Ana içeriğe geç
Sözlük

muta ile cümle

muta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak bu hastalığa neden olan çeşitli başka mutasyonlar da bilinmektedir.Nekoliko drugih istraživanja je otkrilo i druge mutacije koje su također povezane s bolešću.
Müttefiklerin görevleri zar zor biter ve görevde Genetik Mutator (Genetic Mutator) da yok edilir.Oni ne će uspjeti uništiti životne funkcije bika, tj. njegove genitalije.
Bu mutasyonu taşıyanlarda koroner kalp hastlaıklarının daha sık olduğu bulunmuştur.U tim slučajevima česte su promjene frekvencije srca.
Y-DNA ve mtDNA dolayısıyla mutasyonlar dışında aynen aktarılmaları bakımından benzerdirler.Y-DNK i mtDNK se mogu promijeniti jedino slučajnim mutacijama.
Orta Dünya'daki en büyük mutaflar krallığı olan Khazad-dûm, madran dağının yaklaşık ortasına denk düşer.Najveće patuljačko kraljevstvo u Međuzemlju, Khazad-dûm, se nalazi na središnjoj točki Maglenog gorja.
İnsersiyon mutasyonu olarak da adlandırılır.Ovo je također poznato kao "somatska mutacija".
DNA dizileri, yeni aleller üreten mutasyonlar tarafından değiştirilebilirler.DNK sekvence se mogu mijenjati zbog mutacija, što stvara nove alele.
Somatik genetik mutasyonlar mutan genden işlevsel proteinlerin üretmini engeller.Posljedica je mutacija gena za proteine sarkomere mišića srca.
Bazen vücuttaki hücreler bölünürken mutasyonlar olur.Tijekom diobe stanica u tijelu često se dešavaju mutacije.
Mutasyona sahip bir organizma ise mutant olarak adlandırılır.Jedinec, ktorý obsahuje nejakú mutáciu, sa nazýva mutant.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Nie každá genetická mutácia má prognostickú hodnotu.
Mutasavvifi en büyük derviş olarak Muhammed'i kabul eder.TÓDA, M. Moskva sa teší na najväčšiu parádu.
Çeşitli mutasyon tipleri vardır.Veliko število mutacij.
Bazı genetik mutasyonlar (otozomal ya da mitokondrial) beta hücrelerin işlevini bozabilir.Genetske mutacije, (avtozomne ali mitohondrijske) lahko povzročijo napake v delovanju beta celic.
K-ras proto-onkogenindeki mutasyonlar akciğer adenokarsinomlarının %10-30'undan sorumludur.Mutacije v protoonkogenu K-ras so vzrok za nastanek 10–30 % pljučnih adenokarcinomov.
Mutazz onları saraydaki çalışma odasına konuşma için çağırdı.Gonzaga jih je naročil za več sob v palači.
Baba Tahir-i Uryan 11. yüzyılda yaşamış İranlı mutasavvıf, şair.V mestu je pokopan tudi Baba Tahir, iranski pesnik iz 11. stoletja.
Ancak Ruslarla da iki yıllık bir ateşkes üzerinde mutabakata varıldı.Rusi so s Švedi sklenili premirje za 20 let.
Halife Mutasım bundan haberdar olmadan Ekim 841'de hasta olup 5 Ocak 842'de öldü.Kalif Al Mutazim je oktobra 841 zbolel in 5. januarja 841 umrl.
Bunun sonucu mutasyonlar meydana gelir.S tem se je dobilo končno obliko permutacije.
Son zamanlarda yapılan çalışmalarla kitabın yazarının bir kadın olduğu konusunda mutabakata varılmıştır.Že odkar se je Celestina prvič pojavila se postavljajo vprašanja v zvezi z avtorjem in strukturo knjige.
Evliya, islâm âlimi ve mutasavvıf.Jurija, mestnega in cerkvenega zavetnika.
Mutaffifin Suresi (Arapça:سورة المطففين), Kur'an'ın mevcut Mushaflardaki 83. suresidir ve 36 ayetten oluşur.Goljufi (arabsko Al-Mutaffifin) je 83. sura (poglavje) v Koranu, ki jo sestavlja 36 ajatov (verzov).
Bu genin mutasyonu farelerde epilepsi ile ilgilidir.Genska terapija se proučuje za nekatere vrste epilepsije.
Bunun sonucu mutasyonlar meydana gelir.Tai naujos mutacijos rezultatas.
Mutasyonlar DNA ikileşmesi sırasında meydana gelen hatalar veya mutajenlerden kaynaklanır.Mutacijos atsiranda dėl DNR replikacijos klaidų arba nuo mutageno poveikio.
Aileden hiç kimse başta bu mutantın tekerin patlamasına neden olduğunu bilmemektedir.Nežinia, kam pirmajam šovė į galvą mintis įkurti šį muziejų.
Mutasyonlar, genel olarak germ hattı mutasyonları ve somatik mutasyonlar olmak üzere ikiye ayrılır.Mutacijų skaičius yra tiesiogiai proporcingas mutagenų dozei.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Genetikai dar neaptiko mutavusių šio viruso formų.
Diğer tip mutasyonlar, bazen daha önce kodlanmamış DNA'dan yeni genler oluşturur.Teist tüüpi mutatsioonid tekitavad aeg-ajalt uusi geene sinna, kus varem oli mittekodeeriv DNA.
Çeşitli sancaklarda mutasarrıflık görevlerinde bulunmuştur.Ta vastandub mitmes mõttes muumitrollidele.
Fakir ve mutaçlara yardım eder kendisini de fakir bir kul olarak görürdü.Samuti rõhutute ja melanhoolsetena kujutas ta vaeseid taluinimesi.
Mutasyonu ona üstün bir telepati ve telekinezi yeteneği vermiştir.Demonstreeris oma üleloomulikke võimeid telekineesis ja telepaatias.
1909 yılında ise tekrar Mutasarrıflığa dönüştürüldü.1909. aastal ülendati ta viitseadmiraliks.
Bu, silinme tipi bir mutasyon olarak düşünülebilir.Seda võib pidada teatud sorti liigisiseseks sümbioosiks.
Mutasyonu meydana getiren aracılara "mutajenik faktör" denir.Mutatsioonide teket nimetatakse mutageneesiks.
Bu dönemde de Godzilla mutant canavarlarla savaştı.Fujimori võitles tol ajal kommunistidest geriljade vastu.
22 yaşımdayken işten eve geldim, köpeğime tasmasını taktım ve mutat koşuma çıktım.Da jeg var 22 år, kom jeg hjem fra arbejde, satte min hund i snor og tog afsted på min sædvanlige løbetur.
22 yaşımdayken işten eve geldim, köpeğime tasmasını taktım ve mutat koşuma çıktım.Gdy miałam 22 lata, pewnego dnia wróciłam z pracy do domu, założyłam psu smycz i jak zwykle poszłam pobiegać.
22 yaşımdayken işten eve geldim, köpeğime tasmasını taktım ve mutat koşuma çıktım.Khi tôi 22 tuổi tôi đi làm về, buộc dây con chó của tôi và chạy bộ như thường lệ
22 yaşımdayken işten eve geldim, köpeğime tasmasını taktım ve mutat koşuma çıktım.제가 스물두살이 되던 해에, 일을 마치고 집에 와서, 제 애완견 목에 줄을 채우고 늘상하던 조깅을 하러 갔지요.
22 yaşımdayken işten eve geldim, köpeğime tasmasını taktım ve mutat koşuma çıktım.Pe când aveam 22 de ani, am venit de la serviciu, am pus lesa câinelui şi am ieşit să alerg, ca de obicei.
22 yaşımdayken işten eve geldim, köpeğime tasmasını taktım ve mutat koşuma çıktım.Когда мне было 22, я пришла домой с работы, надела ошейник на свою собаку и пошла бегать, как обычно.
22 yaşımdayken işten eve geldim, köpeğime tasmasını taktım ve mutat koşuma çıktım.כשהייתי בת 22, חזרתי הביתה מהעבודה, קשרתי לכלבה שלי את הרצועה, ויצאתי לריצה היומית שלי.
22 yaşımdayken işten eve geldim, köpeğime tasmasını taktım ve mutat koşuma çıktım.عنما كنت في الثانية والعشرين، جئت من عملي ووضعت رسن كلبتى وذهبت لممارسة الجري كالمعتاد.
22 yaşımdayken işten eve geldim, köpeğime tasmasını taktım ve mutat koşuma çıktım.仕事から帰り、犬と一緒に ランニングに行くところでした。 その時はまだ、私の人生が永遠に
5.Uzmanlaşmışmahkemeler, kendi Usul Kurallarını, Adalet Divanıile mutabakat halinde oluştururlar.5.Špecializované súdy si stanovia svoje rokovacie poriadky po dohode so Súdnym dvorom.
5.Uzmanlaşmışmahkemeler, kendi Usul Kurallarını, Adalet Divanıile mutabakat halinde oluştururlar.5.Tribunalele specializate îşi adoptăregulamentul de procedurăîn acord cu Curtea de Justiţie.
5.Uzmanlaşmışmahkemeler, kendi Usul Kurallarını, Adalet Divanıile mutabakat halinde oluştururlar.Retten fastsætter med Europa-Domstolens tiltrædelse sit procesreglement.
5.Uzmanlaşmışmahkemeler, kendi Usul Kurallarını, Adalet Divanıile mutabakat halinde oluştururlar.Sąd ustanawia swój regulamin proceduralny w porozumieniu z Europejskim Trybunałem Sprawiedliwości.
5.Uzmanlaşmışmahkemeler, kendi Usul Kurallarını, Adalet Divanıile mutabakat halinde oluştururlar.Skliče ga njegov predsednik na zahtevo Evropskega parlamenta, Sveta ministrov ali Komisije.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.Evidemment, seulement un changement qui se passe d'un mutation aléatoire.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.Het is duidelijk, dat het een verandering is dat kon ontstaan door een willekeurige mutatie.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.Jelas saja, hanya satu perubahan yang terjadi dari mutasi acak.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.당연하겠지만, 이는 임의의 돌연변이에 의한 하나의 변화입니다.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.Natürlich, entsteht nur eine Veränderung durch eine zufällige Mutation.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.Obviamente, apenas uma mudança que acontece a partir de uma mutação aleatória.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.Obviamente, sólo un cambio que ocurre de una mutación aleatoria.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.Oczywiście, taka zmiana może wynikać z losowej mutacji.
Açıkçası, sadece bir değişiklik olur. rastgele bir mutasyon.Ovviamente, solo un cambiamento che nasce da una mutazione casuale.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod