Bunun muhteşem olduğunu düşünüyordum.Tôi đã nghĩ điều đó thật tuyệt.
Bunun muhteşem olduğunu düşünüyordum.Y pensé que era algo "cool".
Bunun muhteşem olduğunu düşünüyordum.Μου φάνηκε πολύ ωραίο!
Bunun muhteşem olduğunu düşünüyordum.И я подумал - круто.
Bunun muhteşem olduğunu düşünüyordum.І я гадав, що це було ніби круто.
Bunun muhteşem olduğunu düşünüyordum.Според мен това беше страхотно.
Bunun muhteşem olduğunu düşünüyordum.ואני חשבתי שזה די מגניב
Bunun muhteşem olduğunu düşünüyordum.والذي كنت اعتبره امرا رائعاً ..
Bunun muhteşem olduğunu düşünüyordum.奇妙なことに 30年後 私たちは「1-800-GOT-JUNK?」という
Bunun o muhteşem elbiseyi ilk defa giyişi olup olmadığını bilmek istiyorum.Eu vreau sa stiu daca acum e pentru prima data cand ea a purtat acesta rochie fabuloasa.
Bunun o muhteşem elbiseyi ilk defa giyişi olup olmadığını bilmek istiyorum.Jaký byl jeho účel? Zajímalo by mě, jestli má ty krásné šaty na sobě poprvé.
Bunun o muhteşem elbiseyi ilk defa giyişi olup olmadığını bilmek istiyorum.Я хочу знати, чи це був перший раз, коли вона вдягла цю неймовірну сукню.
Bunun sonucunda ise tüm o besinler, muhteşem ançuez çiftliklerini,그것의 결과는 캘리포니아, 페루,어느곳에나 있는 정어리들의 거대한 멸치 어장의
Bunun sonucunda ise tüm o besinler, muhteşem ançuez çiftliklerini,Последствие этого - все питательные вещества питающие анчоветное рыболовство,
Bunun sonucunda ise tüm o besinler, muhteşem ançuez çiftliklerini,התוצאה של זה היא שכל החומרים המזינים האלה שמזינים את אזורי הדיג של ה"אנשובטה",
Bunun sonucunda ise tüm o besinler, muhteşem ançuez çiftliklerini,ونتيجة لذلك هو جميع المواد الغذائية ]دعم مهنة صيد السمك الكبيرة
Bunun sonucunda ise tüm o besinler, muhteşem ançuez çiftliklerini,これらすべての栄養素が カタクチイワシ漁に影響を及ぼします カリフォルニアのイワシ
Bunun yanı sıra, top muhteşem bir nüfuza ve düzgün kavisli açılara sahiptir.Aparte, el cañón tiene una gran capacidad de penetración y un buen ángulo vertical.
Bunun yanı sıra, top muhteşem bir nüfuza ve düzgün kavisli açılara sahiptir.Działo T71 cechuje się świetnym potencjałem penetracji oraz dużym zakresem pionowego wychyłu.
Bunun yanı sıra, top muhteşem bir nüfuza ve düzgün kavisli açılara sahiptir.En outre, le canon possède une excellente pénétration ainsi que de bons angles d'élévation d'arc.
Bunun yanı sıra, top muhteşem bir nüfuza ve düzgün kavisli açılara sahiptir.Kromě toho se dělo vyznačuje vynikající průbojností a dobrým náměrem.
Bunun yanı sıra, top muhteşem bir nüfuza ve düzgün kavisli açılara sahiptir.Zudem hat das Geschütz eine hohe Durchschlagskraft und ordentliche Neigungswinkel.
Bunu yaparak, bazı muhteşem bulgulara ulaştık.Dabei haben wir einige erstaunliche Entdeckungen gemacht.
Bunu yaparak, bazı muhteşem bulgulara ulaştık.Door dit te doen, hebben we enkele ongelooflijke ontdekkingen gedaan.
Bunu yaparak, bazı muhteşem bulgulara ulaştık.E facendo questo, abbiamo fatto delle incredibili scoperte.
Bunu yaparak, bazı muhteşem bulgulara ulaştık.Et en faisant ainsi, nous avons fait des découvertes incroyables.
Bunu yaparak, bazı muhteşem bulgulara ulaştık.Ily módon néhány csodálatos felfedezést tettünk.
Bunu yaparak, bazı muhteşem bulgulara ulaştık.I oto w ten sposób dokonaliśmy kilku zadziwiających odkryć.
Bunu yaparak, bazı muhteşem bulgulara ulaştık.우리는 이 연구를 진행하면서 몇 가지 놀라운 사실을 발견했습니다.
Bunu yaparak, bazı muhteşem bulgulara ulaştık.Şi făcând asta, am făcut câteva descoperiri uimitoare.
Bunu yaparak, bazı muhteşem bulgulara ulaştık.Y con ello, hemos hecho algunos descubrimientos sorprendentes.
Bunu yaparak, bazı muhteşem bulgulara ulaştık.В результате этого процесса, мы сделали несколько удивительных открытий.
Bunu yaparak, bazı muhteşem bulgulara ulaştık.Вършейки това, направихме някои изумителни открития.
Bunu yaparak, bazı muhteşem bulgulara ulaştık.וע"י כך הגענו לכמה תגליות מדהימות.
Bunu yaparak, bazı muhteşem bulgulara ulaştık.وبالقيام بهذا، حققنا بعض الإكتشافات المذهلة.
Bunu yaparak, bazı muhteşem bulgulara ulaştık.びっくりするような発見をしました たとえば われわれの目にある視色素は
Bu oldukça muhteşem ve güçlü bir deneyimdi.A to bylo opravdu úžasné a působivé.
Bu oldukça muhteşem ve güçlü bir deneyimdi.C'était plutôt incroyable, et puissant.
Bu oldukça muhteşem ve güçlü bir deneyimdi.في الحقيقة كان ذلك رائعا وقويا
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.A účel, samotná podstata hudebního vystoupení, je produkovat dokonalou hudbu.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Celem, istotą występu muzycznego jest tworzenie doskonałej muzyki.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Dan intinya, sifat dasar, dari pertunjukan musik adalah menghasilkan musik yang bagus.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Ed il punto, la natura essenziale della performance musicale è di produrre musica eccellente.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.En het punt, de essentie, van muzikaal optreden is geweldige muziek maken.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.E o objetivo, a natureza essencial do desempenho musical é produzir música excelente.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.És a célja, a zenei előadás alapvető természete, hogy kiváló zenét produkáljon.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Iar scopul, natura esentiala, a cantatului este de a produce muzica excelenta.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.따라서 연주 행위의 핵심과 본질은 탁월한 음악을 창조하는 것입니다.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.La nature essentielle d'une interprétation musicale est de produire une excellente musique.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Og pointen med, den essentielle natur af musisk præstation er at producere fremragende musik.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Und der Sinn, der eigentliche Charakter, einer musikalischen Darbietung ist es exzellente Musik zu spielen.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Và mục đích chính, căn bản của biểu diễn âm nhạc là tạo ra âm nhạc xuất sắc.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Και ο στόχος, η θεμελιώδης φύση της μουσικής ερμηνείας είναι να παράγει εξαίρετη μουσική.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.А весь смысл, самая сущность исполнения музыки - это сыграть великолепную музыку.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.А смисълът, съществената природа на музикалното изпълнение е да се получава отлична музика.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.והנקודה, המהות הטבעית, של ביצוע מוסיקלי, הוא לייצר מוסיקה משובחת.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.وفي الفكرة، الطبيعة الأساسية، للعرض الموسيقي هو أن تقدم موسيقى ممتازة.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.演奏の本質とは 良い音楽を創造することであり 我々が それから恩恵を得るとしても
Bu ortaklaşa çaba öylesine muhteşemdi ki.Az együttműködés fantasztikus volt.
Bu ortaklaşa çaba öylesine muhteşemdi ki.Cet effort collaboratif était fabuleux.