muta ile cümle

muta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yine de çoğu ilkyardım kılavuzu aşağıdakiler konusunda mutabıktır.번안 작품이 대부분이었으나 문장이 유창하여 많은 독자들의 인기를 끌었다.
Daha sonra Nablus (Ürdün), Denizli sancakları mutasarrıfı oldu.휘(諱)는 처음에는 모로히토(師仁)였고, 후에 도모히토(兼仁)로 고쳤다.
Solidity, Serpent, LLL ve Mutan’da yazılabilirler.에티오피아와 말리, 소말리아 그리고 수단에서 발견된다.
Serbest geri çekilme karşılığı mütarekeye zorlandı.공짜로 더 달라고 했다가는 불호령이 떨어지기도 했다.
Mutasyonu meydana getiren aracılara "mutajenik faktör" denir.돌연변이원(Mutagen)이란 돌연변이(Mutation)를 일으키는 물질을 말한다.
Eğer bu tanımayı mümkün kılan mutasyonlar görülüyorsa, seçilim de bu yönde olacaktır.만약 이 정보를 모델에 추가하는 것이 바람직하다면 확률 벡터 η는 직접적으로 결정 될 수 있다.
ALDH3A2 geninde tanımlanmış 70 ten fazla mutasyon bilinmektedir.추가적으로 선별된 돌연변이체에서 새로운 SEC 유전자 23개를 발견하였다.
Napoleon (Mutah Beale), adını Fransa lideri Napolyon Bonapart'tan almaktadır.נפוליאון (מוטאח ביל) - על שם השליט הצרפתי, נפוליאון בונפרטה.
Mutasyonlar DNA ikileşmesi sırasında meydana gelen hatalar veya mutajenlerden kaynaklanır.מוטציות נוצרות בעקבות שגיאות במהלך העתקת ה-DNA או כתוצאה מחשיפה למוטגנים.
Halife Mutasım bundan haberdar olmadan Ekim 841'de hasta olup 5 Ocak 842'de öldü.אל-מעתצם נפל למשכב ב-21 באוקטובר 841 ונפטר ב-5 בינואר 842.
Mutazz onları saraydaki çalışma odasına konuşma için çağırdı.קאסאט שלחה את עבודותיה לסלון בפריז.
Örneğin Li-Fraumeni syndromu tümör baskılayıcısı p53'teki mutasyonlardan kaynaklanır.Insensitivity to growth inhibitor signals: למשל, מוטציות ב-P53.
Mütareke döneminin özellikleri birçok șair ve yazara ilham kaynağı olmuștur.דמותה של בעלת האוב מעין דור הוותה השראה לסופרים ומשוררים רבים.
Tempora mutantur et nos mutamur in illis Zaman hareket ediyor, biz de onunla birlikte değişiyoruz.Tempora mutantur et nos mutamur in illis. – Времената се менят и ние се променяме с тях.
Genetik kodun bu özellikleri noktasal mutasyonlarda onu hataya daha tolaranslı yapar.Тези свойства на генетичния код го правят по-устойчив към точкови мутации.
Keza, iki misli dejenere kodonlar 3. pozisyonda olabilecek 3 mutasyondan birine dayanıklıdırlar.Двойно изродените кодони допускат една от три възможни точкови мутации в третата позиция.
Bunun sonucu mutasyonlar meydana gelir.Мутационна: получава се в резултат на мутации.
Bu mutasarrıflıklar Zaptiye Nezareti'ne bağlıydı.По всяка вероятност тези хранителни ритуали са заимствани от зороастризма.
Mütarekede esir oldu.Лежи в затвора за кражба.
Bu mutasyonların bazıları da kansere yol açar.Мутациите, които потискат гените на тези механизми също така могат да доведат и до рак.
Bu süreç ile mutasyonlara ve genomdaki DNA miktarının değişmesine neden olurlar.Транспозоните може да доведат до мутации и промени в количеството на ДНК в генома.
Osmanlı mutasarrıfı bir ailenin çocuğu idi.Израснал е в скромно семейство, син на медицинска сестра.
Hayvanları mutantlaştırma işini o yapar.Тя му предава предава парчета животинска плът.
Diğer tip mutasyonlar, bazen daha önce kodlanmamış DNA'dan yeni genler oluşturur.Drugi oblici mutacija mogu čak stvoriti potpuno nove gene od prethodno nekodirajuće DNK.
Ancak bu hastalığa neden olan çeşitli başka mutasyonlar da bilinmektedir.Nekoliko drugih istraživanja je otkrilo i druge mutacije koje su također povezane s bolešću.
Mütarekede esir oldu.Pala je u zarobljeništvo.
Müttefiklerin görevleri zar zor biter ve görevde Genetik Mutator (Genetic Mutator) da yok edilir.Oni ne će uspjeti uništiti životne funkcije bika, tj. njegove genitalije.
Bu mutasyonu taşıyanlarda koroner kalp hastlaıklarının daha sık olduğu bulunmuştur.U tim slučajevima česte su promjene frekvencije srca.
Y-DNA ve mtDNA dolayısıyla mutasyonlar dışında aynen aktarılmaları bakımından benzerdirler.Y-DNK i mtDNK se mogu promijeniti jedino slučajnim mutacijama.
Orta Dünya'daki en büyük mutaflar krallığı olan Khazad-dûm, madran dağının yaklaşık ortasına denk düşer.Najveće patuljačko kraljevstvo u Međuzemlju, Khazad-dûm, se nalazi na središnjoj točki Maglenog gorja.
İnsersiyon mutasyonu olarak da adlandırılır.Ovo je također poznato kao "somatska mutacija".
DNA dizileri, yeni aleller üreten mutasyonlar tarafından değiştirilebilirler.DNK sekvence se mogu mijenjati zbog mutacija, što stvara nove alele.
Somatik genetik mutasyonlar mutan genden işlevsel proteinlerin üretmini engeller.Posljedica je mutacija gena za proteine sarkomere mišića srca.
Bazen vücuttaki hücreler bölünürken mutasyonlar olur.Tijekom diobe stanica u tijelu često se dešavaju mutacije.
Mutasyona sahip bir organizma ise mutant olarak adlandırılır.Jedinec, ktorý obsahuje nejakú mutáciu, sa nazýva mutant.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Nie každá genetická mutácia má prognostickú hodnotu.
Mutasavvifi en büyük derviş olarak Muhammed'i kabul eder.TÓDA, M. Moskva sa teší na najväčšiu parádu.
20 Mayıs 1897 tarihinde ise mütareke imzalandı.Už 21. mája 1897 muselo uzavrieť prímerie.
Çeşitli mutasyon tipleri vardır.Veliko število mutacij.
Bazı genetik mutasyonlar (otozomal ya da mitokondrial) beta hücrelerin işlevini bozabilir.Genetske mutacije, (avtozomne ali mitohondrijske) lahko povzročijo napake v delovanju beta celic.
K-ras proto-onkogenindeki mutasyonlar akciğer adenokarsinomlarının %10-30'undan sorumludur.Mutacije v protoonkogenu K-ras so vzrok za nastanek 10–30 % pljučnih adenokarcinomov.
Mutazz onları saraydaki çalışma odasına konuşma için çağırdı.Gonzaga jih je naročil za več sob v palači.
Baba Tahir-i Uryan 11. yüzyılda yaşamış İranlı mutasavvıf, şair.V mestu je pokopan tudi Baba Tahir, iranski pesnik iz 11. stoletja.
Ancak Ruslarla da iki yıllık bir ateşkes üzerinde mutabakata varıldı.Rusi so s Švedi sklenili premirje za 20 let.
Halife Mutasım bundan haberdar olmadan Ekim 841'de hasta olup 5 Ocak 842'de öldü.Kalif Al Mutazim je oktobra 841 zbolel in 5. januarja 841 umrl.
Bunun sonucu mutasyonlar meydana gelir.S tem se je dobilo končno obliko permutacije.
Son zamanlarda yapılan çalışmalarla kitabın yazarının bir kadın olduğu konusunda mutabakata varılmıştır.Že odkar se je Celestina prvič pojavila se postavljajo vprašanja v zvezi z avtorjem in strukturo knjige.
Evliya, islâm âlimi ve mutasavvıf.Jurija, mestnega in cerkvenega zavetnika.
Mutaffifin Suresi (Arapça:سورة المطففين), Kur'an'ın mevcut Mushaflardaki 83. suresidir ve 36 ayetten oluşur.Goljufi (arabsko Al-Mutaffifin) je 83. sura (poglavje) v Koranu, ki jo sestavlja 36 ajatov (verzov).
20 Mayıs 1897 tarihinde ise mütareke imzalandı.22. maja 1897 je utrdba doživela še eno posodobitev.
Bu genin mutasyonu farelerde epilepsi ile ilgilidir.Genska terapija se proučuje za nekatere vrste epilepsije.
Bunun sonucu mutasyonlar meydana gelir.Tai naujos mutacijos rezultatas.
Serbest geri çekilme karşılığı mütarekeye zorlandı.Už jo išlaisvinimą teko sumokėti milžinišką išpirką.
Mutasyonlar DNA ikileşmesi sırasında meydana gelen hatalar veya mutajenlerden kaynaklanır.Mutacijos atsiranda dėl DNR replikacijos klaidų arba nuo mutageno poveikio.
Aileden hiç kimse başta bu mutantın tekerin patlamasına neden olduğunu bilmemektedir.Nežinia, kam pirmajam šovė į galvą mintis įkurti šį muziejų.
Mutasyonlar, genel olarak germ hattı mutasyonları ve somatik mutasyonlar olmak üzere ikiye ayrılır.Mutacijų skaičius yra tiesiogiai proporcingas mutagenų dozei.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Genetikai dar neaptiko mutavusių šio viruso formų.
Diğer tip mutasyonlar, bazen daha önce kodlanmamış DNA'dan yeni genler oluşturur.Teist tüüpi mutatsioonid tekitavad aeg-ajalt uusi geene sinna, kus varem oli mittekodeeriv DNA.
Çeşitli sancaklarda mutasarrıflık görevlerinde bulunmuştur.Ta vastandub mitmes mõttes muumitrollidele.
Fakir ve mutaçlara yardım eder kendisini de fakir bir kul olarak görürdü.Samuti rõhutute ja melanhoolsetena kujutas ta vaeseid taluinimesi.

İlgili Sayfalar