Ana içeriğe geç
Sözlük

mucizeler ile cümle

mucizeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.A išiel za ním veliký zástup, lebo videli jeho divy, ktoré činil pri nemocných.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.A šel za ním zástup veliký; nebo viděli divy jeho, kteréž činil nad nemocnými.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.Een menigte mensen volgde Hem, omdat zij zagen dat Hij de zieken genas.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.E seguia-o uma grande multidão, porque via os sinais que operava sobre os enfermos.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.És nagy sokaság követé õt, mivelhogy látják vala az õ csodatételeit, a melyeket cselekszik vala a betegeken.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.e una grande folla lo seguiva, vedendo i segni che faceva sugli infermi
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.In za njim je šla velika množica, ker so videli njegove čudeže, ki jih je delal na bolnikih.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.I szedł za nim lud wielki, iż widzieli cuda jego, które czynił nad chorymi.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.Ja häntä seurasi paljon kansaa, koska he näkivät ne tunnusteot, joita hän teki sairaille.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.큰 무리가 따르니 이는 병인들에게 행하시는 표적을 봄이러라
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.Một đoàn dân đông theo Ngài , vì từng thấy các phép lạ Ngài làm cho những kẻ bịnh .
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.Một đoàn dân đông theo Ngài, vì từng thấy các phép lạ Ngài làm cho những kẻ bịnh.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.Och mycket folk följde efter honom, därför att de sågo de tecken som han gjorde med de sjuka.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.Og en stor Skare fulgte ham, fordi de så de Tegn, som han gjorde på de syge.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.og meget folk fulgte ham, fordi de så de tegn han gjorde på de syke.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.O mare gloată mergea după El, pentrucă vedea semnele pe cari le făcea cu cei bolnavi.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.Und es zog ihm viel Volks nach, darum daß sie die Zeichen sahen, die er an den Kranken tat.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.Une grande foule le suivait, parce qu`elle voyait les miracles qu`il opérait sur les malades.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.y le seguía una gran multitud, porque veían las señales que hacía en los enfermos
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.και ηκολουθει αυτον οχλος πολυς, διοτι εβλεπον τα θαυματα αυτου, τα οποια εκαμνεν επι των ασθενουντων.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.За Ним последовало множество народа, потому что видели чудеса, которые Он творил над больными.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.І йшло за Ним багато народу, бо бачили Його ознаки, що робив над недужими.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.וילכו אחריו המון עם רב כי ראו אותתיו אשר עשה עם החולים׃
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.وتبعه جمع كثير لانهم ابصروا آياته التي كان يصنعها في المرضى.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.有 許 多 人 、 因 為 看 見 他 在 病 人 身 上 所 行 的 神 蹟 、 就 跟 隨 他
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.有 許 多 人 、 因為 看見 他 在 病人 身 上 所 行 的 神蹟 、 就 跟 隨他
Aslında doğal hayat hiperbolik mucizelerle dolu.Acontece que o mundo natural está repleto de maravilhas hiperbólicas.
Aslında doğal hayat hiperbolik mucizelerle dolu.Het blijkt dat de natuurlijke wereld vol is van hyperbolische wonderen.
Aslında doğal hayat hiperbolik mucizelerle dolu.Il s'avère que le monde naturel est rempli de merveilles hyperboliques.
Aslında doğal hayat hiperbolik mucizelerle dolu.Izkazalo se je, da je narava polna hiperboličnih čudes.
Aslında doğal hayat hiperbolik mucizelerle dolu.Kiderült, hogy a természetes világ tele van hiperbolikus csodákkal.
Aslında doğal hayat hiperbolik mucizelerle dolu.자연엔 쌍곡선의 경이로움들로 가득차 있다는게 밝혀져요
Aslında doğal hayat hiperbolik mucizelerle dolu.Okazuje się, że świat przyrody jest pełen hiperbolicznych niezwykłości.
Aslında doğal hayat hiperbolik mucizelerle dolu.Resulta que el mundo natural está lleno de maravillas hiperbólicas.
Aslında doğal hayat hiperbolik mucizelerle dolu.Se pare ca lumea naturala este plina de minuni hiperbolice.
Aslında doğal hayat hiperbolik mucizelerle dolu.Si scopre che il mondo naturale è pieno di meraviglie iperboliche.
Aslında doğal hayat hiperbolik mucizelerle dolu.Wie sich herausstellt, ist die Natur voller hyperbolischer Wunder.
Aslında doğal hayat hiperbolik mucizelerle dolu.Оказва се, че природата е пълна с хиперболични чудеса.
Aslında doğal hayat hiperbolik mucizelerle dolu.Оказывается, мир природы полон гиперболических чудес.
Aslında doğal hayat hiperbolik mucizelerle dolu.מתברר שעולם הטבע מלא בפלאים היפרבוליים.
Aslında doğal hayat hiperbolik mucizelerle dolu.لقد وضح أن عالم الطبيعة ملئ بعجائب الهندسة الزائدية.
Aslında doğal hayat hiperbolik mucizelerle dolu.かぎ針で編めば
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Apám baptista lelkész volt, és hitt a csodákban, hitt benne, hogy Isten elrendezi az egészet.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.저의 아버지는 침례교 목사였고 , 그는 기적과, 하나님이 그 뇌종양을 돌볼것이라고 믿었죠.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Mein Vater, ein Baptistenpriester, glaubte an Wunder und daran, dass Gottes Wille sich seiner annehmen würde.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Mi padre era un pastor Baptista, y creía en los milagros, y que la voluntad de Dios se ocuparía de ello.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Mój ojciec był pastorem Kościoła Baptystów i wierzył w cuda, i w to, że wola Boża się tym zajmie.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Mon père était un prêtre baptiste, et il croyait aux miracles, et que la volonté de Dieu allait s'en occuper.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.O meu pai era um pastor batista e acreditava em milagres, e que Deus trataria disso.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Мій батько був баптистським священиком, він вірив в дива і покладався на волю Божу.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Мой отец был баптистским священником, он верил в чудеса, и что Бог обо всем позаботится.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.אבא שלי היה כומר בפטיסטי, והוא האמין בניסים, ושבעזרת השם הכל יבוא על מקומו בשלום.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.والدي كان كاهن وكان يؤمن بالمعجزات وان الله سيتولي امره
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.そして、神の意思で全てがうまくいくと。 しかし勿論、それから6か月後に二人とも結局死んでしまいました。
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?Apa kamu lihat aku bisa membuat keajaiban?
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?Cậu nhìn tôi xem, cậu nghĩ tôi có thể hóa phép sao?
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?Crezi ca pot face miracole?
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?Denk je dat ik wonderen kan verrichten.
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?Denkst du ich kann Wunder bewirken?
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?나보고 기적을 일으키라는거냐?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod