muhabir ile cümle
muhabir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.О да. А потом появятся съемочные группы и опросы прохожих, и полетят письма в редакцию.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.כן, ואז מגיעים צוותי החדשות, וראיונות של האיש-מהרחוב, מכתבים למערכת.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.نعم. ثم يأتي طاقم الأخبار، و ولقاءات الرجل في الشارع، الخطابات والمحرر.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.街頭インタビュー 編集者が手紙を受け取る 「国中をモッキンバードがわめき散らしている 誰の仕業だ?」
Fakat şunu keşfettik ki sokaklardaki insanlar, o insanların tümü bizim muhabirlerimiz.하지만 우리는 거리에서 이 사람들을 찾아냈습니다. 이 사람들 모두가 우리 편집국에
Fakat şunu keşfettik ki sokaklardaki insanlar, o insanların tümü bizim muhabirlerimiz.Pero encontramos que esta gente en las calles, son todos periodistas nuestros,
Fakat şunu keşfettik ki sokaklardaki insanlar, o insanların tümü bizim muhabirlerimiz.אך גילינו שהאנשים ברחובות, כולם היו כתבים שלנו,
Fakat şunu keşfettik ki sokaklardaki insanlar, o insanların tümü bizim muhabirlerimiz.ولكننا وجدنا أن جميع ھؤلاء الناس في الشارع مراسلون لنا،
Fakat şunu keşfettik ki sokaklardaki insanlar, o insanların tümü bizim muhabirlerimiz.外へ踏み出した人々がみな 記者となっていました
Foto muhabiri Sunil Sharma yazıyor ki:El reportero gráfico Suni Sharma escribió:
Foto muhabiri Sunil Sharma yazıyor ki:Fotojournalist Sunil Sharma schrijft :
Foto muhabiri Sunil Sharma yazıyor ki:Il fotoreporter Sunil Sharma scrive :
Foto muhabiri Sunil Sharma yazıyor ki:Le photojournaliste Sunil Sharma écrit ::
Foto muhabiri Sunil Sharma yazıyor ki:O fotojornalista Sunil Sharma escreve:
Foto muhabiri Sunil Sharma yazıyor ki:Ο φωτορεπόρτερ Sunil Sharma γράφει:
Foto muhabiri Sunil Sharma yazıyor ki:Фотожурналист Сунил Шарма рассказывает :
Genç bir muhabir olarak, en çarpıcı etkiyi sağlamak için farklı bir şey yapmam gerektiğini düşündüm.Als jonge reporter vond ik dat ik het anders moest aanpakken om zoveel mogelijk impact te hebben.
Genç bir muhabir olarak, en çarpıcı etkiyi sağlamak için farklı bir şey yapmam gerektiğini düşündüm.젊은 기자로서 전 제가 그일을 해야한다고 생각했어요. 다른 방식으로 최대의 영향을 줄 수 있도록 말이죠.
Genç bir muhabir olarak, en çarpıcı etkiyi sağlamak için farklı bir şey yapmam gerektiğini düşündüm.ככתב צעיר, חשבתי שעלי לעשות את זה בצורה שונה, כדי שתהיה לזה השפעה מירבית,
Genç bir muhabir olarak, en çarpıcı etkiyi sağlamak için farklı bir şey yapmam gerektiğini düşündüm.كمراسل شباب، اعتقدت أنني يجب أن أفعل ذلك بطريقة مختلفة، ليكون لها أقصى قدر من التأثير،
Genç bir muhabir olarak, en çarpıcı etkiyi sağlamak için farklı bir şey yapmam gerektiğini düşündüm.普通に記事にするのではなく これで 世の中を揺るがしてやるんだ 皆 賄賂があるのは知っているのに
Hala lisede okuyan yerel bir gazete muhabiri olarakIch war Lokalreporter und noch an der Higschool.
Hala lisede okuyan yerel bir gazete muhabiri olarak고등학교를 다니며 지역신문의 기자로 활동할 때,
Hala lisede okuyan yerel bir gazete muhabiri olarakככתב עיתונות מקומית, בהיותי עדיין בתיכון,
Hala lisede okuyan yerel bir gazete muhabiri olarakعندما كتب مراسل صحفي في المدرسة الثانوية
Hala lisede okuyan yerel bir gazete muhabiri olarakイリノイ大学のコンピューター室へ行って
Halen olay yerinde olan muhabirlerle bağlantı kuralım.Most a hotel előtt várakozó riporterünket kérdezzük.
Halen olay yerinde olan muhabirlerle bağlantı kuralım.Nous allons en parler avec notre reporter sur place.
Halen olay yerinde olan muhabirlerle bağlantı kuralım.Ας συνδεθούμε με το ρεπόρτερ μας που βρίσκετε στο σημείο
Halen olay yerinde olan muhabirlerle bağlantı kuralım.دعونا نتصل بالصحفيين الموجودين بعين المكان
Her hikayenin en azından bir kadın muhabiri olmalı.Lucra pentru doi redactori care au spus că fiecare poveste trebuie să aibă ca sursă cel puțin o femeie.
Her hikayenin en azından bir kadın muhabiri olmalı.Ele trabalhou para dois editores que diziam que toda matéria tinha que ter, pelo menos, uma fonte feminina.
Her hikayenin en azından bir kadın muhabiri olmalı.Hij werkte vroeger voor twee redacteurs die zeiden dat elk verhaal minstens één vrouwelijke bron moest hebben.
Her hikayenin en azından bir kadın muhabiri olmalı.Il avait travaillé pour deux éditeurs qui disaient que sur chaque sujet il fallait au moins une source femme.
Her hikayenin en azından bir kadın muhabiri olmalı.Kedysi pracoval pre dvoch redaktorov, ktorí určili, že každý článok musí mať aspoň jeden ženský prameň.
Her hikayenin en azından bir kadın muhabiri olmalı.그는 모든 기사에 적어도 한 명의 여성 출처를 포함해야 한다고 말하는 두 명의 편집자와 일했었습니다.
Her hikayenin en azından bir kadın muhabiri olmalı.Korábban két szerkesztőnek dolgozott, akik azt mondták, minden történetnek legyen legalább egy női forrása.
Her hikayenin en azından bir kadın muhabiri olmalı.Lavorava per due caporedattori che volevano che ogni notizia fosse seguita da almeno una donna.
Her hikayenin en azından bir kadın muhabiri olmalı.Ông từng làm cho hai nhà biên tập người nói rằng mỗi câu chuyện cần phải có ít nhất một nguồn từ phụ nữ.
Her hikayenin en azından bir kadın muhabiri olmalı.Pracował dla dwóch redaktorów, którzy uważali, że każdy temat powinien mieć choć jedno kobiece źródło.
Her hikayenin en azından bir kadın muhabiri olmalı.Solía trabajar para dos editores que dijeron que cada historia debía tener al menos una fuente femenina.
Her hikayenin en azından bir kadın muhabiri olmalı.הוא עבד פעם עבור שני עורכים שאמרו שלפחות אחד המקורות של כל כתבה צריך להיות ממין נקבה.
Her hikayenin en azından bir kadın muhabiri olmalı.كان يعمل لحساب اثنين من المحرريين اللذان كانا يقولان أن كل خبر يجب أن يكون مصدر واحد منه علي الأقل أمرأة.
Her hikayenin en azından bir kadın muhabiri olmalı.「情報源には最低一人女性を入れること」と 編集者に言われ最初はためらいましたが
İlk önce bir genç olarak çin geldiğinde muhabirAls ich zum ersten Mal nach China kam als junger Reporter
İlk önce bir genç olarak çin geldiğinde muhabirAmikor először jött Kínába, mint egy fiatal riporter
İlk önce bir genç olarak çin geldiğinde muhabirKdyž jsem poprvé přišel do Číny jako mladý reportér
İlk önce bir genç olarak çin geldiğinde muhabirKeď som prvýkrát prišiel do Číny ako mladý reportér
İlk önce bir genç olarak çin geldiğinde muhabir내가 먼저 젊은로서 중국에 왔을 때 기자
İlk önce bir genç olarak çin geldiğinde muhabirla recherche a d'abord semblé être la même la ville i un front froid deux ans avant
İlk önce bir genç olarak çin geldiğinde muhabirolhando primeiro pareceu ser o mesmo i cidade uma frente fria dois anos antes
İlk önce bir genç olarak çin geldiğinde muhabirКогда я впервые приехал в Китай, как молодой репортер
İlk önce bir genç olarak çin geldiğinde muhabirКоли я вперше приїхав до Китаю, як молодий репортер
İlk önce bir genç olarak çin geldiğinde muhabirכשרק הגעתי לסין בתור צעיר כתב
İlk önce bir genç olarak çin geldiğinde muhabirعندما جئت لاول مرة إلى الصين باعتبارها الشباب صحافي
İlk önce bir genç olarak çin geldiğinde muhabir毎日の三点の入射
IŞİD Kaçırılan Foto Muhabiri James Wright Foley'i ABD'ye Olan Korkunç Video Mesajında İnfaz EdiyorISIS decapita al reportero gráfico secuestrado James Wright Foley en horroroso mensaje de video a EUA
IŞİD Kaçırılan Foto Muhabiri James Wright Foley'i ABD'ye Olan Korkunç Video Mesajında İnfaz EdiyorУжасное видео-послание для США: ИГИЛ обезглавливает похищенного журналиста Джеймса Райта Фоули
Kabil'de bir erkek muhabir asla bir kadınla görüşemez.Biztos vagyok benne, hogy egy férfi riporter tud találni nőket Kabulban, akik beszélnek vele.
Kabil'de bir erkek muhabir asla bir kadınla görüşemez.Een mannelijke reporter in Kaboel kan zeker vrouwen vinden om te interviewen.
İlgili Sayfalar