Mum problemi.Problema lumânării.
Mum problemi.Questo è il problema della candela.
Mum problemi.Teka-teki lilin.
Mum problemi.Tolik úloha se svíčkou.
Mum problemi.Toľko úloha so sviečkou.
Mum problemi.Và đó là câu đố về cây nến.
Mum problemi.Το πρόβλημα του κεριού.
Mum problemi.Вот она - "загадка свечи".
Mum problemi.Задачата за свеща.
Mum problemi.Ось вона - "загадка свічки".
Mum problemi.כמשטח עבור הנר. בעיית הנר.
Mum problemi.وهي منصّة للشمعة. هاهو لغز الشمعة.
Mum problemi.次にサム グラックスバーグという科学者が
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir.Ataşaţi lumânarea la perete astfel încât ceara să nu picure pe masă.
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir. Aynı şey.Anexar a vela à parede para que a cera não pingue para mesa.
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir.Bringen Sie die Kerze an der Wand an, so dass der Wachs nicht auf den Tisch tropft.
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir.Fije la vela a la pared de tal forma que la cera no gotee sobre la mesa.
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir.Fissate la candela al muro in maniera che la cera non coli sul tavolo.
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir.Fixez la bougie au mur de façon à ce que la cire ne coule pas sur la table.
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir.Gắn cây nến lên tường sao cho sáp không chảy xuống mặt bàn.
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir.Kiinnitä kynttilä seinään ilman, että steariini valuu pöydälle.
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir.촛농이 테이블에 떨어지지 않도록 하십시오.
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir.Pasang lilinnya ke tembok tapi tetesannya tak boleh jatuh ke meja.
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir.Připevnit svíčku ke stěně tak, aby vosk nekapal na stůl.
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir.Pripevniť sviečku ku stene tak, aby vosk nekvapkal na stôl.
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir.[Problem świecy] Przymocuj świecę do ściany, żeby wosk nie kapał na stół.
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir.Rögzítse a gyertyát a falra, hogy a viasz ne csöpögjön az asztalra.
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir.Sæt lyset fast på væggen så voksen ikke drypper ned på bordet.
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir.Στερεώστε το κερί στον τοίχο ώστε να μην στάζει στο τραπέζι.
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir.Прикрепете свещта към стената, така че восъкът да не капе по масата.
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir."Прикрепите свечу к стене, чтобы воск не капал на стол."
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir."Прикріпіть свічку до стіни в такий спосіб, щоб віск не капав на стіл."
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir.ثبتوا الشمعة علـى الجدار بحيث لا ينقط الشمع على الطاولة.
Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir.条件は同じ あなたたちは平均時間を計ります
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Ca şi cum cel care îşi aprinde lumânarea de la a mea primeşte lumină fără să mă întunece."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Comme celui qui allume sa chandelle avec la mienne reçoit la lumière sans m'assombrir."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Del mismo modo que quien enciende su vela con la llama de la mía recibe luz sin dejarme en la oscuridad.
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Han som tänder sitt ljus vid mitt får ljus utan att förmörkna mig."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.나의 아이디어로 자신의 촛불을 켜는 사람은 빛을 얻으면서도 나를 어둡게하지 않는다."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Mint ahogy, aki tőlem gyújtja meg gyertyáját fényt kap anélkül hogy engem elsötétítene.
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını."Quem acende a sua vela com a minha "recebe luz sem me fazer sombra".
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Seperti seseorang yang menyalakan lilinnya dari lilin saya menerima cahaya tanpa menggelapkan saya.
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Som ham der tænder sit lys ved mit modtager lys uden at svække lyset fra mit."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Tak jako ten, kdo od mé svíce světlo zažehne, má světlo, aniž by mě tím o světlo připravil."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Zoals hij die zijn kaars aansteekt met de mijne licht ontvangt zonder mij te verduisteren."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Όπως αυτός που ανάβει το κερί του από το δικό μου λαμβάνει φως χωρίς να με συσκοτίζει.
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Защото той, който запалва свеща си от моята, получава светлина, без да затъмни мен.
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Ибо тот, кто зажигает свечу от моей свечи, принимает свет, но не оставляет меня в темноте."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Так саме, як той, хто запалює свою свічку від моєї, отримує світло, не занурюючи мене у темряву".
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.בדומה לאדם המדליק את נרו בנר שלי. הוא נהנה מאור, ואורי אינו חסר."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.كَالَّذِي يُضِيءُ شمعته مني يحصل علي النور دُونِ أَن يقلل من نوري.
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.私のロウソクを暗くすることなく火を得るように」 少し違う言い方をすると、
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.A múmiák nagyon jó információforrások, de földrajzilag nagyon behatároltak és időben is.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.미이라는 아주 훌륭한 정보 자원입니다. 하지만 미이라가 있는 지리적이고 시간적인 제약이 있죠.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.Mumi adalah sumber informasi yang luar biasa namun jumlahnya terbatas secara geografis dan waktu.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.Mumie są świetne, ale ograniczone do jednego obszaru geograficznego i ograniczone w czasie.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.Mumiile sunt o sursă grozavă de informație, doar că sunt limitate geografic și limitate în timp de asemenea.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.Skvělým zdrojem informací jsou mumie, ale jsou velmi omezeny geograficky a také časově.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.Xác ướp là một nguồn thông tin đáng giá nhưng chúng bị giới hạn rất lớn về mặt địa lý, cũng như là thời gian.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.Мумии — вот превосходный источник информации, но они ограничены по географии, а также ограничены по времени.