Birlik Kurumlarının yerleri, Üye Devletlerin hükümetlerinin ortak mutabakatıyla belirlenir.SO SE DOGOVORILE o naslednjih določbah, ki so priložene k Ustavi:
Bu alanda kaydedilecek her türlü ilerlemenin mutabakat oluşturma kapasitenize bağlı olduğunu unutmayın!Recuerde que todo avance en este ámbito dependerá de su capacidad para procurar el consenso.
Bu alanda kaydedilecek her türlü ilerlemenin mutabakat oluşturma kapasitenize bağlı olduğunu unutmayın!• лаборатории для выявления новых наркотиков и последствий их употребления;
Bu nedenle, uygun bir koruma düzeyin konusunda mutabakat varmak ve bunu uygulamak genellikle zor olmaktadır.A enas om en lämplig skyddsnivå och sedan se till a den följs är därför o' a svårt.
Bu nedenle, uygun bir koruma düzeyin konusunda mutabakat varmak ve bunu uygulamak genellikle zor olmaktadır.Asianmukaisesta suojelusta sopiminen ja suojelun toteu aminen on siis usein vaikeaa.
Bu nedenle, uygun bir koruma düzeyin konusunda mutabakat varmak ve bunu uygulamak genellikle zor olmaktadır.At blive enige om et passende besky. elsesniveau og dere6 er håndhæve de. e er derfor o6 e svært.
Bu nedenle, uygun bir koruma düzeyin konusunda mutabakat varmak ve bunu uygulamak genellikle zor olmaktadır.Dlatego też, uzgodnienie odpowiedniego poziomu ochrony i wprowadzenie jej w życie jest często trudne.
Bu nedenle, uygun bir koruma düzeyin konusunda mutabakat varmak ve bunu uygulamak genellikle zor olmaktadır.Dohoda o primeranej úrovni ochrany a jej následné dodržiavanie je preto často náročné.
Bu nedenle, uygun bir koruma düzeyin konusunda mutabakat varmak ve bunu uygulamak genellikle zor olmaktadır.Dohoda o přiměřené úrovni ochrany a její následné prosazování je tudíž často obtížné.
Bu nedenle, uygun bir koruma düzeyin konusunda mutabakat varmak ve bunu uygulamak genellikle zor olmaktadır.Megfelelő védelmi szintre vonatkozó megállapodás és ennek foganatosítása tehát gyakran nehéz.
Bu nedenle, uygun bir koruma düzeyin konusunda mutabakat varmak ve bunu uygulamak genellikle zor olmaktadır.Zato je dogovarjanje o ustrezni stopnji zavarovanja in njegovem izvajanju pogosto težavno.
Bu nedenle, uygun bir koruma düzeyin konusunda mutabakat varmak ve bunu uygulamak genellikle zor olmaktadır.В резултат на това, често е трудно да бъде постигнато съгласие за подходящи норми на защита и прилагането им.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında.'Bị đánh cắp "vua kêu lên, chuyển đến ban giám khảo, người ngay lập tức thực hiện một bản ghi nhớ thực tế.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında.'Dicuri! "Seru Raja, beralih ke juri, yang langsung membuat memorandum fakta.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Furat!" Regele exclamat, întorcîndu-se spre juriu, care a făcut instantaneu un memorandum de fapt.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Gestohlen!", Rief der König und wandte sich an die Jury, die sofort gemacht ein Memorandum der Tatsache.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında.'Gestolen!' De koning riep, zich tot de jury, die meteen maakte een memorandum van het feit.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında.'훔친!'왕이 즉시 각서를 만든 배심원에 회전, 외쳤다
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Lopott!" A király felkiáltott: fordult a zsűri, aki azonnal készített egy memorandumot a tényt.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Robo-exclamó el Rey, volviéndose hacia el jurado, que inmediatamente tomaron nota del hecho.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında.'Rubata!' Esclamò il Re, volgendosi ai giurati, che ha immediatamente fatto un memorandum del fatto.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında.S'écria le roi, se tournant vers le jury, qui fait instantanément d'un mémorandum de ce fait.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Skradzione!" Król zawołał zwracając się do jury, które natychmiast się memorandum o tym fakcie.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Stjålne! 'Kongen udbrød, vendte sig til juryen, der straks gjorde et notat af den kendsgerning.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında.'Stolen!' Kralj vzkliknil, obrača v žiriji, ki je takoj naredil memorandum dejstva.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında.'Stolen!' O Rei exclamou, virando-se para o júri, que imediatamente fez um memorando do fato.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Stolen!" Zvolal kráľ, obrátil sa k porote, ktorá okamžite sa memorandum skutočnosti.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Stolen!" Zvolal král, obrátil se k porotě, která okamžitě se memorandum skutečnosti.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Stulen!" Kungen utropade, vänd till juryn, som genast gjorde en promemoria om detta.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Varastettu!" Kuningas huudahti kääntyen tuomaristo, joka heti teki muistion siitä.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Викрадені!" Король вигукнув, звертаючись до присяжних, який миттєво зробив меморандум про цей факт.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Откраднати!" Цар възкликна, се обърна към журито, който незабавно меморандум за този факт.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Похищенные!" Король воскликнул, обращаясь к присяжным, который мгновенно сделал меморандум об этом факте.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."גניבה!" קרא המלך, פונה אל המושבעים, שמיד עשה מזכר
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."المسروقة! هتف الملك ، وتحول إلى هيئة المحلفين ، الذين قدموا على الفور مذكرة
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında.事実を。 "私はそれらを販売するに保つ、"帽子屋はとして追加
"Hayır, şimdi bir mutabakat sağlamamız gerekiyor, çünkü 10 dakika içinde"아니에요, 우리는 지금 결론을 내야해요, 왜냐하면 10분 안에,
"Hayır, şimdi bir mutabakat sağlamamız gerekiyor, çünkü 10 dakika içinde"Musimy dojść do porozumienia teraz, bo za 10 minut otwierają się japońskie rynki.
"Hayır, şimdi bir mutabakat sağlamamız gerekiyor, çünkü 10 dakika içinde"Não. Temos de chegar a um acordo já "porque, dentro de 10 minutos,
"Hayır, şimdi bir mutabakat sağlamamız gerekiyor, çünkü 10 dakika içinde"Nie, musíme sa dohodnúť teraz,
"Hayır, şimdi bir mutabakat sağlamamız gerekiyor, çünkü 10 dakika içinde"לא, אנחנו צריכים לסגור על הסכם עכשיו, בגלל שבעוד 10 דקות,
"Hayır, şimdi bir mutabakat sağlamamız gerekiyor, çünkü 10 dakika içindeلا ، يجب أن نتوصل إلى إتفاق الآن لأنه في غضون 10 دقائق
"Hayır, şimdi bir mutabakat sağlamamız gerekiyor, çünkü 10 dakika içindeあと10分で 日本の株式市場が開いてしまう
- işte Deng Xiaoping'in kızı Bayan Deng Lan - bir Mutabakat Anlaşması imzaladık.여기는 덩 샤오핑의 딸 덩 랑 여사인데요 -- 중국이 요람에서 요람으로를 수용하도록 했죠.
- işte Deng Xiaoping'in kızı Bayan Deng Lan - bir Mutabakat Anlaşması imzaladık.הנה גברת דנג לאן, ביתו של דנג שיאופינג, שסין תאמץ את ערש אל לערש.
- işte Deng Xiaoping'in kızı Bayan Deng Lan - bir Mutabakat Anlaşması imzaladık.هنا السيدة دنغ لان ، ابنة دنغ شياو بينغ -- مع الصين لتعتمد نهج من المهد الى المهد.
- işte Deng Xiaoping'in kızı Bayan Deng Lan - bir Mutabakat Anlaşması imzaladık.覚書に署名しました 中国が 土地や空気を汚染しながら 低コストで製品を作り
Oslo mutabakatı ile elde edilen umutlarDe hoop die was gevestigd op de Oslo-akkoorden
Oslo mutabakatı ile elde edilen umutlar İsrail Filistin çatışmasını sona erdirmeye yetmedi.Las esperanzas forjadas en los Acuerdos de Oslo no condujeron al fin del conflicto israelí-palestino.
Oslo mutabakatı ile elde edilen umutlar İsrail Filistin çatışmasını sona erdirmeye yetmedi.Le speranze investite negli accordi di Oslo non hanno portato alla fine dei conflitto israelo-palestinese.
Oslo mutabakatı ile elde edilen umutlar İsrail Filistin çatışmasını sona erdirmeye yetmedi.Nádeje, ktoré boli vkladané do mierovej dohody z Osla, neviedli k ukončeniu izraelsko-palestínskeho konfliktu.
Oslo mutabakatı ile elde edilen umutlar İsrail Filistin çatışmasını sona erdirmeye yetmedi.Nadzieje pokładane w Porozumieniach z Oslo nie doprowadziły do końca konfliktu izraelsko-palestyńskiego.
Oslo mutabakatı ile elde edilen umutlar İsrail Filistin çatışmasını sona erdirmeye yetmedi.Надежды, которыми были наделены соглашения Осло не привели к окончанию израильско-палестинского конфликта.
Oslo mutabakatı ile elde edilen umutlar오슬로 협정에서 확립된 희망들이
Oslo mutabakatı ile elde edilen umutlarהתקוות שנתלו בהסכמי אוסלו
Oslo mutabakatı ile elde edilen umutlarالذي أُمل أن يتحقق جراء اتفاقيات اوسلو
Oslo mutabakatı ile elde edilen umutlarイスラエル・パレスチナ紛争の
Para bir mutabakattan ibarettir.Charles Eisenstein, autor de "Economia sagrada"
Para bir mutabakattan ibarettir. Kendi başına bir değeri yoktur.Au valoare pentru ca oamenii sunt de acord ca au o valoare.
Para bir mutabakattan ibarettir. Kendi başına bir değeri yoktur.Il denaro è una convenzione.