Muhteşem bir sol ayağı vardı.Tinha um potente golpe de esquerda.
Rolling Stones dergisinin yazarı Peter Travers da; "Ledger'ın muhteşem performansı bir oyunculuk mucizesi.Peter Travers da Rolling Stone também escreveu que "Lawrence é uma espécie de milagre.
Muhteşem Süleyman.O Super Saiyajin.
Önündeki 11 yıl boyunca muhteşem matematikçi olarak hayatının en verimli dönemini geçirdi.Os próximos onze anos como matemático imperial foram os mais produtivos de sua vida.
"Oyunlar muhteşem bir törenle açıldı".«A abertura dos Jogos foi Mágica».
Yedi Samuray filmine verilen ilk isim de "The Magnificent Seven" dı (İngilizce:Muhteşem Yedili).O plano ficou conhecido como Os Sete Magníficos ("Magnificent Seven").
Dış dekorasyonunun çoğu kayboldu, ancak iç mekanın muhteşem mozaikleri, çinileri ve duvar resimleri korundu.Muita da decoração exterior perdeu-se, mas o interior preserva ainda soberbos mosaicos, faianças e murais.
1 Temmuz 2013 tarihinde Chad Kroeger ile Fransa'nın güneyinde muhteşem bir düğünle evlendi.Avril casou com Chad Kroeger em 1 de julho de 2013 na França.
Çünkü o muhteşemdi.E ela foi fantástica.
"Muhteşem Süleyman".«Vendaval Maravilhoso».
"Glorious" (Türkçe: Muhteşem), Alman müzik grubu Cascada tarafından seslendirilen bir şarkı."Miracle" é uma canção trance realizada pelo grupo alemão Cascada.
Kutup ayıları muhteşem yüzücülerdir.Os crocodilianos são excelentes nadadores.
"Rihanna'nın albümüne katkıda bulunduk ve muhteşem şeyler yaptık.Nós nos apresentamos aqui com o álbum Britney, e fizemos uma coisa semelhante.
2011 yapımı Muhteşem Yüzyıl dzisinde.2011 foi o ano de A Montanha Mágica.
Muhteşem Konstantinopolis Kütüphanesi tahrip edildi.De grootse Bibliotheek van Constantinopel werd verwoest.
Muhteşem bir gece olacak."Vanavond is het een heel bijzondere avond."
Dagor Aglareb (Muhteşem Savaş), Noldor’un dönüşünden yaklaşık altmış sene sonra yaşanmıştır.De Dagor Aglareb (Glorieuze Slag) werd 75 jaar na de komst van de Noldor gevochten.
Çünkü o muhteşemdi.Hij was geweldiger.
Öyle muhteşem şeyler yaratmamıştır.Hij verricht echter geen wonderen.
Hikâyesi muhteşem.Een fantastisch verhaal.
Onlar süper-muhteşemler.Ze zijn fantastisch.
O muhteşem bir kadın ve gerçek bir ilham kaynağıydı." şeklinde demeç vermiştir.Voorbeeld: "Jij bent een ongelofelijk knappe meid – je zou een model moeten worden."
1000 Muhteşem Resim.4000 foto's.
San Francisco Chronicle'dan Mick LaSalle ise "Ledger filmin temel taşı ve Joker rolünde muhteşem" dedi.Mick LaSalle van de San Francisco Chronicle noemde de film "Een doordachte, superieure actiefilm".
Özgün adı The Magnificent Seven dır (İngilizce:Muhteşem Yedili).Deze prestatie staat bekend als 'The Magnificent Seven'.
Muhteşem Süleyman.Krachtige Salcionaal.
Muhteşem Gatsby (The Great Gatsby), 1925 tarihli F. Scott Fitzgerald romanı.Een regel van het liedje wordt geciteerd in de roman The Great Gatsby van F. Scott Fitzgerald uit 1925.
Ah bizim bayrak, ne muhteşem bir manzara!De top is kegelvormig, en biedt een fantastisch uitzicht.
Yedi Samuray filmine verilen ilk isim de "The Magnificent Seven" dı (İngilizce:Muhteşem Yedili).De eerste soera met zeven ayat (Al Fatiha, de Opening) wordt de kern van de Koran genoemd.
Kendi deyimiyle muhteşem bir çocukluk geçirmiştir.Hierdoor beleefde hij naar eigen zeggen een verwarrende kindertijd.
Şubat ve Mart ise Heat için muhteşem geçti.In maart en april is de paartijd.
Muhteşem Süleyman (Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan).Hoofdstuk 9 Over de troon van Suleyman (Salomo) en diens sultanaat.
Kraliyet düğünü muhteşem bir olaydı.De koninklijke bruiloft was een prachtige gebeurtenis.
Muhteşem Süleyman.Siostra Sulejmana Wspaniałego.
CNN'den Paul Clinton: "Jolie rolünde muhteşemdi.Prezenter telewizji CNN Paul Clinton napisał, że „Jolie jest doskonała w swojej roli.
1000 Muhteşem Resim.1000 arcydzieł malarstwa.
Aynı sene Muhteşem Yüzyıl dizisine konuk oyuncu olarak katılmış, Monica Teresse karakterini canlandırmıştır.W serialu Wspaniałe stulecie wystąpiła gościnnie w roli Moniki Teresy.
Muhteşem Filmler.Film fabularny.
Milenyuma muhteşem 2 albüm ile giriş yapıyordu.Z Malice Mizer nagrał m.in. 2 albumy.
"Bir saniye, bu muhteşem."Mówiąc jednym słowem, jest niesamowity”.
Muhteşem Zaferler.Sensacyjni zwycięzcy!
Muhteşem bir kayıt oldu!To jest naprawdę słodkie nagranie.
10 Nisan - Muhteşem Gatsby'nin ilk basımı yapıldı.6 kwietnia – ukazało się pierwsze wydanie Gazety Olsztyńskiej.
Ve muhteşem bir gole imza atar.Będę nosiła tę etykietę z dumą.
Bu sayede "muhteşem insan doğasını" anlayabilecekti.Można je rozumieć zatem jako „mąż wspaniałej sławy”.
En muhteşemi de doğdu şehrin takımı Bursaspor'a karşı oynadığı maçtı.Ostatnim pojedynkiem w roli trenera była gra przeciwko Bristol City.
Udzima wa ya Masiwa (Türkçe:Muhteşem Adamızın Birliği), Afrika ada ülkesi Komorlar'ın ulusal marşıdır.Udzima wa ya Masiwa (Unia wielkich wysp) – hymn państwowy Komorów.
Kanunî'nin Tarihçisinden Muhteşem Çağ.Świetne karty przeszłości bojowej.
Muhteşem seneler geçirdi burada.Spędzają razem cudowne chwile.
Daha sonra Huzur Sokağı ve Muhteşem Yüzyıl dizilerinde oynamıştır.Później zagrał m.in. w Pamiętnym lecie i Piotrusiu Panie.
Yazlık kısmının geometrik şekillerle süslenmiş muhteşem bir Ana kapısı vardır.W portalu znajdują się drewniane drzwi zdobione geometrycznie.
Muhteşem kumsal görmeye değerdir.Dzielność morska jachtu określana jest jako znakomita.
CNN'den Paul Clinton: "Jolie rolünde muhteşemdi.CNN skrev: "Jolie är utmärkt i sin roll.
Muhteşem bir gece olacak."Det här är en fantastisk möjlighet."
Dağların eteklerinden tamamen muhteşem bir görünüm görünmektedir.Från bergets topp är utsikten magnifik.
Onlar süper-muhteşemler.De är praktfulla.
Muhteşem kumsal görmeye değerdir.För andra betydelser, se Beautiful Lake.
Muhteşem Konstantinopolis Kütüphanesi tahrip edildi.Det kejserliga biblioteket i Konstantinopel grundas.
"Glorious" (Türkçe: Muhteşem), Alman müzik grubu Cascada tarafından seslendirilen bir şarkı.Glorious är en låt med den tyska musikgruppen Cascada.
Bir süre sonra, gökyüzü Güneş’in ani muhteşemliği ve ani sıcaklığıyla doldu.”Hennes ansikte fyllde själen med värme."