muhafaza ile cümle

muhafaza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Daha muhafazakâr bir ekonomik reform paketleri uyguladı.Er vertrat eine gemäßigt reformerische Richtung.
Brennan'ın siyasi görüşü muhafazakarlıktır.Die politische Grundhaltung des Blattes ist konservativ.
Bu kurallar Ortodoks ve Muhafazakar Yahudilik'te uygulanır.Dieser Standard gilt im konservativen und im orthodoxen Judentum.
Dişi yumurtladıktan sonra hemen yumurtayı kuluçka kesesine koyar ve orada 10 gün muhafaza eder.Unmittelbar nach dem Legen befördert es das Ei in die Bauchtasche, wo es zehn Tage bebrütet wird.
Naaş burada Devlet Tarım Akademisi'nde muhafaza edilmiştir.Die zugehörigen Felder werden von der provinzeigenen Landwirtschaftsschule bewirtschaftet.
John Major liderliğindeki Muhafazakar Parti dördüncü kez üst üste seçim kazandı.Zum vierten Mal in Folge gewann die Konservative Partei von Premierminister John Macdonald.
Cephanelik, silah ve mühimmatların muhafaza edildiği, onarıldığı ve saklandığı yerdir.Dort wurde Munition gelagert und repariert.
İlki muhafaza edilmez.Seine erste ist nicht erhalten.
Hükümette 16 Muhafazakar Parti ve 5 Liberal Demokrat milletvekili bulunmaktadır.Gewählt wurden schliesslich 75 Konservative und 37 Liberale.
Kültürünü aynı şekliyle muhafaza etmektedir.Sie haben am auffälligsten ihre Kultur bewahrt.
Gazete, siyasal olarak muhafazakâr ve monarşist yönlere eğilimlidir.Diese Bewegung war politisch strikt konservativ und monarchistisch eingestellt.
Bu merkez, 2009'daki kapatılışına değin okul içinde muhafaza edilmiştir.Letztere Schule war 2009 von der Schließung bedroht.
Parti Haziran 2014'te Avrupa Muhafazakârlar ve Reformcular İttifakı grubuna katıldı.Im Oktober 2012 gründete sie Ihre Partei Conservatori e Social Riformatori.
İsteği kabul edilmiş ve Avusturya vatandaşlığı muhafaza edilmiştir.Mit der Berufung wurde ihm die österreichische Staatsbürgerschaft verliehen.
Nasyonal sosyalistler, muhafazakâr milliyetçilerle de yollarını ayırdılar.Aber auch traditionsreiche Straßennamen wurden von den Nationalsozialisten geändert.
Tüm yaşamı boyunca siyasi olarak muhafazakar kaldı.Sie blieb ihr Leben lang politisch engagiert.
Çoğunlukla nesneleri taşımak ya da muhafaza etmek için kullanılır.Darin können Sachen transportiert oder verwahrt werden.
Fakat bazı konularda muhafazakar ortodokslardan ayrılır (idam cezasına karşı olması gibi).Hingegen beziehen sich die veränderlichen Regulierungen auf diesseitige gesellschaftliche Fragen (arab.
Danimarka Halk Partisi (Danca: Dansk Folkeparti, DF) Danimarka'da muhafazakar bir siyasi partidir.Die Dansk Folkeparti (DF), dän. für Dänische Volkspartei, ist eine rechtspopulistische Partei in Dänemark.
Diğer çalışmalar, ilericilerin elitizme muhafazakarlardan daha eğilimli olduğuna işaret etmiştir.Marianne übernimmt manchmal Missionen, die den anderen Elitesoldaten zu gefährlich sind.
İkisi de çok önemli miktarda demir muhafaza eder.Die Eisenobjekte wiesen einen unterschiedlich starken Rostfraß auf.
Muhafazakar cemaatler bu geleneğe kadınları da eklediler.Angeblich stellten die Revolutionären Garden in jüngster Zeit auch Einheiten mit weiblichen Mitgliedern auf.
Çünkü Malezya'da ve de Singapur'da dini muhafazakarlık arttı.Nur Südkorea und Singapur wuchsen schneller.
Bir banker ile yaptığı alışverişin belgesi bugün hala muhafaza edilmektedir.Das Gebäude der heutigen Commerzbank steht unter Denkmalschutz.
Kızı Dürrüşehvar Sultan tarafından muhafaza edilmiş 12 ciltlik Hatıralar kitabını kaleme aldı.Der Rat gab sich geschlagen und nahm die Zwölf Artikel von Memmingen an.
Kullanılmadığı zaman maskeler kapı girişinde muhafaza edilir.Der Controller kann falls er nicht benutzt wird im Headset aufbewahrt werden.
Solcular, liberaller, muhafazakârlar gibi.Befreier, Verbündete, Freunde.
Haber geldiğinde, muhafazakar koalisyonun dayanışması çöktü.Kurz nach seinem Rücktritt zerbrach die Koalition der konservativen Gruppen.
Kodeksin isminden de anlaşılacağı üzere Basel Üniversitesi Kütüphanesi'nde muhafaza edilmektedir.Ihr Nachlass wird in der Universitätsbibliothek Basel aufbewahrt.
Kocasının ailesi fanatik muhafazakar Müslüman bir ailedir.Sie vertritt ein konservatives Familienbild.
Evrende yük muhafaza edilir.La charge dans l'univers est conservée.
Şüpheli Michonne, Vali ve adamları tarafından getirilen Ulusal Muhafaza araçlarını incelemketedir.Michonne, suspecte, examine les véhicules de la Garde nationale récupérés par le gouverneur et ses hommes.
Mağara, doğal görünümünü muhafaza etmiştir.Le bois a gardé son aspect naturel.
Marenostrum oldukça büyük bir cam kutu içinde muhafaza edilmektedir.Le superordinateur MareNostrum est situé dans une énorme cage de verre.
Buzdolabında muhafaza edilmelidir.On peut néanmoins le conserver au réfrigérateur .
1964-1994 yılları arasında Muhafazakâr Halk Partisinden Folketing (Danimarka parlamentosu) üyesiydi.Il a été membre du Parlement danois, le Folketing, pour le Det Konservative Folkeparti de 1964 à 1994.
(İngilizce) Nasıl Muhafazakar-Liberal-Sosyalist olunur?Comment être socialiste + conservateur + libéral.
O muhafazakâr Yeni Demokrasi'nin adayı.Il surnomme cette alliance Nouvelle démocratie.
1974-1977 yılları arasında ve 1981-1993 yılları arasında Muhafazakâr Halk Partisi'nin Başkanıydı.Il a été aussi président du Parti du peuple conservateur de 1974 à 1977 et de 1981 à 1993.
XVI ve XV yüzyıla ait duvar resimleri hala muhafaza edilmiştir.Quelques tableaux des XVIe et XVIIe siècle sont toutefois conservés.
Tüm yaşamı boyunca siyasi olarak muhafazakar kaldı.Il fut son protecteur officiel tout au long de sa vie.
Hâlen bu özelliğini muhafaza etmektedir.Elle n'en a pas moins conservé sa personnalité.
ABD'nin McMinnville, Oregon şehrindeki Evergreen Havacılık Müzesinde iyi durumda muhafaza edilmektedir.Le musée est situé à McMinnville, Oregon, en face du siège d'Evergreen International Aviation.
1999'da Muhafazakâr Parti'den Lordlar Kamarası'na seçildi.Il est élu depuis 1999 pair héréditaire du parti Conservateur à la Chambre des lords.
Anne, siz sevdiklerimi muhafaza edin ve Allah'ın inayetiyle onların huzurunu temin edin.Accomplissez donc la Salat, acquittez la Zakat et attachez-vous fortement à Allah.
Muhafaza da biraz daha ince idi.Elle était également un peu plus légère.
Hizmet ettim ve şerefimi daima muhafaza ettim.Nous avons toujours été et nous serons toujours fidèles à l’honneur.
İkisi de çok önemli miktarda demir muhafaza eder.Elle contient également du fer en quantité importante.
Onun için ahır gübresinin iyi muhafaza edilmesi lazımdır.La vigne doit être entretenue convenablement.
Ancak bu özelliğini sadece iki ay boyunca muhafaza edebilirdi.Ce drapeau ne fut conservé que deux mois.
Margaret Thatcher ve Muhafazakar Parti o yıl seçimleri kazandı.Ferrari et Maserati se sont partagé les victoires cette année.
Hükümette 16 Muhafazakar Parti ve 5 Liberal Demokrat milletvekili bulunmaktadır.En 2007, le conseil avait 16 représentants du Travail, huit et cinq conservateurs libéraux-démocrates.
Danimarka Halk Partisi (Danca: Dansk Folkeparti, DF) Danimarka'da muhafazakar bir siyasi partidir.Le Parti populaire conservateur (en danois : Det Konservative Folkeparti) est un parti politique danois.
Şeyhi de bu görüşü aynı şekilde muhafaza eder.Le Docteur les salue par la même phrase.
Evin odaları olduğu gibi muhafaza edilmiş ve Poe'nun burada yaşadığı dönemdeki gibi döşenmemiştir.Les chambres ont été laissées en l'état, sans chercher à revenir à l'état qui était le leur au temps de Poe.
Çoğu gelenek iyi muhafaza edilmiştir.Les arches sont bien conservées.
Gazete, Soğuk Savaş boyunca muhafazakar çizgi izleyen Bağımsızlık Partisi'nden uzak durdu.Le journal est alors proche du Parti de l'indépendance, notamment durant la Guerre froide.
Kasaba bugün adını muhafaza etmektedir.La place municipale porte aujourd'hui son nom.
Tuzlama işleminin bir sebebi de ekmeği koruyarak, tazeliğini uzun süre muhafaza etmesini sağlamaktır.Il trouve une meilleure façon de conditionner le pain et de le garder frais plus longtemps.
Muhafazakarlar 2010 seçimlerinde en çok sandalye kazanan parti olmuş ancak mutlak çoğunluğu sağlayamamıştır.Le Parti conservateur est arrivé en tête lors des élections de 2010, sans toutefois remporter de majorité.
İlgili Sayfalar