeat it.
Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene" dediler.And yet they say: "You, to whom this Exposition has been sent are surely possessed of the Devil.
"Biz kemik ve ufalanmış toprak olduğumuz zaman, yeniden mutlaka dirilecek miyiz? derler.Yet they say: "When we are turned to bones and bits, shall we be raised as a new creation?"
Tartışmayı kazananlar: "Onların mağaralarının çevresinde mutlaka bir mescid kuracağız" dediler.Those who prevailed, said: "We shall build a place of worship over their (sepulchre)."
Bundan vazgeçmezsen mutlaka seni taşlarım; uzun bir süre benden uzaklaş git." dedi.So go away for a while from me."
Rahman'dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.Never does a new reminder come to them from Ar-Rahman but they turn away from it.
"Ey Lut! Bu sözlerinden vazgeçmezsen, mutlaka kovulacaksın" dediler.They said: "If you do not desist, O Lot, you will be expelled (from the city)."
Geçmiş her ümmet içinde de mutlaka bir uyarıcı bulunagelmiştir.Never has there been a community to which an admonisher was not sent.
Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Bunda şüphe yoktur, fakat, insanların çoğu inanmıyor.The Hour will certainly come; there is no mystery about it; but most men do not believe.
Kendilerine gelen her peygamberi onlar mutlaka alaya alırlardı.But never did a prophet come at whom they did not scoff.
Her dilediğini mutlaka yapandır.Who does as He pleases.
Sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse mutlaka doğru yolu buldular demektir.If they come to believe as you did, they will find the right path.
Ve gevşeklik etmeyin, mahzun olmayın, inanmışsanız mutlaka üstünsünüz siz.So do not lose heart or be grieved, for you will surely prevail if you are believers.
Andolsun ki ölseniz de mutlaka Allah tapısında toplanacaksınız, öldürülseniz de.And if you die or are killed, even so it is to God that you will return.
Mutlaka Allah'a dayanmalı inananlar.So only in God should the faithful place their trust.
Hepinizin de dönüp varacağı yer, Allah tapısıdır ve o mutlaka yaptığınız şeyleri bildirir size.To God have all of you to return, when He will tell you what you were doing.
Evet dedi Firavun ve siz, mutlaka yakınlarımdan olacaksınız."Yes," said he, "you will be among the honoured."
Ancak onları kovar, haklarında bu çeşit sözler söylersem mutlaka zulmedenlerden olurum.If I say this, I will surely be unjust."
Yarın onu bizimle yolla da bolbol yesin, içsin, oynasın ve biz onu mutlaka koruruz.Let him go out with us tomorrow that he may enjoy and play. We shall take care of him."
Rableri, onlara vahyetti: Mutlaka zalimleri helak edeceğiz.Their Lord then communicated to them: "We shall annihilate these wicked people,
Şüphe yok ki Rabbim, duayı mutlaka duyar.Verily my Lord listens to prayer.
Şüphe yok ki Kur'an'ı biz indirdik ve şüphe yok ki onu mutlaka koruyacağız.We have sent down this Exposition, and We will guard it.
Ancak Lut ve soyu müstesna; onların hepsini de mutlaka kurtaracağız."Except the family of Lot whom we shall save
Sabredenlerin mükafatını, yaptıkları en güzel işlere karşılık olarak mutlaka vereceğiz.We shall certainly award those who persevere a recompense in keeping with their deeds.
Yahut da aklınızca bundan da daha büyük bir başka mahluk olun; mutlaka dirileceksiniz.Or some other created thing which may seem to you most difficult (to create)!"
Hallerini anlasaydın mutlaka onlardan kaçardın ve mutlaka onların halinden korku dolardı içine.If you had looked at them you would have surely turned away and fled with horror at the sight.
Ve hiçbir şey hakkında da bunu mutlaka yarın yapacağım deme.Do not say of any thing: "I will do it tomorrow,"
Şüphe yok ki onun vaadi, mutlaka yerine gelir.Verily His promise will come to pass.
Şüphe yok ki sen, onları mutlaka doğru yola çağırmadasın.You are surely calling them to the right path.
Firavun, gerçekten de dedi, size gönderilen peygamberiniz, mutlaka deli.(The Pharaoh) said (to his nobles): "Your apostle who has been sent to you, is certainly mad."
Ey Nuh dediler, bu işten vazgeçmezsen seni mutlaka taşlarız.They said: "If you do not desist, O Noah, you will be stoned to death."
Ey Lut dediler, bu işten vazgeçmezsen seni mutlaka şehrimizden çıkarırız.They said: "If you do not desist, O Lot, you will be expelled (from the city)."
Onlara, andolsun ki, gökleri ve yeryüzünü kim yarattı diye sorsan Allah derler mutlaka.If you ask them: "Who created the heavens and the earth?" They will surely answer: "God."
Girin mutlaka oraya kafir olduğunuza karşılık.Roast in it now for having disbelieved."
Onun doğruluğunu, bir müddet sonra mutlaka bilip anlayacaksınız.You will come to know its truth in time."
Seni, katımıza alsak bile hiç şüphe yok ki mutlaka onlardan öç alırız biz.We shall punish them whether We take you away,
Ve ceza, mutlaka olacak.The Judgement will indeed take place.
Şüphe yok ki size vaat edilen, mutlaka olacak.What is promised will surely come to pass.
Allah'tan sakının ve bilin ki, O'na mutlaka ulaşacaksınız. İman sahiplerine müjde ver.So convey glad tidings to those who believe.
Allah dileseydi onları elbette sizin üstünüze salardı, onlar da sizinle mutlaka savaşırlardı.If God had so willed He would surely have given them power over you, and they would have fought you.
Biz hiçbir haksızlık yapmadık. Aksi halde mutlaka zalimlerden olurduk."We have stated no more (than the truth), or else we shall be unjust"
O sizi, varlığında hiç kuşku bulunmayan kıyamet gününde bir araya mutlaka toplayacaktır.He will gather you on the Day of Resurrection which is certain to come.
Onlara işittirseydi bile mutlaka yüz çevirir, döner giderlerdi.Now even if He makes them hear they will turn away (in obduracy).
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma. Onlar, mutlaka boğulacaklardır.Do not plead for those who have been wicked, for they shall certainly be drowned."
"Ve onların ardından o toprağa mutlaka sizi yerleştireceğiz.And establish you in their place.
Onlara bir Tanrı elçisi gelir gelmez, onunla mutlaka alay ederlerdi.But never once an apostle came to them at whom they did not scoff.
Kuşkusuz, bunda kulak verip dinleyen bir topluluk için mutlaka bir mucize vardır.Here is a sign for those who listen.
Yapıp ettiklerinizden mutlaka sorgu-suale çekileceksiniz.But you will surely be questioned about what you used to do.
Sabredenlere ödüllerini biz, işleyip ürettiklerinin en güzeliyle mutlaka vereceğiz.We shall certainly award those who persevere a recompense in keeping with their deeds.
Ve diyorlar: "Rabbimizin şanı yücedir, Rabbimizin vaadi mutlaka gerçekleşecektir!"And say: "Glory be to our Lord. The promise of our Lord has indeed been fulfilled."
Onlar hakkında görüşleri galip gelenlerse şöyle dediler: "Üzerlerine mutlaka bir mescit edineceğiz."Those who prevailed, said: "We shall build a place of worship over their (sepulchre)."
"Seninki gibi bir büyü, biz de mutlaka sana getireceğiz.We shall certainly meet you with like magic.
Eğer yerde-gökte Allah'tan başka tanrılar olsaydı, o ikisi de mutlaka fesada uğrardı.Had there been gods apart from God, both (the heavens and the earth) would have been despoiled.
Üzerimizde bir vaat olarak biz bunu mutlaka yapacağız.This is a promise incumbent on Us; We will certainly fulfil it.
Şu bir gerçek ki Allah Hâdî'dir, iman edenleri dosdoğru yola mutlaka ulaştıracaktır.Verily God guides those who believe, to the even path.
Sonra, siz bütün bunların ardından mutlaka öleceksiniz.And then you will certainly die,