Bizim enerji mucizelerine ihtiyacımız var.És így, energia csodákra van szükségünk.
Bizim enerji mucizelerine ihtiyacımız var.에너지 기적이 필요하죠.
Bizim enerji mucizelerine ihtiyacımız var.Potrzebujemy energetycznych cudów.
Bizim enerji mucizelerine ihtiyacımız var.Precisamos de milagres de energia.
Bizim enerji mucizelerine ihtiyacımız var.Sehingga, kita butuh keajaiban energi.
Bizim enerji mucizelerine ihtiyacımız var.Và, chúng ta cần những nguồn năng lượng phi thường.
Bizim enerji mucizelerine ihtiyacımız var.Wir brauchen Energiewunder.
Bizim enerji mucizelerine ihtiyacımız var.Άρα, χρειαζόμαστε ενεργειακά θαύματα.
Bizim enerji mucizelerine ihtiyacımız var.І, відповідно, нам потрібні енергетичні дива.
Bizim enerji mucizelerine ihtiyacımız var.Нам нужно энергетическое чудо.
Bizim enerji mucizelerine ihtiyacımız var.Нужни са ни енергийни чудеса.
Bizim enerji mucizelerine ihtiyacımız var.אז בעצם אנחנו צריכים ניסים באנרגיה.
Bizim enerji mucizelerine ihtiyacımız var.وعليه، نحن نحتاج لمعجزات طاقة .
Bizim enerji mucizelerine ihtiyacımız var.「奇跡」ではあっても 不可能ではありません
Bu bir hap, basit bir hap ve bunu suyla yuttuğum zaman, mucizeler gerçekleştiriyor.C'est un comprimé, un simple comprimé, et quand je le prendre avec de l'eau, il fait des miracles.
Bu bir hap, basit bir hap ve bunu suyla yuttuğum zaman, mucizeler gerçekleştiriyor.Egy pirula. Egy egyszerű pirula. És ha beveszem vízzel, csodákra képes.
Bu bir hap, basit bir hap ve bunu suyla yuttuğum zaman, mucizeler gerçekleştiriyor.E o simplă pilulă, care, luată cu apă, face minuni.
Bu bir hap, basit bir hap ve bunu suyla yuttuğum zaman, mucizeler gerçekleştiriyor.Es ist eine einfache Tablette und wenn ich sie mit Wasser einnehme, bewirkt sie Wunder.
Bu bir hap, basit bir hap ve bunu suyla yuttuğum zaman, mucizeler gerçekleştiriyor.Es una pastilla, una simple pastilla, y cuando la tomo con agua, hace milagros.
Bu bir hap, basit bir hap ve bunu suyla yuttuğum zaman, mucizeler gerçekleştiriyor.É um comprimido, um simples comprimido, e quando o tomo com água, faz milagres.
Bu bir hap, basit bir hap ve bunu suyla yuttuğum zaman, mucizeler gerçekleştiriyor.È una pastiglia, una semplice pastiglia, e se la prendo con dell' acqua, fa miracoli.
Bu bir hap, basit bir hap ve bunu suyla yuttuğum zaman, mucizeler gerçekleştiriyor.Het is een tablet, een eenvoudige tablet en als ik die met water inneem, doet hij wonderen.
Bu bir hap, basit bir hap ve bunu suyla yuttuğum zaman, mucizeler gerçekleştiriyor.이것은 단순한 알약입니다. 제가 이것을 물과 함께 먹으면 기적이 일어납니다.
Bu bir hap, basit bir hap ve bunu suyla yuttuğum zaman, mucizeler gerçekleştiriyor.Nó là một viên nhộng bình thường và khi tôi uống chung với nước nó tạo ra điều kì diệu.
Bu bir hap, basit bir hap ve bunu suyla yuttuğum zaman, mucizeler gerçekleştiriyor.To zwykła pastylka. Kiedy ją połknę, popijając wodą, może zdziałać cuda.
Bu bir hap, basit bir hap ve bunu suyla yuttuğum zaman, mucizeler gerçekleştiriyor.Είναι μια παστίλια, μια απλή παστίλια και όταν την πίνω με νερό, κάνει θαύματα.
Bu bir hap, basit bir hap ve bunu suyla yuttuğum zaman, mucizeler gerçekleştiriyor.Таблетка, звичайна таблетка, і коли я зап'ю її водою, вона творить дива.
Bu bir hap, basit bir hap ve bunu suyla yuttuğum zaman, mucizeler gerçekleştiriyor.Это простая таблетка, но запив её водой, вы сможете творить чудеса.
Bu bir hap, basit bir hap ve bunu suyla yuttuğum zaman, mucizeler gerçekleştiriyor.זאת גלולה. גלולה פשוטה, וכשאני נוטל אותה עם קצת מים, היא מחוללת נפלאות.
Bu bir hap, basit bir hap ve bunu suyla yuttuğum zaman, mucizeler gerçekleştiriyor.إنه قرص دواء، قرص دواء بسيط، و عندما أتناوله بالماء، يفعل المعجزات.
Bu bir hap, basit bir hap ve bunu suyla yuttuğum zaman, mucizeler gerçekleştiriyor.これを内服すると 奇跡を起こしてくれるのです どうも
Bu bir mucizeydi. Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.Képesek vagyunk csodát tenni, együtt, a mi életünkben.
Bu bir mucizeydi. Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.Ние можем да създаваме чудеса, колективно, през живота си.
Bu hayattaki en büyük mucizelerden biridir.Esta é uma das grandes maravilhas da vida.
Bu hayattaki en büyük mucizelerden biridir.Es una de la más grandes maravillas de la vida.
Bu hayattaki en büyük mucizelerden biridir.E" una delle più grandi meraviglie della vita.
Bu hayattaki en büyük mucizelerden biridir.Ez az élet egyik nagy csodája.
Bu hayattaki en büyük mucizelerden biridir.Het is één van de grote wonderen van het leven.
Bu hayattaki en büyük mucizelerden biridir.To jeden z największych cudów życia.
Bu hayattaki en büyük mucizelerden biridir.إنّها إحدى عجائب الحياة
Çünkü... ...mucizeleri çağıramazsın.Car, ce n'est pas une chose qu'on puisse qualifier de miracle.
Çünkü... ...mucizeleri çağıramazsın. Öyle mi?لانه ليس معجزة
Çünkü... ...mucizeleri çağıramazsın.Επειδή αυτό δεν είναι κάτι που θα μπορούσες να αποκαλέσεις θαύμα.
Diğer mucizelerini de panelin üzerindeki diğer resimlerde görüyoruz.Dr. Harris: Je ukázán, jak koná zázraky ve scénách na obou stranách
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Apostolságomnak jelei megbizonyosodtak közöttetek sok tûrésben, jelekben, csodákban és erõkben is.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Các bằng cớ về chức sứ đồ tôi đã tỏ ra trong anh em bởi sự nhịn nhục mọi đàng, bởi các phép lạ.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Các bằng_cớ về chức sứ đồ tôi đã tỏ ra trong anh_em bởi sự nhịn_nhục mọi đàng , bởi các phép lạ .
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.En Apostels Tegn bleve jo udførte, iblandt eder under Udholdenhed, ved Tegn og Undere og kraftige Gerninger.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Jednak znaki Apostoła pokazane są u was we wszelkiej cierpliwości, w znamionach i w cudach, i w mocach.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.사도의 표된 것은 내가 너희 가운데서 모든 참음과 표적과 기사와 능력을 행한 것이라
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Saj so se znamenja apostola godila med vami v vsem potrpljenju, v znamenjih in čudežih in močeh.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Znamenia apoštolov sú učinené medzi vami v celej trpezlivosti, divami, zázrakmi a mocami.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Τα μεν σημεια του αποστολου ενηργηθησαν μεταξυ σας εν παση υπομονη, δια θαυματων και τεραστιων και δυναμεων.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Признаки Апостола оказались перед вами всяким терпением, знамениями, чудесами и силами.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Справді ознаки апостола стались між вами у всякому терпінню, в ознаках, чудесах і силах.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.הן אתות השליח נעשו בקרבכם בכל סבלנות באתות ובמופתים ובגבורות׃
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.ان علامات الرسول صنعت بينكم في كل صبر بآيات وعجائب وقوات.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.我 在 你 們 中 間 、 用 百 般 的 忍 耐 、 藉 著 神 蹟 奇 事 異 能 、 顯 出 使 徒 的 憑 據 來
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.我 在 你 們中間 、 用百 般 的 忍耐 、 藉著 神蹟 奇事 異能 、 顯出 使徒 的 憑據來
Evet Charlie, mağaraya gir, girdiğin anda sihirli mucizeler seni bekliyor olacak.동굴로 들어가 마법의 기적이 일어날거얌