muhabir ile cümle

muhabir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu muhabirler Kraliyet ailesini destekleyenler.هؤلاء الصحفيين يدعمون العائلة الملكية
Bunlar basın konferansında soru soracak olan muhabirler.A sajtókonferencia során ezek a riporterek fognak kérdéseket feltenni.
Bunlar basın konferansında soru soracak olan muhabirler.Pendant la conférence de presse, il y aura des journalistes qui vous poseront des questions.
Bunlar basın konferansında soru soracak olan muhabirler.Είναι οι δημοσιογράφοι που θα σας κάνουν τις ερωτήσεις στη συνέντευξη τύπου.
Bunlar basın konferansında soru soracak olan muhabirler.انهم الصحفيون الذين سيسألونك خلال اللقاء
Bunu ben asla bir erkek muhabir için duymadım.그러나 아무도 앤더슨 쿠퍼와 동료들이 같은 내용을 다루기 위해
Bunu ben asla bir erkek muhabir için duymadım.מעולם לא שמעתי מישהו אומר זאת על אנדרסון קופר
Bunu ben asla bir erkek muhabir için duymadım.لم أسمع أحد قال هذا علي (أندرسون كووبر)
Bunu ben asla bir erkek muhabir için duymadım.アンダーソン・クーパーとクルー達については 誰もこんな事は言いませんでした
"Burası Halep değil, Malawi." TV muhabiri Gerg Cahiles."Questa non è Aleppo, è Marawi", ha scritto Gerg Cahiles, un giornalista televisivo.
Bu yüzden, etrafta bir sürü muhabir vardı.Ezért már kicsi kora óta újságírók követik mindenhová és az emberek csak ki akarják használni.
Bu yüzden, etrafta bir sürü muhabir vardı.Εξαιτίας αυτού υπήρχαν πολλοί δημοσιογράφοι και πολλοί απαγωγής.
Bu yüzden, etrafta bir sürü muhabir vardı.لهذا السبب منذ صغري والصحفيون يتبعونني
Çoğu insan, benim foto muhabiri, antropoloji fotoğrafçısı, aktivist fotoğrafçı olduğumu söyler.많은 사람들이 저를 사진 기자, 아니면 인류학 사진가, 혹은 활동 사진 작가라고 부르지만,
Çoğu insan, benim foto muhabiri, antropoloji fotoğrafçısı, aktivist fotoğrafçı olduğumu söyler.Mnoho lidí říká, že jsem fotoreportér, že jsem fotograf antropolog, že jsem fotograf aktivista.
Çoğu insan, benim foto muhabiri, antropoloji fotoğrafçısı, aktivist fotoğrafçı olduğumu söyler.Muitas pessoas dizem-me que sou fotojornalista, que sou fotógrafo-antropólogo, que sou fotógrafo-ativista.
Çoğu insan, benim foto muhabiri, antropoloji fotoğrafçısı, aktivist fotoğrafçı olduğumu söyler.Mulți oameni mi-au spus că sunt fotojurnalist, că sunt fotograf antropolog, că sunt un fotograf activist.
Çoğu insan, benim foto muhabiri, antropoloji fotoğrafçısı, aktivist fotoğrafçı olduğumu söyler.Sokan mondják rám, hogy fotóriporter, "fotóantropológus" vagy "aktivista fotós" vagyok.
Çoğu insan, benim foto muhabiri, antropoloji fotoğrafçısı, aktivist fotoğrafçı olduğumu söyler.Viele sagen, ich sei Fotojournalist, ethnografischer Fotograf, ein Aktivismus-Fotograf.
Çoğu insan, benim foto muhabiri, antropoloji fotoğrafçısı, aktivist fotoğrafçı olduğumu söyler.Wielu ludzi mówi, że jestem fotoreporterem, fotografem-antropologiem, lub fotografem-aktywistą.
Çoğu insan, benim foto muhabiri, antropoloji fotoğrafçısı, aktivist fotoğrafçı olduğumu söyler.Πολλοί μου λένε πως είμαι φωτορεπόρτερ, πως είμαι ανθρωπιστής φωτογράφος, πως είμαι ακτιβιστής φωτογράφος.
Çoğu insan, benim foto muhabiri, antropoloji fotoğrafçısı, aktivist fotoğrafçı olduğumu söyler.Багато людей кажуть, що я фотожурналіст, що я фотограф-антрополог, що я фотограф-активіст.
Çoğu insan, benim foto muhabiri, antropoloji fotoğrafçısı, aktivist fotoğrafçı olduğumu söyler.Многие говорят мне, что я фотожурналист, фотограф-антрополог, фотограф-активист.
Çoğu insan, benim foto muhabiri, antropoloji fotoğrafçısı, aktivist fotoğrafçı olduğumu söyler.אנשים אומרים לי : אתה צלם עיתונות, אתה צלם אנתרופולוגיה צלם פוליטי.
Çoğu insan, benim foto muhabiri, antropoloji fotoğrafçısı, aktivist fotoğrafçı olduğumu söyler.العديد من الناس يقولون بأنني مصوّر صحفي بأنني مصور لعلم الإنسان بأنني مصوّر ناشط.
Çoğu insan, benim foto muhabiri, antropoloji fotoğrafçısı, aktivist fotoğrafçı olduğumu söyler.人類学の写真家とか 活動家でもある写真家と呼びますが 私はそれ以上のことをやりました
Dae-jin. Bir muhabir gibi davran ve bana sorular sormaya.דיי-ג'ין. להתנהג כמו כתב ושואל אותי שאלות.
Dae-jin. Bir muhabir gibi davran ve bana sorular sormaya.داي جين. تتصرف مثل مراسل وتسألني أسئلة.
Dae-jin. Bir muhabir gibi davran ve bana sorular sormaya.だから私は練習することができます。
Dünkü muhabir meselesi üzerine kırılmış olmalısınız.Biztos dühös a sajtókonferencia miatt.
Dünkü muhabir meselesi üzerine kırılmış olmalısınız.Vous devez être contrariée à propos de toutes ces informations sur la conférence de presse.
Dünkü muhabir meselesi üzerine kırılmış olmalısınız.Πρέπει να είστε πληγωμένη, σχετικά με ότι ειπώθηκε από τους ρεπόρτερ χθες.
Dünkü muhabir meselesi üzerine kırılmış olmalısınız.انت حتما مجروحة من كلام الصحفيين البارحة
Dünyanın her tarafından muhabirler resimlerini çekmeye geldi.Az összes belépési engedéllyel rendelkező riporter itt volt, hogy lencsevégre kapjon.
Dünyanın her tarafından muhabirler resimlerini çekmeye geldi.Δημοσιογράφοι από όλο τον κόσμο ήρθαν μόνο και μόνο για να βγάλουν τις φωτογραφίες σου.
Dünyanın her tarafından muhabirler resimlerini çekmeye geldi.العديد من الصحفيين يصرون على اخد صورتك والعناوين الرئيسية للصحف هي
Eğer gezegen ne bekliyorsunuz muhabir buralarda buldun당신이 행성 뭘 기대 기자에있을 당신은 알아
Eğer gezegen ne bekliyorsunuz muhabir buralarda buldunlos hipsters ocurrieron macroscópicas así que no estoy supongo exactamente
Eğer gezegen ne bekliyorsunuz muhabir buralarda buldunЧто вы ожидаете планеты придерживаться вокруг репортера вы узнаете
Eğer gezegen ne bekliyorsunuz muhabir buralarda buldunЩо ви очікуєте планети дотримуватися навколо репортера ви дізнаєтеся
Eğer gezegen ne bekliyorsunuz muhabir buralarda buldunמה אתה מצפה שהכוכב להישאר בסביבת הכתב לך לגלות
Eğer gezegen ne bekliyorsunuz muhabir buralarda buldunماذا تتوقع هذا الكوكب حول عصا مراسل تجد
Eğer gezegen ne bekliyorsunuz muhabir buralarda buldun記者の周りの棒あなたが見つける あなたは今何を保護ことを知っている ボールされている
En önemlisinin sağlık hizmetleri olduğunu söyleyebilirim. (muhabir- kamera kapalı) Neden?Direi, probabilmente, il Servizio Sanitario e' il principale ..e perche'?
Etraf muhabir kaynıyor, bu yüzden kapıyı bile açamıyorum.Az újságírók egész idáig eljöttek, még az ajtót sem tudom kinyitni.
Etraf muhabir kaynıyor, bu yüzden kapıyı bile açamıyorum.Ξαφνικά οι δημοσιογράφοι, ήρθαν εδώ. Και δεν μπορώ ούτε την πόρτα να ανοίξω.
Etraf muhabir kaynıyor, bu yüzden kapıyı bile açamıyorum.الصحفيين حظروا فجأة ولا يمكنني حتى فتح الباب
EU çevre muhabiri oldu.Ήμουν ο ανταποκριτής περιβάλλον της ΕΕ.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Ano, pak přijede televizní štáb, interview na ulici a dopisy řediteli.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Da. Şi apoi apar din nou cei de la ştiri, şi interviurile cu oamenii de pe stradă, scrisori către editor.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Ja. In potem pridejo novinarji in intervjuji ljudi z ulice in pisma urednikom.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Jau! Und dann kommen die Nachrichten-Teams und die Interviews mit Otto Normalverbraucher, Leserbriefe.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.예. 그리고 기자들이 오겠지요. 길에서 인터뷰도 하자고 하고 사람들이 편집장에게 원고를 보내겠지요.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Ouais. Et après vient les équipes des infos, et les interviews de passants, les lettres aux éditeurs.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Poi arriveranno i giornali, le interviste ai passanti, le lettere all'editore.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Sí. Y luego vienen los equipos de noticias, y las entrevistas callejeras, las cartas al editor.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Và rồi tiếp đến là một đoàn thông tấn xã, và các cuộc phỏng vấn người đi đường, các lá thư cho nhà biên tập.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Ya. Dan kemudian datanglah kru berita, dan wawancara orang di jalanan, dan surat kepada penyunting.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Yeah.. En dan komt het nieuws, en de straatinterviews, brieven aan de redactie.
Evet, sonra gelelim haber ekiplerine, ve sokağın ortasındaki muhabirler, editörlere olan mektuplar.Да. А после идват новинарските екипи и интервютата по улицата, писма до редактора.
İlgili Sayfalar