Ana içeriğe geç
Sözlük

muhafazakar ile cümle

muhafazakar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Danimarka Halk Partisi (Danca: Dansk Folkeparti, DF) Danimarka'da muhafazakar bir siyasi partidir.Le Parti populaire conservateur (en danois : Det Konservative Folkeparti) est un parti politique danois.
Gazete, Soğuk Savaş boyunca muhafazakar çizgi izleyen Bağımsızlık Partisi'nden uzak durdu.Le journal est alors proche du Parti de l'indépendance, notamment durant la Guerre froide.
Muhafazakarlar 2010 seçimlerinde en çok sandalye kazanan parti olmuş ancak mutlak çoğunluğu sağlayamamıştır.Le Parti conservateur est arrivé en tête lors des élections de 2010, sans toutefois remporter de majorité.
Fakat muhafazakâr çevreler tarafından hoşgörü ile karşılanmıyordu.Ils furent, cependant, aidés par le gaspillage insouciant de l'Homme.
2001 yılında, kardeşiyle beraber muhafazakar Hak ve Adalet Partisi'ni (Prawo i Sprawiedliwość – PiS) kurdu.En juin 2002 le Comité Bandajevsky pour "le droit à la vérité et à la justice" se constitue.
Gazete, siyasal olarak muhafazakâr ve monarşist yönlere eğilimlidir.En politique, il est monarchiste et conservateur.
Bu fabrikanın normal bira üretmesine ek olarak muhafazakâr Müslümanlara yönelik alkolsüz bira da üretir.Elle produit également de la bière sans alcool pour la clientèle musulmane.
Muhafazakâr görüşün temsilcisi olmuştur.Il défend des points de vue conservateurs.
İlk önce Muhafazakâr, daha sonra Bağımsız olarak, İşçi Partisine katıldı.D'abord indépendant, il se joint aux conservateurs.
Birleşik Rusya (Rusça: Единая Россия; Yedinaya Rossiya), Rusya'da muhafazakar bir siyasi partidir.Russie unie (en russe : Единая Россия, Iédinaïa Rossiïa) est un parti politique russe classé à droite.
Haber geldiğinde, muhafazakar koalisyonun dayanışması çöktü.Quand les nouvelles se confirmèrent, la solidarité entre les conservateurs disparut.
22 Temmuz - Muhafazakar Parti kurucusu 24 kişi veto edildi.Le 22 juillet, le 2e gardes d'honneurs est licencié.
Diğer oğlu Robert Kagan ise halen muhafazakar kanatta aktif politika yapıyor.Otro hijo suyo, Robert Kagan, está también activo en la política conservadora y en relaciones internacionales.
Muhafazakâr Parti'ye genç yaşta üye oldu.Desde joven ingresó al Partido Conservador.
O muhafazakâr Yeni Demokrasi'nin adayı.Es el autor de Emergent Democracy.
Böylece Muhafazakarlar, 1983 seçimlerinde bölünmüş bir muhalefet karşısında rahat bir zafer kazandılar.De todos modos tuvo que vencer una revolución en su contra en diciembre.
Muhafazakâr liberalizm klasik liberalizmin daha az radikal türüdür.El liberalismo conservador es la variante más moderada y opuesta al radicalismo en el liberalismo clásico.
Saliha (Serra Yılmaz): Muhafazakâr bir ev kadınıdır.Áureo (nombre), cuyo femenino es Áurea.
Kolombiya Muhafazakar Partisi üyesidir.Es miembro del Partido Conservador Colombiano.
Muhafazakarlârın bu zaferi daha sonraki üç seçimde de sürdü.Este mismo enfoque también apareció en las tres elecciones generales siguientes.
Danimarka Halk Partisi (Danca: Dansk Folkeparti, DF) Danimarka'da muhafazakar bir siyasi partidir.El Partido Popular Conservador (en danés: Det Konservative Folkeparti), es un partido político de Dinamarca.
Sarah Palin muhafazakar görüşleriyle bilinmektedir.Este es el sonido de Sarah Palin pensando.
Hristiyan Demokratlar merkez-sağda yer alan muhafazakar bir partidir.Por esa razón es frecuente encontrar partidos democristianos en la centro-derecha.
Muhafazakâr görüşün temsilcisi olmuştur.Su posición era la de defensor.
Muhafazakâr bir çizgiye kayış, parti üyeleri arasında ciddi bir bölünmeye sebep oldu.El giro conservador provocó una grave división en el partido.
Genellikle muhafazakar eğilimli kanaat önderleri ve politikacılar tarafından savunulur.Sus historias suelen satirizar la política de derechas y las personas conservadoras.
Muhafazakarlarık iktidarda kalmak için seçimlerde hile yapması, muhalefet arasından aşırı öfkeye yol açtı.La postura abstencionista del radicalismo en los comicios de entonces, facilitó su llegada a ellos.
Jennifer Rubin, Amerikalı muhafazakar gazeteci.Tommy Rubins Periodista de la Prensa Consolidada.
1849'da ofislerini istifa ederek muhafazakâr karşıtı Thorbecke oldu.Habiendo dimitido de sus deberes en 1849, se convirtió en un conservador, en oposición a Thorbecke.
Sosyalist ve muhafazakârlar arasındaki kamp sadece siyasi partilerden oluşmuyordu.Para mí y mis acompañantes no podían existir ideologías políticas.
Muhafazakarlar 2010 seçimlerinde en çok sandalye kazanan parti olmuş ancak mutlak çoğunluğu sağlayamamıştır.El Partido Conservador de David Cameron ganó las elecciones de 2010, aunque sin llegar a la mayoría absoluta.
Askeri muhafazakar kuruluşlarda, özellikle Stahlhelm ve Schlieffen Topluluğu'nda çok aktif oldu.Divenne molto attivo nelle organizzazioni militariste, in particolare la Stahlhelm e la Società Schlieffen.
Nitekim, bazı Muhafazakar sinagoglarda bu sistem uygulanmamaktadır.In quanto tale, in alcune sinagoghe conservatrici questa pratica non è seguita.
Bu muharebe Jül Sezar ve Muhafazakar Cumhuriyetçiler arasındaki iç savaşın son çarpışmasıdır.Fu l'ultima battaglia della guerra civile tra Giulio Cesare ed i repubblicani conservatori.
Saliha (Serra Yılmaz): Muhafazakâr bir ev kadınıdır.Ai lati il defnto in adorazione di divinità femminili.
Danimarka Halk Partisi (Danca: Dansk Folkeparti, DF) Danimarka'da muhafazakar bir siyasi partidir.Il Partito Popolare Conservatore (Det Konservative Folkeparti, KF) è un partito politico danese.
Nasyonal sosyalistler, muhafazakâr milliyetçilerle de yollarını ayırdılar.Su questo punto i socialisti unirono il proprio punto di vista con quello dei movimenti conservatori.
O'Reilly muhafazakar bir yorumcu olarak bilinir.O'Leary ha una reputazione di grande parlatore.
Bu kabine liberal muhafazakârdı.Questo parlamento era ancora monocamerale.
Dolayısıyla postmodernizmin ne radikal ne de muhafazakâr olmadığı söylenebilir.La cosa più sconcertante è la totale assenza di un piano risanatorio o protettivo al riguardo.
Benjamin Disraeli, paternalist muhafazakârlık kavramını ilk kullanan kişidir.Ha scelto Benjamin Disraeli come leader politico che ammira.
Innsbruck İçin muhafazakâr, Hıristiyan demokrat ve liberal bir partidir.Il Fidesz è un partito conservatore, populista e cristiano.
Birleşik Devletlerde Hristiyan milliyetçiliği muhafazakar olma eğilimindedir.В США христианский национализм склонен к консерватизму.
1982'de partinin muhafazakar üyeleri ayrılıp Ökolojik Demokratik Parti'yi kurdu.В 1982 году консервативное крыло партии откололось, сформировав Экологическую демократическую партию.
Liberteryenler ve Amerikalı muhafazakarlar arasında önemli bir etkisi olmuştur.Однако объективизм имеет значительное влияние среди либертарианцев и американских консерваторов.
AK Parti'nin muhafazakârlığı ahlaki ve sosyal konular ile sınırlıdır" demiştir.Консерватизм ПСР распространяется только на моральные и социальные проблемы».
Malatesta'ya göre sendikalar reformistti ve hatta bazen muhafazakar olabiliyorlardı.Профсоюзы могут играть реформистскую роль, а иногда даже консервативную.
Muhafazakâr Parti'ye genç yaşta üye oldu.В молодости вступил в Консервативную партию.
2001 yılında, kardeşiyle beraber muhafazakar Hak ve Adalet Partisi'ni (Prawo i Sprawiedliwość – PiS) kurdu.Совместно с братом Ярославом в 2001 году создал политическую партию «Право и справедливость».
İnsanları muhafazakârdır.Он покровительствует мужчинам.
Kolombiya Muhafazakar Partisi üyesidir.Член Колумбийской консервативной партии.
Parti Haziran 2014'te Avrupa Muhafazakârlar ve Reformcular İttifakı grubuna katıldı.В октябре 2014 года из состава акционеров вышел Европейский банк реконструкции и развития.
Saliha (Serra Yılmaz): Muhafazakâr bir ev kadınıdır.(Серафима), являющаяся одной из покровительниц городка.
Muhafazakar bir Hıristiyan mezhebi olan Güneyli Baptist inanışı ile yetişti.Девочку растили в вере Южного баптизма.
ANAP'ın muhafazakarlığı daha önceki sağ partilere oranla daha kentselleşmiş bir özellik göstermiştir.Этот образ был перенят у древних даков, для которых он был покровителем животных.
1999'da Muhafazakâr Parti'den Lordlar Kamarası'na seçildi.В 1997 году посвящён в пэры, член палаты лордов от Консервативной партии.
Norveç Muhafazakâr Partisi üyesidir.Член Консервативной партии Норвегии.
Resmî site ^ "Muhafazakar Yükseliş Partisi".Мастерская», «Служба спасения домашнего задания».
Bu iş fonlama ile ilintilidir: Vahabi parası muhafazakar Hanbeli mezhebini destekler.Цель этой сделки — укрепление защиты, которую фонд предоставляет The Guardian.
Muhafazakâr görüşün temsilcisi olmuştur.Имеет репутацию консервативного обозревателя.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod