muhabir ile cümle

muhabir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Daha sonra Kanal 6'ya geçerek haber muhabirliği yaptı.След това става водещ на новините по Канал 3.
1985-1990 yılları arasında çeşitli kültür-sanat dergileri ve gazetelerde muhabirlik ve editörlük yaptı.В периода 1985–1993 г. пише статии за храна и вино в няколко американски вестници и списания.
NXT'de muhabir olarak görevlendirildi.Познат е от участието му в NXT.
Halen Lider TV'de sunucu ve muhabirdir.Журналист и водещ на телевизионно предаване.
New York Sun muhabiri Malcolm Johnson tarafından yazılan bir dizi öykü temel alınmıştır.Temeljen je na seriji članaka u New York Sunu koje je napisao Malcolm Johnson.
Ünlü bir savaş muhabiridir.Bio je ratni izvjestitelj.
Böylece gerçek muhabirlerin dikkatli ve detaylı sorularından kaçınılacaktı.Stoga je novinar dužan iznositi točnu, potpunu i provjerenu informaciju.
Bir haber muhabiri olarak önemli siyasi ve sosyal olaylar kaydetti.Glasnost je dopustila medijima, kritičko izvještavanje o političkim i društvenim događajima.
Ve o andan itibaren muhabirler peşine düştü ve her şey çığ gibi büyüdü."Dok sam ja radio kao novinar sve je još bilo neizvjesno, a danas je to sve postalo totalno neefikasno".
Kolejdeyken, yerel gazete olan Waco Tribune-Herald'da muhabir olarak görev yapar.Počas štúdia pracoval ako reportér pre miestne noviny Waco Tribune-Herald.
Belge haberciliği konusunda gazetenin muhabirlerinden Mehmet Baransu öne çıkmıştır.O prípad sa začal zaujímať húf reportérov.
Associated Press'de foto muhabirliği yapmaktadır.2009 informovala tlačová agentúra Associated Press.
Bir süre haber muhabirliği yaptı ve TÜRVAK sinema okuluna devam etti.Vyštudoval žurnalistiku a dlhé roky pôsobil v Spravodajskom filme.
Erişim tarihi: 4 Ekim 2010. ^ Muhabirler (6 Şubat 2010).Recurrens mensis october (7. október 1969, Pavol VI.)
1936'da Florida'da savaş muhabiri Martha Gellhorn ile tanıştı.Za božič leta 1936 je v nekem baru v Key Westu prvič srečal vojno dopisnico Martho Gellhorn.
Muhabir olarak çeşitli gazetelerde çalıştı.Kot novinarka je sodelovala v raznih časopisih.
Okurken bir yandan da Yeni Gün'de spor muhabirliği yaptı.Naslednjo uro so imeli na urniku športno vzgojo.
Jadranka Kosor, Radyo Zagreb'te muhabir olarak 1972'de bir gazeteci olarak çalışmaya başladı.Jadranka Kosor je bila od leta 1972 dopisnica hrvaškega časopisa Večernjega lista in sodelavka radia Zagreb.
Gazeteciliğe başladı; Milliyet Gazetesi’nde muhabirlik yaptı.Bendradarbiavo spaudoje, kartais pasirašydavo Al.
“Sunday Times” İngiltere bölümünün baş muhabiridir.„The Sunday Times“ – perkamiausias sekmadieninis laikraštis Jungtinėje Karalystėje.
Yabancı muhabierler hemen yerleşkeyi terk etti, bu sırada bir El Cezire muhabiri yaralandı.Jie mirtinai sužeidė Nagai ir, kaip kalbama, sužeidė kitą užsienio žurnalistą.
Askeri muhabir olarak, 2008'de Güney Osetya'da savaşı takip etti.2008 m. vykdė karines užduotis Pietų Osetijos kare.
Ayrıca, Engels birçok Çartist ve sosyalist İngiliz gazetesi için muhabirlik yapıyordu.Ta tegi kaastööd paljudele sotsialistlikele ja kommunistlikele ajalehtedele.
Son zamanlarda ise özellikle canlı yayınlarda sunucu ve muhabir kullanılmaktadır.Sellegipoolest lubatakse aeg-ajalt ajakirjanikke ja eriti tähtsaid isikuid torni sisse.
Stanley ismi, ünlü muhabir Henry Morton Stanley’ye yapılmış bir göndermedir.Mägi sai nime Briti maadeuurija ja ajakirjaniku Henry Morton Stanley järgi.
17 yaşında adliye muhabirliğine geçti.17-aastaselt sai temast õigusteaduste doktor.
Alirsaniz size ucuza veririm. saeuh adasındayız.ben muhabir jon boram10$
Alirsaniz size ucuza veririm. saeuh adasındayız.ben muhabir jon boramBiztosan!
