Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.Samozřejmě, že jde o odchylku, která nastala při náhodné mutaci.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.Вочевидь, це лише одна зміна, що походить від довільної мутації.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.偶然の変化から起こっていった、ってこと。 もしかしたら、このGがAになって、いや、
Afrika'da, bu şehirleriniz olmadığından, CCR5 mutasyonu için nüfus baskısı da bulunmuyordu.În Africa, pentru că nu existau aceste oraşe, nu a rezultat acea mutaţie CCR5 datorată presiunii populaţiei.
Afrika'da, bu şehirleriniz olmadığından, CCR5 mutasyonu için nüfus baskısı da bulunmuyordu.Omdat er in Afrika niet zulke steden waren, had je daar niet die CCR5-bevolkingsdruk mutatie.
Afrika'da, bu şehirleriniz olmadığından, CCR5 mutasyonu için nüfus baskısı da bulunmuyordu.W Afryce nie było takich miast, więc nie było mutacji CCR5 związanej z tą presją.
Afrika'da, bu şehirleriniz olmadığından, CCR5 mutasyonu için nüfus baskısı da bulunmuyordu.В Африка, заради липсата на такива селища (градове), мутацията в CCR5 не се появява.
Afrika'da, bu şehirleriniz olmadığından, CCR5 mutasyonu için nüfus baskısı da bulunmuyordu.Поскольку в Африке не было городов, то не было и чумы, и мутации рецептора CCR5.
Afrikalılar bu mutasyonel çeşitliliği daha uzun zamandır gerçekleştiriyorlar.이 돌연변이적 다양성을.
Afrikalılar bu mutasyonel çeşitliliği daha uzun zamandır gerçekleştiriyorlar.מגוון מוטציות יותר זמן מאחרים.
Afrikalılar bu mutasyonel çeşitliliği daha uzun zamandır gerçekleştiriyorlar.هذا التنوع الطفري منذ زمن
Afrikalılar bu mutasyonel çeşitliliği daha uzun zamandır gerçekleştiriyorlar.人類の起源はアフリカにあるという証拠で DNAに記されています
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Aladdin," dan "Teenage Mutant Hero Turtles."
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Aladdin," de "Teenage Mutant Hero Turtles."
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Aladdin", nebo "Želvy hrdinové".
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Aladdin" oder "Teenage Mutant Hero Turtles".
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Aladdin," ou encore "Teenage Mutant Hero Turtles."
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles".
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles".
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles".
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Aladdin", "Ţestoasele-Eroi Adolescente Mutante".
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Aladdin," the "Teenage Mutant Hero Turtles."
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles".Aladdin, Tini Titán Teknőcök.
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."알라딘", "돌연변이 영웅 거북이"가 있었죠.
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Ο Αλαντίν", "Οι Χελωνοήρωες".
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Аладин" и "Костенурките герои".
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Алладина", "Черепашек-героев".
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."Алладін", "Герої-Черепашки".
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles"."אלאדין", ו"צבי הנינג'ה" (באנגלית: "הצבים המוטנטיים הגיבורים").
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles".علاء الدين، أبطال التيرتلز"ـ
"Aladdin", "Teenage Mutant Hero Turtles".イギリスでは
Al Mutawa'nın amacı İslam"ı hoşgörüsüzlük imajından kurtarmak. Bunu çocuklar için uygun bir formatta yapıyor.A jeho touha je zachránit islám od obrazů netolerance v přátelsky dětském formátu.
Al Mutawa'nın amacı İslam"ı hoşgörüsüzlük imajından kurtarmak. Bunu çocuklar için uygun bir formatta yapıyor.Ele sonha em salvar o Islão da imagem de intolerância, tudo num formato acessível aos mais novos.
Al Mutawa'nın amacı İslam"ı hoşgörüsüzlük imajından kurtarmak. Bunu çocuklar için uygun bir formatta yapıyor.El își dorea să separe Islamul de imaginile intoleranței, într-un format atractiv pentru copii.
Al Mutawa'nın amacı İslam"ı hoşgörüsüzlük imajından kurtarmak. Bunu çocuklar için uygun bir formatta yapıyor.Et son désir est de sauver l'Islam de ses images d'intolérance, tout ça dans un format pour enfant.
Al Mutawa'nın amacı İslam"ı hoşgörüsüzlük imajından kurtarmak. Bunu çocuklar için uygun bir formatta yapıyor.Nayef Al Mutawa, który chce obronić islam przed wizerunkiem nietolerancji, w formie przyjaznej dzieciom.
Al Mutawa'nın amacı İslam"ı hoşgörüsüzlük imajından kurtarmak. Bunu çocuklar için uygun bir formatta yapıyor.Och hans önskan är att rädda islam från intoleranta bilder, allt i barnvänligt format.
Al Mutawa'nın amacı İslam"ı hoşgörüsüzlük imajından kurtarmak. Bunu çocuklar için uygun bir formatta yapıyor.Y él desea rescatar el islam de imágenes de intolerancia todo eso en un formato accesible a los niños.
Al Mutawa'nın amacı İslam"ı hoşgörüsüzlük imajından kurtarmak. Bunu çocuklar için uygun bir formatta yapıyor.Η επιθυμία του είναι να σώσει το Ισλάμ από εικόνες μισαλλοδοξίας, πάντα σε μία μορφή φιλική προς τα παιδιά.
Al Mutawa'nın amacı İslam"ı hoşgörüsüzlük imajından kurtarmak. Bunu çocuklar için uygun bir formatta yapıyor.Він хотів позбавити Іслам від образів нетерпимості, у зручному для дітей форматі.
Al Mutawa'nın amacı İslam"ı hoşgörüsüzlük imajından kurtarmak. Bunu çocuklar için uygun bir formatta yapıyor.Копнежът му е да спаси исляма от образи на нетолерантност, изцяло в приятелски настроен към децата формат.
Al Mutawa'nın amacı İslam"ı hoşgörüsüzlük imajından kurtarmak. Bunu çocuklar için uygun bir formatta yapıyor.Он хотел избавить Ислам от образов нетерпимости, в форме, удобной для детей.
Al Mutawa'nın amacı İslam"ı hoşgörüsüzlük imajından kurtarmak.그의 희망은 이슬람교를 편협한 이미지로부터 벗어나게 하고
Al Mutawa'nın amacı İslam"ı hoşgörüsüzlük imajından kurtarmak.Nayef Al Mutawa, ktorý túži zachrániť Islam od obrazov neznášanlivosti.
Al Mutawa'nın amacı İslam"ı hoşgörüsüzlük imajından kurtarmak.Zijn verlangen is de Islam te redden van beelden van intolerantie.
Al Mutawa'nın amacı İslam"ı hoşgörüsüzlük imajından kurtarmak.והשאיפה שלו היא לחלץ את האיסלם מתפיסות של חוסר סובלנות,
Al Mutawa'nın amacı İslam"ı hoşgörüsüzlük imajından kurtarmak.ورغبته هي إنقاذ الإسلام من صور التعصب،
Al Mutawa'nın amacı İslam"ı hoşgörüsüzlük imajından kurtarmak.イスラム教を不寛容の イメージから救うのが彼の狙いです
Ama arada sırada, hücrenin kendisini ortadan kaldırmadığı mutasyonlar olacaktır ve onlar da hücreyi bozar.Ale jednou za čas vznikne mutace, která buňku poškodí, ale ta se nezabije.
Ama arada sırada, hücrenin kendisini ortadan kaldırmadığı mutasyonlar olacaktır ve onlar da hücreyi bozar.Dar uneori apar mutații când celula nu se autodistruge și se deformează.
Ama arada sırada, hücrenin kendisini ortadan kaldırmadığı mutasyonlar olacaktır ve onlar da hücreyi bozar.De vez en cuando, tienes mutaciones en las que la célula no se elimina a sí misma y la célula es deformada.
Ama arada sırada, hücrenin kendisini ortadan kaldırmadığı mutasyonlar olacaktır ve onlar da hücreyi bozar.하지만 때때로는 세포가 스스로 제거하지도 않으면서 세포를 기형을 만드는 돌연변이가 존재합니다
Ama arada sırada, hücrenin kendisini ortadan kaldırmadığı mutasyonlar olacaktır ve onlar da hücreyi bozar.Но понякога, възникват мутации, при които клетката не се самоубива, а се деформира.
Ama arada sırada, hücrenin kendisini ortadan kaldırmadığı mutasyonlar olacaktır ve onlar da hücreyi bozar.מידי פעם בפעם, תתרחש מוטציה מזיקה שהתא לא הצליח לזהות, למרות שהיא מזיקה.
Ama arada sırada, hücrenin kendisini ortadan kaldırmadığı mutasyonlar olacaktır ve onlar da hücreyi bozar.لكن من الحين إلى الآخر ، لديك طفرات في خلايا لا تقوم بقتل نفسها وتشوه الخليه
Ama bu mutasyonlar benim çocuklarıma geçmez하지만 그것은 제 자손에 영향을 주지 못합니다
Ama bu mutasyonlar benim çocuklarıma geçmez Ve ben bunu vurgulamak istiyorum.Quiero aclarar bien ese punto.
Ama bu mutasyonlar benim çocuklarıma geçmezהוא לא יועבר לצאצאים בדור הבא.
Ama bu mutasyonlar benim çocuklarıma geçmezلتؤثر على نسلي
Ama diyelim ki, bir tanesi mutasyona uğruyor.Ale předpokládejme, že pak jeden z nich zmutuje.