muta ile cümle
muta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Charles onun mutant olduğunu hemen anlar.Végül megtudja, hogy mutáns.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Jokaisella geneettisellä mutaatiolla ei ole prognostisia vaikutuksia.
Diğer tip mutasyonlar ise, dana önceki şifrelenmemiş genlerden tamamen yeni genler bile oluşturabilirler.Toisen tyyppiset mutaatiot voivat jopa kehittää kokonaan uusia geenejä aiemmin ei-koodaavasta DNA:sta.
Gelişimsel veya mutasyonla ilgili bu tür bir yanlılık ve tarafgirlik morfolojik evrimde de gözlemlenmiştir.Kehittymiseen ja mutaatioon liittyviä taipumuksia on havaittu myös morfologisessa evoluutiossa.
Mütareke dönemi İstanbul'unda vatanperver bir kabadayının maceralarını konu alır.Virolaisen gangsterin seikkailut Luvatussa maassa.
Ancak bu hastalığa neden olan çeşitli başka mutasyonlar da bilinmektedir.Useita erilaisia tautia aiheuttavia samaan entsyymiin kohdistuvia mutaatiota tunnetaan.
Rett sendromu genellikle çocuktaki bir mutasyon nedeniyle oluşur.Kissansilmäoireyhtymän syynä on yleensä satunnainen mutaatio.
Fonksiyon kaybına yol açan mutasyonların çoğu buna rağmen seçilmişlerdir.Useimmat funktion menetykseen johtavat mutaatiot karsiutuvat valinnan kautta.
1 Eylül 1899 tarihinde ise ikinci defa Dedeağaç Sancağı Mutasarrıf Vekilliğine atandı.2. syyskuuta 1893 ensimmäinen 300 kilon betonikappale asetettiin paikalleen.
Maria Theresia, Joseph'in birçok hareketini eleştiriyordu, fakat Polonya'nın ilk bölünmesine mutabıktı (1772).Hän arvosteli monia poikansa toimia, mutta suostui Puolan ensimmäiseen jakoon vuonna 1772.
Fakir ve mutaçlara yardım eder kendisini de fakir bir kul olarak görürdü.Hänet tunnetaan köyhien ja vaivaisten suojelijana.
Ancak, seçim zayıf olduğunda yanlı mutasyonlar fonksiyon kaybına rağmen evrimi etkileyebilirler.Silloin kuitenkin kun valinta on heikkoa, taipumus funktion menetykseen voi vaikuttaa evoluutioon.
Yanlı mutasyon efekt ve etkileri diğer süreçlerin üstünü kapamıştır.Mutaatiotaipumuksen vaikutukset ovat päällekkäisiä muiden prosessien kanssa.
Alpers hastalığı POLG genindeki bazı genetik mutasyonlar nedeniyle oluşur.Alpersin tauti - mutaatiot POLG-geenissä.
Mütareke sırasında Akaretler'de bulunan Anafartalar İlkokulunun ana sınıfına devam etti.Siellä he halusivat elää alkuseurakunnan ihanteiden mukaisesti.
Mütarekede esir oldu.Hän hirttäytyi vankisellissään.
Ninja Kaplumbağalar: Sonraki Mutasyon, Saban Entertainment tarafından uyarlanan çizgi dizi.Ninja Turtles: The Next Mutation -televisiosarjassa jalkaklaani on Silppurin johtama katujengi.
Ana madde: Mutasyon Mutasyonlar, bir hücre genomunun DNA dizisinde oluşan değişimlerdir.Pääartikkeli: Mutaatio Mutaatiot ovat solun genomin DNA-jaksossa tapahtuvia muutoksia.
Dolayısıyla potansiyel olarak mutajenik ve kanserojeniktirler.Ne ovat siten karsinogeenejä ja mutageenejä.
Bedensel (somatik) mutasyonlar bu anlamda kalıtsal değildir.Näiden sisäisellä järjestyksellä (permutaatio) ei ole väliä.
House of M serileri, çoğu güçlerini kaybetmiş mutant karakterlerden oluşan "M-Day" ile devam etti.North on mutantti, mutta hän menetti kykynsä useiden muiden mutanttien tapaan M-päivänä.
Gelecekte tüm mutantlar tek tek ölmektedir.Ainoastaan mutantit kykenevät liikkumaan.
Abbasi başkenti, Halife el-Mutasım tarafından Bağdat'tan Samarra'ya taşınmıştır.Abbasidien pääkaupunki siirrettiin Bagdadista Samarraan.
Mütareke sonra Freikorps'a katıldı.Myöhemmin hän liittyi FRELIMO-puolueeseen.
Örneğin Li-Fraumeni syndromu tümör baskılayıcısı p53'teki mutasyonlardan kaynaklanır.Oireyhtymän aiheuttavat p53:n mutaatiot.
Farklı seçilimsel baskılara, genetik sürüklenmeye ve mutasyonlara maruz kalırlar.Geneettistä taakkaa aiheuttavat valinta ja mutaatio.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Όλες οι γνωστές γενετικές μεταλλάξεις δεν έχουν προγνωστικές επιπτώσεις.
K-ras proto-onkogenindeki mutasyonlar akciğer adenokarsinomlarının %10-30'undan sorumludur.Μεταλλάξεις στο Κ-ras πρωτο-ογκογονιδίο είναι υπεύθυνες για το 10-30% των αδενοκαρκινωμάτων του πνεύμονα.
Bu emri mütakip Yaver Paşa komutasında 9 tabur ve 8 top bulunmaktaydı.Ο Γιαβέρ Πασά ακολούθησε τις εντολές αν και διέθετε μόνο 9 τάγματα και μόλις 8 πυροβόλα όπλα.
Serbest geri çekilme karşılığı mütarekeye zorlandı.Αυτός ήταν ο λόγος που έπρεπε να δεχθούν την απελευθέρωση.
Mütârekenin ardından, Enver Paşa ülkeyi terk etti.Μετά από αυτό, ο Ενβέρ Πασάς εγκατέλειψε τη διοίκηση.
Bunun üzerine Osmanlı İmparatorluğu 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesi'ni imzalamak zorunda kaldı.Η Οθωμανική Αυτοκρατορία υπέγραψε την Ανακωχή του Μούδρου στις 30 Οκτωβρίου 1918.
Böylece mutasyonun konumu haritalanır ve hangi geni etkilediği anlaşılabilir.Η εκδήλωση των συμπτωμάτων ποικίλλει και εξαρτάται από το ποιο γονίδιο έχει επηρεαστεί.
Bu da mutasyona ya da kansere yol açabilir.Αυτό μπορεί τελικά να οδηγήσει σε κακοήθεις όγκους ή καρκίνο.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Ikke alle kendte genetiske mutationer har prognostiske implikationer.
31 Temmuz 1963 tarihinde Whitaker, Terry Nation'ı The Mutants adlı bir bölüm yazması için görevlendirdi.Juli 1963, bestilte Whitaker Terry Nation til at skrive en historie under titlen The Mutants.
Nation'ın senaryosu, Doctor Who'nun ikinci hikâyesi The Daleks (diğer adıyla The Mutants) olarak belirlendi.Nations manuskript blev den anden Doctor Who serial;– The Daleks (også kendt som The Mutants).
Bu etkiye sahip mutasyonların tarihsel dokusu kolayca incelenebilir.På grund af dette er historiske mutationers mønstre nemme at undersøge.
Hurûfîlik akımı İranlı bir Şiî mutasavvıf olan “Fadl’Allah Ester-Âbâdî” tarafından kuruldu.Derfor har de dannet et livsfællesskab baseret på Guds rige (ty. Gottesherrschaft).
Diğer tip mutasyonlar, bazen daha önce kodlanmamış DNA'dan yeni genler oluşturur.Andre typer af mutationer kan endda generere helt nye gener fra tidligere ikke-kodende DNA.
DNA dizileri, yeni aleller üreten mutasyonlar tarafından değiştirilebilirler.DNA-sekvenser kan ændres ved mutationer, der producerer nye alleler.
Wangari Muta Maathai (1 Nisan 1940 - 25 Eylül 2011), Kenyalı çevreci ve siyasi eylemcidir.Wangari Maathai (født 1. april 1940, død 25. september 2011) var en kenyansk miljø- og politisk aktivist.
DNA'da meydana gelen hasarın tipi mutagenin tipine bağlıdır.Typen af skade på DNA'en afhænger af typen af mutagen.
DNA çeşitli farklı mutajenler tarafından hasara uğrayabilir, bunun sonucunda DNA dizisi değişebilir.DNA kan beskadiges af mange typer mutagener, som kan ændre DNA-sekvensen.
Bunlar olunca transkripsiyon ve DNA ikilenmesi engellenir, zehirlenme ve mutasyonlar meydana gelir.Dette hæmmer både transskriptionen og DNA-replikationen, hvilket skaber toxicitet og mutationer.
15 Eylül'de Sovyetler ve Japonya mütarekeyi imzaladılar ve mütareke ertesi gün yürürlüğe girdi.Sovjetunionen og Japan underskrev en våbenhvile den 15. september, og den trådte i kraft den følgende dag.
Bu mutasyonların bazıları da kansere yol açar.Disse mutationer kan forårsage kræft.
Apoprotein HuGENet apoE polimofizmleri özeti Apolipoprotein AI mutasyonları hakkında bilgiApoprotein HuGENet Review Apolipoprotein AI-mutationer og information
Burada bir diğer mutantı da yok eder.Også her findes en del mutationer.
Magneto gezegenin en güçlü mutantlarından biridir.Xavier er en af de stærkeste mutanter, der lever på Jorden.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Ikke alle kjente genetiske mutasjoner har prognostiske implikasjoner.
Bu dizi de Buffy gibi Whedon'ın yapım şirketi olan Mutant Enemy tarafından yapılmıştır.Som Buffy var den produsert av Whedons selskap Mutant Enemy.
Bu mekanizmalar, doğal seçilim, genetik sürüklenme, mutasyon ve gen akışıdır.Dette på grunn av evolusjon, naturlig utvalg, mutasjoner eller genetisk drift.
Halife Mutasım bundan haberdar olmadan Ekim 841'de hasta olup 5 Ocak 842'de öldü.Kalif al-Mu'tasim ble syk i oktober 841 og døde den 5. januar 842.
Mütareke döneminde bir ara tutuklandı ise de serbest bırakıldı.Ettersom han allerede lenge hadde sittet i forvaringsfengsel, ble han løslatt.
30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalandı ve ertesi gün öğle vaktinde yürürlüğe girdi.Den ble undertegnet 30. oktober 1918, og trådte i kraft kl. 12 dagen etter.
Mutantları mantar konidileriyle de taşınabilir.Til og med møbler kan leveres med modulene.
Ters transkripsiyon çok hataya eğilimlidir ve bu süreç zarfında mutasyonlar meydana gelebilir.Dette systemet er svært nøyaktig, men feil kan allikevel forekomme og det kan oppstå en mutasjon.
"Mutant Cure" (Mutant tedavisi) denen bir yöntemle mutantların bütün özel yetenekleri ellerinden alınmaktadır.Kitty Pride: Mutant kan ved konsentrasjon gå gjennom alt.
Bu devirde bir çok mutasavvıf grup Func Devleti topraklarına gelmiştir.Dette førte igjen til flere aktive perioder i Statens tobakksskaderåd.