Yani Brezilya'nın etil alkol mucizesi maalesef yeterli değil.Deci mă tem că miracolul etanolului din Brazilia nu este suficient.
Yani Brezilya'nın etil alkol mucizesi maalesef yeterli değil.Deshalb, so fürchte ich, ist das "Ethanol-Wunder" Brasiliens nicht ausreichend.
Yani Brezilya'nın etil alkol mucizesi maalesef yeterli değil.Het Braziliaanse ethanol-wonder is niet genoeg, ben ik bang.
Yani Brezilya'nın etil alkol mucizesi maalesef yeterli değil.그래서 제가 염려하는 브라질의 에탄올 기적은 충분치 않다고 봅니다.
Yani Brezilya'nın etil alkol mucizesi maalesef yeterli değil.Quindi il miracolo dell'etanolo brasiliano, temo, non é abbastanza.
Yani Brezilya'nın etil alkol mucizesi maalesef yeterli değil.Więc obawiam się, że brazylijska rewolucja etanolowa, to wciąż za mało.
Yani Brezilya'nın etil alkol mucizesi maalesef yeterli değil.Така че наистина се страхувам, че чудото на Бразилия с етанола не е достатъчно.
Yani Brezilya'nın etil alkol mucizesi maalesef yeterli değil.Так что и Бразильского этанолового чуда, я боюсь, недостаточно.
Yani Brezilya'nın etil alkol mucizesi maalesef yeterli değil.כך שאני באמת חושש שאין די בנס האתנול של ברזיל.
Yani Brezilya'nın etil alkol mucizesi maalesef yeterli değil.لذلك ، معجزة ثورة الإيثانول في البرازيل ، ليست كافية ايضا.
Yani Brezilya'nın etil alkol mucizesi maalesef yeterli değil.実際、どんなに優れた政策であっても
Yapabileceğim her şeyi yaptım. Bir mucize olmasını bekliyorum.Azért rendeztem ezt a zűrzavart, mert egy csodában reménykedem.
Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.Chúng ta có thể tạo ra những kì tích, một cách kết hợp, trong suốt cuộc đời mình.
Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.Dokážeme robiť zázraky spoločne, v rámci našich životov.
Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.Kita dapat menciptakan keajaiban, secara kolektif, dalam hidup kita.
Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.기적을 만들수 있습니다,
Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.Możemy czynić cuda wspólnie, za naszego życia.
Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.My umíme tvořit zázraky, společně, v rámci našech životů.
Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.Nous pouvons créer des miracles, collectivement, de notre vivant.
Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.Podemos criar milagres, coletivamente, no nosso tempo de vida.
Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.Podemos hacer milagros, colectivamente, a lo largo de nuestra vida.
Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.Possiamo fare miracoli, collettivamente, nella nostra vita.
Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.Putem crea miracole, în mod colectiv, în timpul vieţii noastre.
Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.Voimme saada ihmeitä aikaan, yhdessä, omana elinaikanamme.
Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.Wij kunnen wonderen creëren als collectief, nog tijdens ons leven.
Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.Wir können Wunder vollbringen, gemeinsam, in unserer Lebenszeit.
Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.Ми можемо творити чудеса протягом наших життів.
Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.Мы можем творить чудеса: совместно и в течение нашей жизни.
Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.ביחד, בימינו אנו.
Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.جماعيا ، في حياتنا .
Yaşamımızda toplu halde mucizeler yaratabiliriz.そうしなければなりません
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››A Jozua povedal ľudu: Posväťte sa, lebo zajtra učiní Hospodin divy vo vašom strede.
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››Da sa Josva til folket: Hellige eder! For imorgen vil Herren gjøre underfulle ting iblandt eder.
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››Disse Josué também ae povo: Santificai-vos, porque amanhã o Senhor fará maravilhas no meio de vós.
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››In Jozue veli ljudstvu: Posvetite se! kajti jutri stori GOSPOD čudeže med vami.
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››Iosua a zis poporului: ,,Sfinţiţi-vă, căci mîne Domnul va face lucruri minunate în mijlocul vostru.``
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››Josué dit au peuple: Sanctifiez-vous, car demain l`Éternel fera des prodiges au milieu de vous.
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››Józsué pedig monda a népnek: Tisztítsátok meg magatokat, mert holnap az Úr csudákat cselekszik köztetek.
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››여호수아가 또 백성에게 이르되 너희는 스스로 성결케 하라 여호와께서 내일 너희 가운데 기사를 행하시리라
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››Och Josua sade till folket: »Helgen eder, ty i morgon skall HERREN göra under bland eder.»
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››Og Josua sagde til Folket: "Helliger eder; thi i Morgen vil HERREN gøre Undere iblandt eder!"
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››Poi Giosuè disse al popolo: «Santificatevi, poiché domani il Signore compirà meraviglie in mezzo a voi»
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››Řekl pak byl Jozue lidu: Posvěťtež se, zítra zajisté učiní Hospodin divné věci mezi vámi.
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››Tedy rzekł Jozue do ludu: Poświęćcie się; albowiem jutro uczyni Pan między wami dziwne rzeczy.
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››Toen droeg Jozua iedereen op zich te heiligen. "Morgen", zei hij, "zal de HERE een groot wonder verrichten."
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››Und Josua sprach zu dem Volk: Heiligt euch; denn morgen wir der HERR ein Wunder unter euch tun.
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››Y Josué dijo al pueblo: --Purificaos, porque mañana Jehovah hará maravillas entre vosotros
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››Και ειπεν ο Ιησους προς τον λαον, Καθαρισθητε, διοτι αυριον θελει καμει ο Κυριος εν μεσω υμων θαυμασια.
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››И сказал Иисус народу: освятитесь, ибо завтра сотворит Господь среди вас чудеса.
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››Исус каза още на людете: Осветете се, защото утре Господ ще извърши всред вас чудни дела.
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››ויאמר יהושע אל העם התקדשו כי מחר יעשה יהוה בקרבכם נפלאות׃
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››وقال يشوع للشعب تقدسوا لان الرب يعمل غدا في وسطكم عجائب.
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››約 書 亞 吩 咐 百 姓 說 、 你 們 要 自 潔 . 因 為 明 天 耶 和 華 必 在 你 們 中 間 行 奇 事
Yeşu halka, ‹‹Kendinizi kutsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB yarın aranızda mucizeler yaratacak.››約書亞 吩咐 百姓 說 、 你 們要 自潔 . 因為 明天 耶和華 必 在 你 們中間行 奇事