Ana içeriğe geç
Sözlük

muta ile cümle

muta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Rett sendromu genellikle çocuktaki bir mutasyon nedeniyle oluşur.Kissansilmäoireyhtymän syynä on yleensä satunnainen mutaatio.
Fonksiyon kaybına yol açan mutasyonların çoğu buna rağmen seçilmişlerdir.Useimmat funktion menetykseen johtavat mutaatiot karsiutuvat valinnan kautta.
1 Eylül 1899 tarihinde ise ikinci defa Dedeağaç Sancağı Mutasarrıf Vekilliğine atandı.2. syyskuuta 1893 ensimmäinen 300 kilon betonikappale asetettiin paikalleen.
Maria Theresia, Joseph'in birçok hareketini eleştiriyordu, fakat Polonya'nın ilk bölünmesine mutabıktı (1772).Hän arvosteli monia poikansa toimia, mutta suostui Puolan ensimmäiseen jakoon vuonna 1772.
Fakir ve mutaçlara yardım eder kendisini de fakir bir kul olarak görürdü.Hänet tunnetaan köyhien ja vaivaisten suojelijana.
Ancak, seçim zayıf olduğunda yanlı mutasyonlar fonksiyon kaybına rağmen evrimi etkileyebilirler.Silloin kuitenkin kun valinta on heikkoa, taipumus funktion menetykseen voi vaikuttaa evoluutioon.
Yanlı mutasyon efekt ve etkileri diğer süreçlerin üstünü kapamıştır.Mutaatiotaipumuksen vaikutukset ovat päällekkäisiä muiden prosessien kanssa.
Alpers hastalığı POLG genindeki bazı genetik mutasyonlar nedeniyle oluşur.Alpersin tauti - mutaatiot POLG-geenissä.
Ninja Kaplumbağalar: Sonraki Mutasyon, Saban Entertainment tarafından uyarlanan çizgi dizi.Ninja Turtles: The Next Mutation -televisiosarjassa jalkaklaani on Silppurin johtama katujengi.
Ana madde: Mutasyon Mutasyonlar, bir hücre genomunun DNA dizisinde oluşan değişimlerdir.Pääartikkeli: Mutaatio Mutaatiot ovat solun genomin DNA-jaksossa tapahtuvia muutoksia.
Dolayısıyla potansiyel olarak mutajenik ve kanserojeniktirler.Ne ovat siten karsinogeenejä ja mutageenejä.
Bedensel (somatik) mutasyonlar bu anlamda kalıtsal değildir.Näiden sisäisellä järjestyksellä (permutaatio) ei ole väliä.
House of M serileri, çoğu güçlerini kaybetmiş mutant karakterlerden oluşan "M-Day" ile devam etti.North on mutantti, mutta hän menetti kykynsä useiden muiden mutanttien tapaan M-päivänä.
Gelecekte tüm mutantlar tek tek ölmektedir.Ainoastaan mutantit kykenevät liikkumaan.
Örneğin Li-Fraumeni syndromu tümör baskılayıcısı p53'teki mutasyonlardan kaynaklanır.Oireyhtymän aiheuttavat p53:n mutaatiot.
Farklı seçilimsel baskılara, genetik sürüklenmeye ve mutasyonlara maruz kalırlar.Geneettistä taakkaa aiheuttavat valinta ja mutaatio.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Όλες οι γνωστές γενετικές μεταλλάξεις δεν έχουν προγνωστικές επιπτώσεις.
K-ras proto-onkogenindeki mutasyonlar akciğer adenokarsinomlarının %10-30'undan sorumludur.Μεταλλάξεις στο Κ-ras πρωτο-ογκογονιδίο είναι υπεύθυνες για το 10-30% των αδενοκαρκινωμάτων του πνεύμονα.
Böylece mutasyonun konumu haritalanır ve hangi geni etkilediği anlaşılabilir.Η εκδήλωση των συμπτωμάτων ποικίλλει και εξαρτάται από το ποιο γονίδιο έχει επηρεαστεί.
Bu da mutasyona ya da kansere yol açabilir.Αυτό μπορεί τελικά να οδηγήσει σε κακοήθεις όγκους ή καρκίνο.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Ikke alle kendte genetiske mutationer har prognostiske implikationer.
31 Temmuz 1963 tarihinde Whitaker, Terry Nation'ı The Mutants adlı bir bölüm yazması için görevlendirdi.Juli 1963, bestilte Whitaker Terry Nation til at skrive en historie under titlen The Mutants.
Nation'ın senaryosu, Doctor Who'nun ikinci hikâyesi The Daleks (diğer adıyla The Mutants) olarak belirlendi.Nations manuskript blev den anden Doctor Who serial;– The Daleks (også kendt som The Mutants).
Bu etkiye sahip mutasyonların tarihsel dokusu kolayca incelenebilir.På grund af dette er historiske mutationers mønstre nemme at undersøge.
Hurûfîlik akımı İranlı bir Şiî mutasavvıf olan “Fadl’Allah Ester-Âbâdî” tarafından kuruldu.Derfor har de dannet et livsfællesskab baseret på Guds rige (ty. Gottesherrschaft).
Diğer tip mutasyonlar, bazen daha önce kodlanmamış DNA'dan yeni genler oluşturur.Andre typer af mutationer kan endda generere helt nye gener fra tidligere ikke-kodende DNA.
DNA dizileri, yeni aleller üreten mutasyonlar tarafından değiştirilebilirler.DNA-sekvenser kan ændres ved mutationer, der producerer nye alleler.
Wangari Muta Maathai (1 Nisan 1940 - 25 Eylül 2011), Kenyalı çevreci ve siyasi eylemcidir.Wangari Maathai (født 1. april 1940, død 25. september 2011) var en kenyansk miljø- og politisk aktivist.
DNA'da meydana gelen hasarın tipi mutagenin tipine bağlıdır.Typen af skade på DNA'en afhænger af typen af mutagen.
DNA çeşitli farklı mutajenler tarafından hasara uğrayabilir, bunun sonucunda DNA dizisi değişebilir.DNA kan beskadiges af mange typer mutagener, som kan ændre DNA-sekvensen.
Bunlar olunca transkripsiyon ve DNA ikilenmesi engellenir, zehirlenme ve mutasyonlar meydana gelir.Dette hæmmer både transskriptionen og DNA-replikationen, hvilket skaber toxicitet og mutationer.
Bu mutasyonların bazıları da kansere yol açar.Disse mutationer kan forårsage kræft.
Apoprotein HuGENet apoE polimofizmleri özeti Apolipoprotein AI mutasyonları hakkında bilgiApoprotein HuGENet Review Apolipoprotein AI-mutationer og information
Burada bir diğer mutantı da yok eder.Også her findes en del mutationer.
Magneto gezegenin en güçlü mutantlarından biridir.Xavier er en af de stærkeste mutanter, der lever på Jorden.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Ikke alle kjente genetiske mutasjoner har prognostiske implikasjoner.
Bu dizi de Buffy gibi Whedon'ın yapım şirketi olan Mutant Enemy tarafından yapılmıştır.Som Buffy var den produsert av Whedons selskap Mutant Enemy.
Bu mekanizmalar, doğal seçilim, genetik sürüklenme, mutasyon ve gen akışıdır.Dette på grunn av evolusjon, naturlig utvalg, mutasjoner eller genetisk drift.
Halife Mutasım bundan haberdar olmadan Ekim 841'de hasta olup 5 Ocak 842'de öldü.Kalif al-Mu'tasim ble syk i oktober 841 og døde den 5. januar 842.
Mutantları mantar konidileriyle de taşınabilir.Til og med møbler kan leveres med modulene.
Ters transkripsiyon çok hataya eğilimlidir ve bu süreç zarfında mutasyonlar meydana gelebilir.Dette systemet er svært nøyaktig, men feil kan allikevel forekomme og det kan oppstå en mutasjon.
"Mutant Cure" (Mutant tedavisi) denen bir yöntemle mutantların bütün özel yetenekleri ellerinden alınmaktadır.Kitty Pride: Mutant kan ved konsentrasjon gå gjennom alt.
Bu devirde bir çok mutasavvıf grup Func Devleti topraklarına gelmiştir.Dette førte igjen til flere aktive perioder i Statens tobakksskaderåd.
Tempora mutantur et nos mutamur in illis Zaman hareket ediyor, biz de onunla birlikte değişiyoruz.Tempora mutantur et nos mutamur in illis Waktu berubah dan kita pun berubah seiring dengannya.
Mihail, mutabık kalıp, Thomas'ın cezasını hemen infaz ettirdi.Mikhael setuju, dan hukuman Tomaž segera dilakukan.
Bu etkiye sahip mutasyonların tarihsel dokusu kolayca incelenebilir.Hal ini memungkinkan pola historis dari mutasi genetik dapat dengan mudah dipelajari.
K-ras proto-onkogenindeki mutasyonlar akciğer adenokarsinomlarının %10-30'undan sorumludur.Mutasi pada proto-onkogen K-ras bertanggung jawab atas 10–30% adenokarsinoma paru.
Fakir ve mutaçlara yardım eder kendisini de fakir bir kul olarak görürdü.Ia juga memberikan bantuan kepada anak-anak Muslim dan Bahá'í yang miskin.
Tiny: Neo Cortex'in mutantlaştırılmış hayvanlarından biridir.Tiny merupakan salah satu dari mutan utama Doctor Neo Cortex.
Genetik mutasyonda bir otoritedir ve en büyük arzusu insanoğlu ile mutantların barış içinde yaşamasıdır.Xavier adalah otoritas mutasi genetik dan advokat hubungan damai antara manusia dan jenis mutan.
Ninja Kaplumbağalar: Sonraki Mutasyon, Saban Entertainment tarafından uyarlanan çizgi dizi.Ninja Turtles: The Next Mutation Serial ini berformat aksi dan diciptakan oleh Saban Entertainment.
Buffy gibi bu dizi de Mutant Enemy yayın şirketi tarafından yayınlandı.Seperti juga Buffy, Angel diproduksi oleh Mutant Enemy.
Ünsüz Değişimi (Consonant mutation) c.Penyesuaian hukuman sesuai UU (resentencing) 3.
Çeşitli mutasyon tipleri vardır.Sebuah kombinasi dari sejumlah mutasi dibutuhkan.
FBN1 geni üzerinde bir mutasyon sonucu gelişmektedir.Dapat dilakukan uji genetika terhadap gen FGDY1.
Lachesis muta dünyanın en uzun engereğidir.Sanca kembang terhitung ular terpanjang di dunia.
Streptococcus mutans diş çürüklerinden sorumlu en önemli bakteridir.Streptococcus mutan là các vi khuẩn quan trọng nhất có liên quan đến chứng sâu răng.
Genellikle bir “+” sembolü bir gen için normal, mutant olmayan aleli temsil etmede kullanılır.Thông thường biểu tượng "+" được sử dụng để biểu thị allele thường, không đột biến ở một gen.
Bu durum çeşitli mutasyon çalışmalarıyla da ispatlanmıştır.Điều này được phát hiện bằng cách thực hiện phân tích đột biến.
Ancak, seçim zayıf olduğunda yanlı mutasyonlar fonksiyon kaybına rağmen evrimi etkileyebilirler.Nhưng khi sự chọn lọc yếu ớt, các chênh lệch đột biến dẫn tới mất chức năng có thể ảnh hướng tới tiến hóa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod