Ana içeriğe geç
Sözlük

mum ile cümle

mum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.Przyznam, że w żadnym nosie niczego takiego nie znajdziemy.
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.Şi e corect să spunem că dacă privim în nasul cuiva e improbabil să vezi ceva similar.
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.Và đúng là nếu nhìn lên mũi của người khác các bạn sẽ không thể thấy thứ gì giống cái này.
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.Και μπορώ να πω ότι αν κοιτάξετε μέσα στη μύτη κάποιου, μάλλον δεν θα δείτε κάτι που να μοιάζει με αυτό.
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.И е честно да се каже, че ако погледнеш в нечий нос, не е вероятно да видиш нищо подобно на това.
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.Честно говоря, если вы осмотрите человеческий нос, вы не сможете там найти что-либо вроде этого.
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.והגיוני לומר שאם תסתכלו באף של מישהו כנראה שלא תראו משהו דומה לזה.
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.ومن الإنصاف القول أنه إن نظرنا داخل أنف أحدهم من غير المرجح أن نرى ما يشبه هذا.
Ve sunu soylemek makul ki eger birinin burnuna bakarsaniz, buna benzeyen birsey gormeniz mumkun degildir.こんなようなものはないに決まっています これがこの説の主な難点です
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.Anda mengubahnya. Anda membuat lilin, dan seterusnya. dan seterusnya.
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.Clarificam-na. Fazem uma vela, etc, etc.
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.Du afsmelter det. Du laver et lys, osv., osv.
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.Je braadt het uit. Je maakt een kaars, enz. enz.
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.Kiolvasztjuk, gyertyát készítünk belőle, stb.
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.지방을 녹여 정제할 것이고, 등등을 통해 여러분은 양초를 만들 것입니다.
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.La purifican. Hacen una vela, etc., etc.
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.Lo lavorate. Ci fate una candela, eccetera.
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.Našli byste ovci. Zabili byste jí. Získali byste z ní tuk.
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.Nấu chảy ra để làm nến v.v...
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.O topiți. Faceți o lumânare etc. etc.
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.Robisz świeczkę itd, itd.
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.Sie lassen es aus. Sie machen eine Kerze daraus, etc., etc..
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.Uškvaríte ho. Vyrobíte si sviečku a podobne.
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.Vous la transformez. Vous faites une bougie, etc etc
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.Το λιώνετε. Φτιάχνετε ένα κερί, κ.λπ. κ.λπ.
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.Претопявате я. Правите си свещ и т.н. и т.н.
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.Теперь растопите его. Сделайте свечу, и т.д. и т.п.
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.אתם מעבדים אותו, אתם עושים נר וכן הלאה.
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.تعالجه معالجة خاصة . يمكنك أن تصنع شمعة , غيرها .
Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb.どれだけ時間がかかることでしょう?相当なものです
Yakında olsanız dahi mumları perdelere yakın bir yerde yakmayın.Älä polta kynttilöitä esimerkiksi verhojen lähellä edes silloin, kun olet itse paikalla.
Yakında olsanız dahi mumları perdelere yakın bir yerde yakmayın.Ne laisser pas brûler pas des bougies, par exemple près des rideaux, même si vous vous trouvez sur place.
Yakında olsanız dahi mumları perdelere yakın bir yerde yakmayın.No encienda velas, por ejemplo, cerca de las cortinas, ni siquiera estando presente.
Yakında olsanız dahi mumları perdelere yakın bir yerde yakmayın.Tänd inte ljus i närheten av till exempel gardinerna, ens om du själv är i rummet.
Yakında olsanız dahi mumları perdelere yakın bir yerde yakmayın.Не ставьте зажжённые свечи вблизи занавесок, даже если они находятся под вашим присмотром.
Yakında olsanız dahi mumları perdelere yakın bir yerde yakmayın.لا تشعل الشموع على سبيل المثال بالقرب من الستائر، ولا حتى عندما تكون حاضراً في المكان.
Yine de mumkun olan en iyi cevap ile cevaplamaya calisin.Incearca totusi sa raspunzi folosind cel mai bun raspuns posibil.
Yine de mumkun olan en iyi cevap ile cevaplamaya calisin.Intenta encontrar le mejor respuesta posible.
Yine de mumkun olan en iyi cevap ile cevaplamaya calisin.Mais essaye de répondre avec la meilleure réponse possible.
Yine de mumkun olan en iyi cevap ile cevaplamaya calisin.Mégis próbálj meg a legjobban válaszolni.
Yine de mumkun olan en iyi cevap ile cevaplamaya calisin.Probeer echter het beste antwoord te geven.
Yine de mumkun olan en iyi cevap ile cevaplamaya calisin.Provare a rispondere con le migliori affermazioni.
Yine de mumkun olan en iyi cevap ile cevaplamaya calisin.Tenta dar a tua melhor resposta!
Yine de mumkun olan en iyi cevap ile cevaplamaya calisin.Tuy nhiên, bạn hãy cố tìm ra câu trả lời có khả năng đúng cao nhất.
Yine de mumkun olan en iyi cevap ile cevaplamaya calisin.Versuche trotzdem, mit der bestmöglichen Antwort zu antworten.
Yine de mumkun olan en iyi cevap ile cevaplamaya calisin.Yritä vastata parhaalla vastauksella.
Yine de mumkun olan en iyi cevap ile cevaplamaya calisin.Но ти се опитай да отговориш по най-добрият начин.
Yine de mumkun olan en iyi cevap ile cevaplamaya calisin.Попробуй выбрать наиболее подходящие.
Yine de mumkun olan en iyi cevap ile cevaplamaya calisin.נסו להשיב את התשובה האפשרית הנכונה ביותר
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.A Jozef zomrel, keď mu bolo sto desať rokov, a nabalzamovali ho, a bol vložený do rakvi v Egypte.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.Assim morreu José, tendo cento e dez anos de idade; e o embalsamaram e o puseram num caixão no Egito.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.És meghala József száz tíz esztendõs korában, és bebalzsamozák, és koporsóba tevék Égyiptomban.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.Iosif a murit, în vîrstă de o sută zece ani. L-au îmbălsămat, şi l-au pus într'un sicriu în Egipt
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.I umarł Józef, mając sto i dziesięć lat; którego namazawszy wonnemi maściami, włożono do trumny w Egipcie.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.I umřel Jozef, když byl ve stu a v desíti letech; a pomazán jsa vonnými věcmi, vložen jest do truhly v Egyptě.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.Josef døde 110 År gammel, og man balsamerede ham og lagde ham i Kiste i Ægypten.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.José murió a la edad de 110 años, y lo embalsamaron y lo pusieron en un ataúd en Egipto
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.Joseph mourut, âgé de cent dix ans. On l`embauma, et on le mit dans un cercueil en Égypte.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.요셉이 일백십세에 죽으매 그들이 그의 몸에 향 재료를 넣고 애굽에서 입관하였더라
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.Nato umre Jožef, star sto in deset let; in ko so ga pomazilili z dišavami, je bil položen v rakev v Egiptu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod