Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.Тогава Моисей отдели от града оттатък* Иордан към изгрева на слънцето,
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.Тогда отделил Моисей три города по эту сторону Иордана на восток солнца,
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.אז יבדיל משה שלש ערים בעבר הירדן מזרחה שמש׃
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.حينئذ افرز موسى ثلاث مدن في عبر الاردن نحو شروق الشمس
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.那 時 摩 西 在 約 但 河 東 、 向 日 出 之 地 、 分 定 三 座 城
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.那 時 摩西 在 約但 河東 、 向日 出 之地 、 分 定 三 座 城
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,A Hospodin riekol Mojžišovi: Vyjdi hore na tento vrch Abárim a vidz zem, ktorú som dal synom Izraelovým.
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,Depois disse o Senhor a Moisés: sobe a este monte de Abarim, e vê a terra que tenho dado aos filhos de Israel.
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,Il Signore disse a Mosè: «Sali su questo monte degli Abarim e contempla il paese che io dò agli Israeliti
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,In GOSPOD veli Mojzesu: Pojdi na to goro Abarim, in oglej ž nje deželo, ki sem jo dal sinovom Izraelovim.
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,Jehovah dijo a Moisés: --Sube a este monte de Abarim y mira la tierra que he dado a los hijos de Israel
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,여호와께서 모세에게 이르시되 너는 이 아바림산에 올라가서 내가 이스라엘 자손에게 준 땅을 바라보라
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,Monda azután az Úr Mózesnek: Menj fel az Abarim hegyére, és lásd meg a földet, a melyet Izráel fiainak adtam.
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,Og HERREN sagde til Moses: "Stig op på Åbarimbjerget her og se ud over Landet, som jeg vil give Israeliterne.
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,Potem rzekł Pan do Mojżesza: Wstąp na tę górę Abarym, a oglądaj ziemię, którąm dał synom Izraelskim.
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,Řekl také Hospodin Mojžíšovi: Vstup na horu tuto Abarim, a spatř zemi, kterouž jsem dal synům Izraelským.
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,Siden sa Herren til Moses: Stig op på Abarim-fjellet her og se utover landet som jeg har gitt Israels barn!
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,И сказал Господь Моисею: взойди на сию гору Аварим, и посмотри на землю, которую Я даю сынам Израилевым;
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,ויאמר יהוה אל משה עלה אל הר העברים הזה וראה את הארץ אשר נתתי לבני ישראל׃
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,وقال الرب لموسى اصعد الى جبل عباريم هذا وانظر الارض التي اعطيت بني اسرائيل.
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,耶 和 華 對 摩 西 說 、 你 上 這 亞 巴 琳 山 、 觀 看 我 所 賜 給 以 色 列 人 的 地
Bundan sonra RAB Musaya, ‹‹Haavarim dağlık bölgesine çık, İsraillilere vereceğim ülkeye bak›› dedi,耶和華 對 摩西說 、 你 上 這亞 巴琳山 、 觀看 我 所 賜給 以色列人 的 地
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Cînd a auzit Moise lucrul acesta, a căzut cu faţa la pămînt.
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Co gdy usłyszał Mojżesz, upadł na oblicze swoje,
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Cuando Moisés lo oyó, se postró sobre su rostro
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Da das Mose hörte, fiel er auf sein Angesicht
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Da Moses hørte det, faldt han på sit Ansigt.
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Da Moses hørte disse ord, falt han på sitt ansikt.
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.És mikor hallá ezt Mózes, arczra borula,
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.In ko Mojzes to sliši, pade na obraz svoj.
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Keď to počul Mojžiš, padol na svoju tvár
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.모세가 듣고 엎드렸다가
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Kun Mooses sen kuuli, lankesi hän kasvoillensa.
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Mendengar itu, Musa sujud di tanah dan berdoa kepada TUHAN
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Môi-se nghe điều đó , bèn sấp_mặt xuống đất ,
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Môi-se nghe điều đó, bèn sấp mặt xuống đất,
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.När Mose hörde detta, föll han ned på sitt ansikte.
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Quand Moïse eut entendu cela, il tomba sur son visage.
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Quando Moisés ouviu isso, caiu com o rosto em terra;
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Quando Mosè ebbe udito questo, si prostrò con la faccia a terra
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Toen Mozes dit hoorde, wierp hij zich met zijn gezicht op de grond.
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.To když uslyšel Mojžíš, padl na tvář svou,
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Ακουσας δε ο Μωυσης επεσε κατα προσωπον αυτου
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.А Моисей, като чу това, падна на лицето си,
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Моисей, услышав это, пал на лице свое
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.וישמע משה ויפל על פניו׃
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.فلما سمع موسى سقط على وجهه.
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.摩 西 聽 見 這 話 就 俯 伏 在 地
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.摩西 聽見 這話 就 俯伏 在 地
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Aláméne azért Mózes a néphez, és megmondá nékik.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Da steg Moses ned til folket og sa det til dem.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Da steg Moses ned til Folket og sagde det til dem.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Então Moisés desceu ao povo, e disse-lhes isso.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Entonces Moisés descendió al encuentro del pueblo y se lo dijo
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.In Mojzes je prišel doli k ljudstvu in jim povedal.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.I sešel Mojžíš k lidu, a to jim oznámil.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Ja Mooses astui alas kansan luo ja sanoi heille tämän.
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.모세가 백성에게 내려가서 그들에게 고하니라
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Lalu turunlah Musa menemui bangsa itu dan disampaikannya pesan TUHAN kepada mereka
Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.Moïse descendit vers le peuple, et lui dit ces choses.