muta ile cümle
muta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mutasyonu ona üstün bir telepati ve telekinezi yeteneği vermiştir.Demonstreeris oma üleloomulikke võimeid telekineesis ja telepaatias.
Serbest geri çekilme karşılığı mütarekeye zorlandı.Pidi ise end kuulutama maksuvõimetuks.
Hükümetinin asıl görevi Moskova Mütarekesi'ni uygulamaktı.Valitsus, tegeles Moskva sõjaväeringkonnaga.
1909 yılında ise tekrar Mutasarrıflığa dönüştürüldü.1909. aastal ülendati ta viitseadmiraliks.
Bu, silinme tipi bir mutasyon olarak düşünülebilir.Seda võib pidada teatud sorti liigisiseseks sümbioosiks.
Mutasyonu meydana getiren aracılara "mutajenik faktör" denir.Mutatsioonide teket nimetatakse mutageneesiks.
Sekiz yıllık bir mütareke imzaladı."Aedniku kaheksa aastaaega".
Bu dönemde de Godzilla mutant canavarlarla savaştı.Fujimori võitles tol ajal kommunistidest geriljade vastu.
22 yaşımdayken işten eve geldim, köpeğime tasmasını taktım ve mutat koşuma çıktım.Da jeg var 22 år, kom jeg hjem fra arbejde, satte min hund i snor og tog afsted på min sædvanlige løbetur.
22 yaşımdayken işten eve geldim, köpeğime tasmasını taktım ve mutat koşuma çıktım.Gdy miałam 22 lata, pewnego dnia wróciłam z pracy do domu, założyłam psu smycz i jak zwykle poszłam pobiegać.
22 yaşımdayken işten eve geldim, köpeğime tasmasını taktım ve mutat koşuma çıktım.Khi tôi 22 tuổi tôi đi làm về, buộc dây con chó của tôi và chạy bộ như thường lệ
22 yaşımdayken işten eve geldim, köpeğime tasmasını taktım ve mutat koşuma çıktım.제가 스물두살이 되던 해에, 일을 마치고 집에 와서, 제 애완견 목에 줄을 채우고 늘상하던 조깅을 하러 갔지요.
22 yaşımdayken işten eve geldim, köpeğime tasmasını taktım ve mutat koşuma çıktım.Pe când aveam 22 de ani, am venit de la serviciu, am pus lesa câinelui şi am ieşit să alerg, ca de obicei.
22 yaşımdayken işten eve geldim, köpeğime tasmasını taktım ve mutat koşuma çıktım.Когда мне было 22, я пришла домой с работы, надела ошейник на свою собаку и пошла бегать, как обычно.
22 yaşımdayken işten eve geldim, köpeğime tasmasını taktım ve mutat koşuma çıktım.כשהייתי בת 22, חזרתי הביתה מהעבודה, קשרתי לכלבה שלי את הרצועה, ויצאתי לריצה היומית שלי.
22 yaşımdayken işten eve geldim, köpeğime tasmasını taktım ve mutat koşuma çıktım.عنما كنت في الثانية والعشرين، جئت من عملي ووضعت رسن كلبتى وذهبت لممارسة الجري كالمعتاد.
22 yaşımdayken işten eve geldim, köpeğime tasmasını taktım ve mutat koşuma çıktım.仕事から帰り、犬と一緒に ランニングに行くところでした。 その時はまだ、私の人生が永遠に
5.Uzmanlaşmışmahkemeler, kendi Usul Kurallarını, Adalet Divanıile mutabakat halinde oluştururlar.5.Špecializované súdy si stanovia svoje rokovacie poriadky po dohode so Súdnym dvorom.
5.Uzmanlaşmışmahkemeler, kendi Usul Kurallarını, Adalet Divanıile mutabakat halinde oluştururlar.5.Tribunalele specializate îşi adoptăregulamentul de procedurăîn acord cu Curtea de Justiţie.
5.Uzmanlaşmışmahkemeler, kendi Usul Kurallarını, Adalet Divanıile mutabakat halinde oluştururlar.Retten fastsætter med Europa-Domstolens tiltrædelse sit procesreglement.
5.Uzmanlaşmışmahkemeler, kendi Usul Kurallarını, Adalet Divanıile mutabakat halinde oluştururlar.Sąd ustanawia swój regulamin proceduralny w porozumieniu z Europejskim Trybunałem Sprawiedliwości.
5.Uzmanlaşmışmahkemeler, kendi Usul Kurallarını, Adalet Divanıile mutabakat halinde oluştururlar.Skliče ga njegov predsednik na zahtevo Evropskega parlamenta, Sveta ministrov ali Komisije.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.Evidemment, seulement un changement qui se passe d'un mutation aléatoire.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.Het is duidelijk, dat het een verandering is dat kon ontstaan door een willekeurige mutatie.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.Jelas saja, hanya satu perubahan yang terjadi dari mutasi acak.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.당연하겠지만, 이는 임의의 돌연변이에 의한 하나의 변화입니다.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.Natürlich, entsteht nur eine Veränderung durch eine zufällige Mutation.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.Obviamente, apenas uma mudança que acontece a partir de uma mutação aleatória.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.Obviamente, sólo un cambio que ocurre de una mutación aleatoria.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.Oczywiście, taka zmiana może wynikać z losowej mutacji.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.Ovviamente, solo un cambiamento che nasce da una mutazione casuale.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.Samozřejmě, že jde o odchylku, která nastala při náhodné mutaci.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.Вочевидь, це лише одна зміна, що походить від довільної мутації.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.偶然の変化から起こっていった、ってこと。 もしかしたら、このGがAになって、いや、
Afrika'da, bu şehirleriniz olmadığından, CCR5 mutasyonu için nüfus baskısı da bulunmuyordu.În Africa, pentru că nu existau aceste oraşe, nu a rezultat acea mutaţie CCR5 datorată presiunii populaţiei.
Afrika'da, bu şehirleriniz olmadığından, CCR5 mutasyonu için nüfus baskısı da bulunmuyordu.Omdat er in Afrika niet zulke steden waren, had je daar niet die CCR5-bevolkingsdruk mutatie.
Afrika'da, bu şehirleriniz olmadığından, CCR5 mutasyonu için nüfus baskısı da bulunmuyordu.W Afryce nie było takich miast, więc nie było mutacji CCR5 związanej z tą presją.
Afrika'da, bu şehirleriniz olmadığından, CCR5 mutasyonu için nüfus baskısı da bulunmuyordu.В Африка, заради липсата на такива селища (градове), мутацията в CCR5 не се появява.
Afrika'da, bu şehirleriniz olmadığından, CCR5 mutasyonu için nüfus baskısı da bulunmuyordu.Поскольку в Африке не было городов, то не было и чумы, и мутации рецептора CCR5.
Afrikalılar bu mutasyonel çeşitliliği daha uzun zamandır gerçekleştiriyorlar.이 돌연변이적 다양성을.
Afrikalılar bu mutasyonel çeşitliliği daha uzun zamandır gerçekleştiriyorlar.מגוון מוטציות יותר זמן מאחרים.
Afrikalılar bu mutasyonel çeşitliliği daha uzun zamandır gerçekleştiriyorlar.هذا التنوع الطفري منذ زمن
Afrikalılar bu mutasyonel çeşitliliği daha uzun zamandır gerçekleştiriyorlar.人類の起源はアフリカにあるという証拠で DNAに記されています
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Aladdin," dan "Teenage Mutant Hero Turtles."
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Aladdin," de "Teenage Mutant Hero Turtles."
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Aladdin", nebo "Želvy hrdinové".
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Aladdin" oder "Teenage Mutant Hero Turtles".
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Aladdin," ou encore "Teenage Mutant Hero Turtles."
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles".
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles".
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles".
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Aladdin", "Ţestoasele-Eroi Adolescente Mutante".
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Aladdin," the "Teenage Mutant Hero Turtles."
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles".Aladdin, Tini Titán Teknőcök.
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."알라딘", "돌연변이 영웅 거북이"가 있었죠.
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Ο Αλαντίν", "Οι Χελωνοήρωες".
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Аладин" и "Костенурките герои".
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Алладина", "Черепашек-героев".
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Алладін", "Герої-Черепашки".
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."אלאדין", ו"צבי הנינג'ה" (באנגלית: "הצבים המוטנטיים הגיבורים").