muhabir ile cümle

muhabir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Muhabirler buraya geldi, değil mi?Οι ρεπόρτερ ήρθαν εδώ, έτσι δεν είναι;
Muhabirler buraya geldi, değil mi?الصحفيون جاؤوا الى المنزل, لا؟
Muhabirlerden biri bana bir yardımcı kadın dış haberler asistanım olmasaydı bunu başaramazdık dedi.리포터 중 한 명은 저에게 만약 외국인 여성 보조 편집자가 없었다면 결코 할 수 없었을 것이며,
Muhabirlerden biri bana bir yardımcı kadın dış haberler asistanım olmasaydı bunu başaramazdık dedi.אבל אחת הכתבות אמרה לי שהיא משוכנעת שזה לעולם לא היה קורה אלמלא היתה להם אשה עוזרת לעורך לענייני חוץ,
Muhabirlerden biri bana bir yardımcı kadın dış haberler asistanım olmasaydı bunu başaramazdık dedi.و لكن أحد المحررات قالت لي أنها مقتنعة أن هذا لم يكن ليحدث لولا وجود مساعد محرر (أمرأة) أجنبية،
Muhabirlerden biri bana bir yardımcı kadın dış haberler asistanım olmasaydı bunu başaramazdık dedi.もし外信部に女性がいなかったら 受賞はなかったと確信している 取材ができたのも 現場に
Muhabirlere ne söyleyeceğim seni ilgilendirmez.Alors, quoi que je doive dire à la conférence de presse, ne vous en mêlez pas.
Muhabirlere ne söyleyeceğim seni ilgilendirmez.Ezért bármit is mondok a sajtókonferencián, ne avatkozz bele.
Muhabirlere ne söyleyeceğim seni ilgilendirmez.لا تهتم بما سأقوله للصحافة
Muhabirlere ne söyleyeceğim seni ilgilendirmez.لا تهتم بما سأقوله للصحفيين
Muhabirler evinin yerini öğrenebilir.Az újságírók meg fogják tudni, hogy ki maga.
Muhabirler evinin yerini öğrenebilir.Les journalistes savent probablement qui tu es.
Muhabirler evinin yerini öğrenebilir.Οι δημοσιογράφοι θα έχουν βρει το σπίτι σου τώρα.
Muhabirler evinin yerini öğrenebilir.الصحفيون قد يعرفوا اين تسكنين
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!Ako sa novinári opovážili?! Opovážili spomenúť meno Joom-Pyo?
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!Come osano menzionare il nome di Joon Pyo?
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!Comment pouvez-vous laissez les journalistes oser ?! Oser mentionner le nom de Joon Pyo ?
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!Cum ii lasi pe reporteri sa indrazneasca?Sa indraznaesca sa pomeneasca numele lui Joon-Pyo?
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!Hoe durven die reporters?! JoonPyo's naam te gebruiken?
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!Hogy hagyhattad hogy a riporterek ezt tegyék? Meg merték említeni Joon Pyo nevét?
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!Hur kan du låta reporterna våga?! Hur vågar dom nämna Joon Pyos namn?
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!Hvordan kunne du lade journalisterne gøre det?! At bruge Joon Pyo's navn?
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!Jak mogłeś pozwolić reporterom ? Jak mogłeś pozwolić by w mediach przewijało się imię Joon-Pyo?
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!Jak se můžou ti reportéři opovážit?! Opovážit se zmínit JoonPyovo jméno?!
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!Kako dovolite novinarjem da omenjajo JoonPyo-jevo ime?
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!기자들 입에서 어떻게 감히! 어떻게 감히 준표 이름이나오게 만들어요?
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!Kuinka saatatte antaa toimittajien mellastaa? He kehtasivat mainita JunPyon nimen!
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!Ông dám để mấy tên nhà báo đó có can đảm? Chúng dám nhắc đến Joon - Pyo ?
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!Wie können es die Reporter wagen? Wagen Joon-Pyos Namen zu erwähnen?
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!Πώς επέτρεψες στους δημοσιογράφους?Πώς τους επέτρεψες να ανφέρουν το όνομα του ΤζουνΠυο?
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!Как допусна репортерите да си позволяват? Позволяват си да споменават името на Джун Пйо?
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!Как ты мог допустить, чтобы репортёры говорили о Чжун Пё?
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!מכובד ? אתה חושב שזה נקרא להיות מכובד ?
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!كيف سمحت للمراسلين بذلك؟؟ كيف سمحت لهم بذكر اسم جون بيو هذه!!؟؟
-Muhabirlerin Joon-Pyo'nun adını kullanmaya cürret etmelerine nasıl izin verirsin?!まことに申し訳ありません
Muhabirlerin karşısında yani. Gözlerimin önünde flaşlar patladı ve sonra bir anda kollarındaydım.Az előbb az újságírók előtt villantak a fények és hirtelen a kabátja alatt találtam magam.
Muhabirlerin karşısında yani.Εννοώ μπροστά σους δημοσιογράφους.
Muhabirlerin karşısında yani.اقصد امام الصحفين
Muhabirleri tatmin etmek istediğini söylemiştin.Összehívni a riportereket, kibírni a kérdezz-feleleket, te nem ezt akarod, igaz?
Muhabirleri tatmin etmek istediğini söylemiştin.Rassembler les journalistes, en finir avec toutes les interviews...
Muhabirleri tatmin etmek istediğini söylemiştin.قلت انك لا تريدين الاجابة على الصحفيين
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.Als Reporter recherchieren und interviewen wir. Wir versuchen die Realität gut widerzuspiegeln.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.Como repórteres, pesquisamos e entrevistamos. Tentamos dar uma boa visão da realidade.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.Como reporteros, nosotros investigamos, entrevistamos. Tratamos de dar una buena imagen de la realidad.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.우리는 리포터로써 연구하고 인터뷰도 하지요. 현실의 좋은 그림을 보여주려고 노력합니다.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.Là phóng viên, chúng tôi tìm hiểu, và phỏng vấn. Chúng tôi cố đưa ra một góc nhìn thực tế đủ tốt.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.Mint riporterek, mi kutatunk, mi készítünk interjúkat. Megpróbálunk akkurátus képet adni a valóságról.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.My, reportéri, skúmame fakty a robíme rozhovory. Snažíme sa podať reálny obraz skutočnosti.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.Noi giornalisti facciamo ricerche e interviste, cerchiamo di offrire una visione nella realtà completa.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.Przeprowadzamy wywiad, pytamy. By dobrze przedstawić rzeczywistość.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.Toimittajina me tutkimme, me haastattelemme. Yritämme antaa tarkan kuvan todellisuudesta.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.We proberen een goed beeld te geven van de realiteit.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.Ми, кореспонденти, досліджуємо, беремо інтерв'ю. Намагаємося адекватно відтворити реальність.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.Мы — репортёры: мы расследуем дела, берём интервью. Мы стараемся в итоге дать хорошую картинку реальности.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.ככתבים, אנו חוקרים, אנו מראיינים, אנו מנסים לצייר תמונה טובה של המציאות.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.فنحن كمحريين ، نبحث ، نتحري ونعقد مقابلات. نحن نحاول اعطاء صورة جيدة عن الواقع
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.事実を的確に伝えようとしますが 無意識に偏見を持つものです
Muhabirler savaş uçaklarında uçuyorlar.Berichterstatter fliegen in Kampfflugzeugen.
Muhabirler savaş uçaklarında uçuyorlar.Les journalistes volent en avions de chasse.
Muhabirler savaş uçaklarında uçuyorlar.Los reporteros vuelan en aviones de combate.
İlgili Sayfalar