Alirsaniz size ucuza veririm. saeuh adasındayız.ben muhabir jon boramNäyttää siltä, että tämä on mustekala kausi. Voisit kuolla syödessäsi sitä. Myyn sinulle halvalla, joten osta.
Alirsaniz size ucuza veririm. saeuh adasındayız.ben muhabir jon boramOn dirait que c'est la saison des poulpes.
Alirsaniz size ucuza veririm. saeuh adasındayız.ben muhabir jon boramPotresti morire mangiandolo. Te lo darò a poco prezzo quindi compratene un pò.
Alirsaniz size ucuza veririm. saeuh adasındayız.ben muhabir jon boramSie werden den Oktopus lieben Ich werde es Ihnen billiger geben, also nehmen Sie es mit.
Alirsaniz size ucuza veririm. saeuh adasındayız.ben muhabir jon boramWygląda na to, że mamy sezon na ośmiornice.
Alirsaniz size ucuza veririm. saeuh adasındayız.ben muhabir jon boramΣίγουρα!
Alirsaniz size ucuza veririm. saeuh adasındayız.ben muhabir jon boramإنّها لذيذة سأبيعها لك بثمنٍ باهظ
Alirsaniz size ucuza veririm. saeuh adasındayız.ben muhabir jon boramお父さんに会いに行くけど 一緒に行くよね?
Ama muhabirler için endişeleniyorum.Azonban én az újságíró miatt aggódok.
Ama muhabirler için endişeleniyorum.Mais je m'inquiète à cause du journaliste.
Ama muhabirler için endişeleniyorum.Αλλά ανησυχώ για τους δημοσιογράφους.
Ama muhabirler için endişeleniyorum.لكنني قلقة بخصوص الصحفيين
Belki bir tarihçi olmalıydım ya da belki bir muhabir. Bunu istedim ama işe yaramadı.Ik wilde eerder historicus of misschien journalist worden.
Belki bir tarihçi olmalıydım ya da belki bir muhabir. Bunu istedim ama işe yaramadı.Je deviendrais peut-être historienne, ou reporter.
Belki bir tarihçi olmalıydım ya da belki bir muhabir.Có lẽ tôi muốn trở thành nhà sử học, hay là phóng viên.
Belki bir tarihçi olmalıydım ya da belki bir muhabir.Eigentlich wollte ich Historikerin werden oder aber Journalistin.
Belki bir tarihçi olmalıydım ya da belki bir muhabir.Forse sarei diventata uno storico, o forse una giornalista.
Belki bir tarihçi olmalıydım ya da belki bir muhabir.아마 저는 역사가나 기자가 되고 싶었던 것 같습니다.
Belki bir tarihçi olmalıydım ya da belki bir muhabir.Možno som sa mala stať historičkou alebo reportérkou.
Belki bir tarihçi olmalıydım ya da belki bir muhabir.Mungkin saya seharusnya menjadi sejarawan atau seorang reporter.
Belki bir tarihçi olmalıydım ya da belki bir muhabir.Myślałam, że może powinnam zostać historykiem, a może reporterem.
Belki bir tarihçi olmalıydım ya da belki bir muhabir.Poate ar fi trebuit să devin istoric, sau poate reporter.
Belki bir tarihçi olmalıydım ya da belki bir muhabir.Quizá debería ser historiadora, o tal vez reportera.
Belki bir tarihçi olmalıydım ya da belki bir muhabir.Talán történésznek kellene lennem, vagy újságírónak.
Belki bir tarihçi olmalıydım ya da belki bir muhabir.Talvez devesse tornar-me historiadora, ou talvez jornalista.
Belki bir tarihçi olmalıydım ya da belki bir muhabir.Ίσως να έπρεπε να γίνω ιστορικός, ή ίσως ανταποκριτής.
Belki bir tarihçi olmalıydım ya da belki bir muhabir.Може би трябваше да стана историк, или може би репортер.
Belki bir tarihçi olmalıydım ya da belki bir muhabir.Можливо, я б стала істориком або репортером.
Belki bir tarihçi olmalıydım ya da belki bir muhabir.Я думала, может, мне стать историком или репортёром.
Belki bir tarihçi olmalıydım ya da belki bir muhabir.אולי אני צריכה לההפך להסטוריונית, או אולי לכתבת.
Belki bir tarihçi olmalıydım ya da belki bir muhabir.ربما كان عليّ أن أصبح عالمة تاريخ أو ربما صحفية.
Belki bir tarihçi olmalıydım ya da belki bir muhabir.記者になるはずでした。 大好きですが、うまくはいきませんでした。
İlgili Sayfalar