Ana içeriğe geç
Sözlük

musa ile cümle

musa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Böylece topluluk adamı ordugahın dışına çıkardı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, onu taşlayarak öldürdüler.Så førte hele menigheten ham utenfor leiren og stenet ham, så han døde, således som Herren hadde befalt Moses.
Böylece topluluk adamı ordugahın dışına çıkardı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, onu taşlayarak öldürdüler.Toată adunarea l -a scos afară din tabără şi l -a ucis cu pietre; şi a murit, cum poruncise lui Moise Domnul.
Böylece topluluk adamı ordugahın dışına çıkardı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, onu taşlayarak öldürdüler.Toute l`assemblée le fit sortir du camp et le lapida, et il mourut, comme l`Éternel l`avait ordonné à Moïse.
Böylece topluluk adamı ordugahın dışına çıkardı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, onu taşlayarak öldürdüler.Vtedy ho vyviedli, celá obec, von za tábor a ukameňovali ho, aj zomrel, tak ako prikázal Hospodin Mojžišovi.
Böylece topluluk adamı ordugahın dışına çıkardı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, onu taşlayarak öldürdüler.Zij brachten hem buiten het kamp en doodden hem, zoals de HERE had opgedragen.
Böylece topluluk adamı ordugahın dışına çıkardı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, onu taşlayarak öldürdüler.И вывело его все общество вон из стана, и побили его камнями, и онумер, как повелел Господь Моисею.
Böylece topluluk adamı ordugahın dışına çıkardı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, onu taşlayarak öldürdüler.ויציאו אתו כל העדה אל מחוץ למחנה וירגמו אתו באבנים וימת כאשר צוה יהוה את משה׃
Böylece topluluk adamı ordugahın dışına çıkardı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, onu taşlayarak öldürdüler.فاخرجه كل الجماعة الى خارج المحلّة ورجموه بحجارة فمات كما امر الرب موسى
Böylece topluluk adamı ordugahın dışına çıkardı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, onu taşlayarak öldürdüler.於 是 全 會 眾 將 他 帶 到 營 外 、 用 石 頭 打 死 他 、 是 照 耶 和 華 所 吩 咐 摩 西 的
Böylece topluluk adamı ordugahın dışına çıkardı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, onu taşlayarak öldürdüler.於是 全 會眾將 他 帶到 營外 、 用石 頭 打死 他 、 是 照 耶和華 所 吩咐 摩西 的
Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.Ce bâton représente trois choses qui concernent la vie de Moïse.
Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.Chiếc gậy này đại diện cho 3 điều về cuộc đời của Moses.
Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.De staf vertegenwoordigt drie dingen in Mozes zijn leven.
Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.Dieser Stab steht für drei Dinge in Moses' Leben.
Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.Este cayado representaba tres cosas acerca de la vida de Moisés.
Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.Ez a bot három dolgot fejezett ki Mózes életéről.
Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.이 지팡이는 모세의 삶에서 세 가지를 대표하고 있습니다.
Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.Questo bastone rappresentava tre cose nella vita di Mosè.
Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.Tahle hůl označuje tři věci v Mojžíšově životě.
Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.Ta laska reprezentowała trzy rzeczy z życia Mojżesza.
Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.Táto palica označuje 3 veci v Mojžišovom živote.
Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.Toiagul reprezenta trei lucruri despre viaţa lui Moise.
Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.Tongkat ini mewakili tiga hal dalam hidup Musa.
Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.Η ράβδος αντιπροσωπεύει τρία πράγματα για τη ζωή του Μωυσή.
Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.Тази тояга представлява 3 неща за живота на Мойсей.
Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.Цей костур зображав три речі про життя Мойсея.
Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.Этот посох представляет три составляющие жизни Моисея.
Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.המטה יצג שלושה דברים בחיי משה.
Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.هذه العصا مثلت ثلاثة أشياء حول حياة موسى.
Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.第1に彼が何であるかを表します
Bugün de Musanın beni gönderdiği günkü kadar güçlüyüm. O günkü gibi hâlâ savaşa gidip gelecek güçteyim.모세가 나를 보내던 날과 같이 오늘날 오히려 강건하니 나의 힘이 그때나 이제나 일반이라 싸움에나 출입에 감당할 수 있사온즉
Bugün de Musanın beni gönderdiği günkü kadar güçlüyüm. O günkü gibi hâlâ savaşa gidip gelecek güçteyim.עודני היום חזק כאשר ביום שלח אותי משה ככחי אז וככחי עתה למלחמה ולצאת ולבוא׃
Bugün de Musanın beni gönderdiği günkü kadar güçlüyüm. O günkü gibi hâlâ savaşa gidip gelecek güçteyim.فلم ازل اليوم متشددا كما في يوم ارسلني موسى. كما كانت قوتي حينئذ هكذا قوتي الآن للحرب وللخروج وللدخول.
Bugün de Musanın beni gönderdiği günkü kadar güçlüyüm. O günkü gibi hâlâ savaşa gidip gelecek güçteyim.我 還 是 強 壯 、 像 摩 西 打 發 我 去 的 那 天 一 樣 . 無 論 是 爭 戰 、 是 出 入 、 我 的 力 量 那 時 如 何 、 現 在 還 是 如 何
Bugün de Musanın beni gönderdiği günkü kadar güçlüyüm. O günkü gibi hâlâ savaşa gidip gelecek güçteyim.我 還是 強壯 、 像 摩西 打發 我 去 的 那 天 一 樣 . 無論 是 爭戰 、 是 出入 、 我 的 力量 那 時 如何 、 現在還 是 如何
Bundan sonra Kâhin Elazar, savaştan dönen askerlere, ‹‹RABbin Musaya buyurduğu yasanın kuralı şudur›› dedi,제사장 엘르아살이 싸움에 나갔던 군인들에게 이르되 이는 여호와께서 모세에게 명하신 법률이니라
Bundan sonra Kâhin Elazar, savaştan dönen askerlere, ‹‹RABbin Musaya buyurduğu yasanın kuralı şudur›› dedi,ויאמר אלעזר הכהן אל אנשי הצבא הבאים למלחמה זאת חקת התורה אשר צוה יהוה את משה׃
Bundan sonra Kâhin Elazar, savaştan dönen askerlere, ‹‹RABbin Musaya buyurduğu yasanın kuralı şudur›› dedi,وقال العازار الكاهن لرجال الجند الذين ذهبوا للحرب هذه فريضة الشريعة التي امر بها الرب موسى.
Bundan sonra Kâhin Elazar, savaştan dönen askerlere, ‹‹RABbin Musaya buyurduğu yasanın kuralı şudur›› dedi,祭 司 以 利 亞 撒 、 對 打 仗 回 來 的 兵 丁 說 、 耶 和 華 所 吩 咐 摩 西 律 法 中 的 條 例 、 乃 是 這 樣
Bundan sonra Kâhin Elazar, savaştan dönen askerlere, ‹‹RABbin Musaya buyurduğu yasanın kuralı şudur›› dedi,祭司 以利 亞撒 、 對 打仗 回來 的 兵丁說 、 耶和華 所 吩咐 摩西 律法 中 的 條例 、 乃是 這樣
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.Akkor választa Mózes három várost a Jordánon túl napkelet felé;
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.Alors Moïse choisit trois villes de l`autre côté du Jourdain, à l`orient,
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.Atunci Moise a ales trei cetăţi dincoace de Iordan, la răsărit,
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.Da sonderte Mose drei Städte aus jenseit des Jordans, gegen der Sonne Aufgang,
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.Então Moisés separou três cidades além do Jordão, para o nascente,
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.Entonces Moisés apartó tres ciudades al otro lado del Jordán, hacia donde se levanta el sol
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.In quel tempo Mosè scelse tre città oltre il Giordano verso oriente
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.때에 모세가 요단 이편 해 돋는 편에서 세 성읍을 구별하였으니
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.Lalu Musa menunjuk tiga kota di sebelah timur Sungai Yorda
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.Môi-se bèn biệt ra ba cái thành ở bên kia sông Giô-đanh , về hướng mặt_trời mọc ,
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.Môi-se bèn biệt ra ba cái thành ở bên kia sông Giô-đanh, về hướng mặt trời mọc,
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.På den tid skilte Moses ut tre byer på hin side Jordan, på østsiden,
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.På den Tid udskilte Moses tre Byer hinsides Jordan, på den østre Side,
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.Silloin Mooses erotti kolme kaupunkia tuolta puolelta Jordanin, auringon nousun puolelta,
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.Tedaj je oddelil Mojzes tri mesta onostran Jordana, proti solnčnemu vzhodu,
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.Tedy oddzielił Mojżesz trzy miasta z tej strony Jordanu na wschód słońca.
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.Tehdy oddělil Mojžíš tři města před Jordánem k východu slunce.
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.Vid denna tid avskilde Mose tre städer på andra sidan Jordan, på östra sidan,
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.Vtedy oddelil Mojžiš tri mestá za Jordánom, na východe slnka,
Bundan sonra Musa Şeria Irmağının doğusunda üç kent ayırdı.Τοτε ο Μωυσης εξεχωρισε τρεις πολεις εντευθεν του Ιορδανου προς ανατολας ηλιου
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod