Daha muhafazakâr bir ekonomik reform paketleri uyguladı.Vykdė nuosaikią, planinę reformų politiką.
Danimarka Halk Partisi (Danca: Dansk Folkeparti, DF) Danimarka'da muhafazakar bir siyasi partidir.Taani Rahvapartei (taani keeles Dansk Folkeparti) on rahvuskonservatiivne Taani erakond.
Almanya'nın muhafazakâr şehirlerinden biridir.See on üks Saksamaa rikkamaid külasid.
Ayrıca Nihat Doğan, kendini muhafazakâr demokrat olarak tanımlamaktadır.Helme peab end parempoolseks konservatiivseks rahvuslaseks.
Gazete, siyasal olarak muhafazakâr ve monarşist yönlere eğilimlidir.Monarhism on monarhiat toetav või taotlev poliitiline suund.
Otto Liebe, avukat ve muhafazakâr bir politikacının oğluydu.Poeg Hans Martna oli advokaat ja poliitik.
Muhafazakar sufi tarikatlarda müzik enstrümanları kullanılmaz ya da sadece def kullanılır.Muusikariistu samburud ei kasuta, isegi mitte trumme.
Muhafazakâr görüşün temsilcisi olmuştur.Poliitilistelt vaadetelt oli ta konservatiiv.
Ama muhafazakarlar bu konuda mutlu mu?Aber sind die Konservativen glücklich darüber?
Ama muhafazakarlar bu konuda mutlu mu?Ce parere au conservatorii despre asta?
Ama muhafazakarlar bu konuda mutlu mu?Czy konserwatyści są z tego zadowoleni?
Ama muhafazakarlar bu konuda mutlu mu?De a konzervatívok örülnek ennek?
Ama muhafazakarlar bu konuda mutlu mu?그럼 보수 측은 이 상황에 만족합니까?
Ama muhafazakarlar bu konuda mutlu mu?Maar zijn conservatieven hier blij mee?
Ama muhafazakarlar bu konuda mutlu mu?Ma i conservatori sono contenti?
Ama muhafazakarlar bu konuda mutlu mu?Mais les conservateurs sont-ils heureux de tout ça ?
Ama muhafazakarlar bu konuda mutlu mu?Nhưng những người đảng dân chủ có hài lòng với điều này không?
Ama muhafazakarlar bu konuda mutlu mu?¿Pero están los conservadores felices con esto?
Ama muhafazakarlar bu konuda mutlu mu?Χαίρονται όμως οι συντηρητικοί γι' αυτό;
Ama muhafazakarlar bu konuda mutlu mu?Но довольны ли собой консерваторы?
Ama muhafazakarlar bu konuda mutlu mu?זהו אסון לאומי,
Ama muhafazakarlar bu konuda mutlu mu?و لكن هل المتحفظون سعيدين لهذا العمل؟
Ama muhafazakarlar bu konuda mutlu mu?グローバー・ノーキスト氏は違います
Anayasa mahkemesi hakimi, muhafazakar Scalia gibi,글자 대로의 원래 의미에만 입각해서
Anayasa mahkemesi hakimi, muhafazakar Scalia gibi,ביחס של כוונת תחילה,
Anayasa mahkemesi hakimi, muhafazakar Scalia gibi,هل علينا ان ننظر اليه تعلمون
Anayasa mahkemesi hakimi, muhafazakar Scalia gibi,保守的な解釈をすればよいのでしょうか
Anayasa mahkemesi hakimi, muhafazakar Scalia gibi,我們應該是從原意出發,
Ancak beyin şehirlerden çok daha muhafazakardır.Aber das Gehirn ist noch konservativer.
Ancak beyin şehirlerden çok daha muhafazakardır.하지만 두뇌는 지금까지도 도시보다 더 조심스러웠습니다.
Ancak beyin şehirlerden çok daha muhafazakardır.Ma il cervello č ancora pių conservativo della cittā.
Ancak beyin şehirlerden çok daha muhafazakardır.Mais le cerveau est encore plus conservateur que la ville.
Ancak beyin şehirlerden çok daha muhafazakardır.Mas o cérebro é ainda mais conservador que a cidade.
Ancak beyin şehirlerden çok daha muhafazakardır.Tapi otak masih lebih konservatif dari kota.
Ancak beyin şehirlerden çok daha muhafazakardır.Но мозъкът е още по-консервативен от града.
Bazı muhafazakârlar var,자연 보호주의자들 가운데서
Bazı muhafazakârlar var,היו מספר אנשי שימור,
Bazı muhafazakârlar var,كان هناك بعضعلماء البيولوجيا الانحفاظية
Bazı muhafazakârlar var,自然保護生物学の創始者として
Birkaç hafta önce Muhafazakar Çay Partisinden bir kadınla yemeğe çıktım.2 tuần trước, tôi đã mới một quý bà bên đảng bảo thủ ăn trưa.
Birkaç hafta önce Muhafazakar Çay Partisinden bir kadınla yemeğe çıktım.Aqui há umas semanas, eu convidei para almoçar uma mulher do Movimento Conservador "Tea Party".
Birkaç hafta önce Muhafazakar Çay Partisinden bir kadınla yemeğe çıktım.Beberapa minggu yang lalu, saya mengajak seorang wanita dari gerakan Tea Party Konservatif makan siang.
Birkaç hafta önce Muhafazakar Çay Partisinden bir kadınla yemeğe çıktım.Een paar weken geleden ging ik lunchen met een vrouw van de conservatieve Tea Party.
Birkaç hafta önce Muhafazakar Çay Partisinden bir kadınla yemeğe çıktım.Il y a deux semaines, j'ai invité à déjeuner une femme du mouvement conservateur Tea Party.
Birkaç hafta önce Muhafazakar Çay Partisinden bir kadınla yemeğe çıktım.Kilka tygodni temu poszłam na lunch z panią należącą do konserwatywnego ruchu Tea Party.
Birkaç hafta önce Muhafazakar Çay Partisinden bir kadınla yemeğe çıktım.Pár héttel ezelőtt elvittem egy konzervatív Tea pártbeli nőt ebédre.
Birkaç hafta önce Muhafazakar Çay Partisinden bir kadınla yemeğe çıktım.Před pár týdny jsem vzala na oběd ženu z konzervativní Tea Party.
Birkaç hafta önce Muhafazakar Çay Partisinden bir kadınla yemeğe çıktım.Un paio di settimane fa ho invitato a pranzo un'attivista del Tea Party.
Birkaç hafta önce Muhafazakar Çay Partisinden bir kadınla yemeğe çıktım.Vor einigen Wochen aß ich mit einer Frau der konservativen Tea Party.
Birkaç hafta önce Muhafazakar Çay Partisinden bir kadınla yemeğe çıktım.Пару недель назад я пригласила на обед женщину из консервативного движения "бостонского чаепития".
Birkaç hafta önce Muhafazakar Çay Partisinden bir kadınla yemeğe çıktım.Пару тижнів тому я запросила жінку із Консервативної Партії Чаю.
Birkaç hafta önce Muhafazakar Çay Partisinden bir kadınla yemeğe çıktım.Преди няколко седмици поканих на обяд една от организаторките на чаеното парти на консерваторите.
Bir sürü muhafazakar ve bir o kadar da ılımlı insan var...Es gibt eine Menge konservativer Leute, eine Menge gemäßigter Leute,
Bir sürü muhafazakar ve bir o kadar da ılımlı insan var... Hollywood'daki Cumhuriyetçiler, DemokratlarHay mucha gente conservadora, mucha gente moderada, republicanos y demócratas en Hollywood.
Bir sürü muhafazakar ve bir o kadar da ılımlı insan var...Il y a pas mal de conservateurs, beaucoup de modérés,
Bir sürü muhafazakar ve bir o kadar da ılımlı insan var...Je tam veľa konzervatívnych ľudí, veľa umiernených ľudí.
Bir sürü muhafazakar ve bir o kadar da ılımlı insan var...헐리웃에는 보수파들, 중도파들
Bir sürü muhafazakar ve bir o kadar da ılımlı insan var...Sunt și mulți conservatori, mulți de mijloc,
Bir sürü muhafazakar ve bir o kadar da ılımlı insan var...Υπάρχουν πολλοί συντηρητικοί άνθρωποι, πολλοί μετριοπαθείς άνθρωποι,
Bisiklet üzerinde ama aynı zamanda çalışmak için bindiği Bazı bakımlardan bir muhafazakar olduğunuIl monte à travailler sur un vélo , mais en même temps il est à certains égards un conservateur