Mucize kelimesini kullanmam demek, bunun imkansız olduğu anlamına gelmiyor.Keď poviem zázrak, nemyslím tým však nič nemožné.
Mucize kelimesini kullanmam demek, bunun imkansız olduğu anlamına gelmiyor.제가 기적이란 말을 썼지만, 불가능하다는 의미는 아닙니다.
Mucize kelimesini kullanmam demek, bunun imkansız olduğu anlamına gelmiyor.Mais quand j'utilise le mot miracle, je ne veux pas dire quelque chose d'impossible.
Mucize kelimesini kullanmam demek, bunun imkansız olduğu anlamına gelmiyor.Mówiąc "cudo" nie mam na myśli czegoś niemożliwego.
Mucize kelimesini kullanmam demek, bunun imkansız olduğu anlamına gelmiyor.Quando uso o termo milagre, não quero dizer que é uma coisa impossível.
Mucize kelimesini kullanmam demek, bunun imkansız olduğu anlamına gelmiyor.Sekarang, ketika saya menggunakan istilah keajaiban, bukan berarti itu mustahil.
Mucize kelimesini kullanmam demek, bunun imkansız olduğu anlamına gelmiyor.Wenn ich nun den Begriff "Wunder" benutze, meine ich nicht das Unmögliche.
Mucize kelimesini kullanmam demek, bunun imkansız olduğu anlamına gelmiyor.Όταν χρησιμοποιώ τον όρο θαύμα, δεν εννοώ κάτι αδύνατο.
Mucize kelimesini kullanmam demek, bunun imkansız olduğu anlamına gelmiyor.Като казвам "чудеса", нямам предвид нещо, което е невъзможно.
Mucize kelimesini kullanmam demek, bunun imkansız olduğu anlamına gelmiyor.Коли я використовую термін "диво", я не маю на увазі щось неможливе.
Mucize kelimesini kullanmam demek, bunun imkansız olduğu anlamına gelmiyor.Под словом "чудо" я не имею в виду нечто невозможное.
Mucize kelimesini kullanmam demek, bunun imkansız olduğu anlamına gelmiyor.כשאני משתמש במונח "נס", אני לא מתכוון למשהו בלתי אפשרי
Mucize kelimesini kullanmam demek, bunun imkansız olduğu anlamına gelmiyor.الآن، عندما أستخدم مصطلح "المعجزة"، لا أعني شئ مستحيل .
Mucize kelimesini kullanmam demek, bunun imkansız olduğu anlamına gelmiyor.マイクロプロセッサは奇跡です パソコンも奇跡
Mucizelere bel bağlamadan.-ilman ihmeitä.
Mucizelere bel bağlamadan.- uden at vente på et mirakel.
Mucizelere bel bağlamadan.-utan att vänta på mirakel.
Mucizeleri bunun bir kanıtı.Hänen ihmeensä ovat todiste siitä.
Mucizeleri bunun bir kanıtı.Hans mirakel er bevis på det.
Mucizeleri bunun bir kanıtı.Hans mirakel utgör bevis på det.
Mucizeleri bunun bir kanıtı.Jego cudowne czyny świadczą za nim.
Mucizeleri bunun bir kanıtı.Le sue gesta miracolose ne sono la prova.
Mucizeleri bunun bir kanıtı.Os seus prodígios são a prova disso.
Mucizeleri bunun bir kanıtı.Sus milagros son prueba de ello.
Mucizeleri bunun bir kanıtı.Τα θαύματά του το αποδεικνύουν.
Mucizeleri bunun bir kanıtı.Доказательство этому - творимые им чудеса.
Mucizeleri hakkında mı?Delle sue imprese miracolose?
Mucizeleri hakkında mı?Hänen ihmeteoistaanko?
Mucizeleri hakkında mı?Om hans mirakler?
Mucizeleri hakkında mı?Om hans mirakler?
Mucizeleri hakkında mı?O tych cudach?
Mucizeleri hakkında mı?Sobre os seus prodígios?
Mucizeleri hakkında mı?¿Sobre sus milagros?
Mucizeleri hakkında mı?Για αυτά που κάνει;
Mucizeleri hakkında mı?О совершаемых им чудесах?
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.A csodák csak olyan események, amelyek bekövetkezésének nagyon kicsi a valószínűsége.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.Cuda to wydarzenia skrajnie mało prawdopodobne.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.Điều kỳ diệu thực chất là những điều xảy ra với xác suất cực kì thấp.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.Ihmeet ovat ainoastaan asioita, jotka ovat hyvin epätodennäköisiä.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.I miracoli sono solamente eventi che sono estremamente improbabili.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.Keajaiban hanyalah peristiwa yang sangat tidak mungkin.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.기적은 그저 몹시 있을 법 하지 않은 사건일 뿐입니다.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.les miracles ne sont que des événements extrêmement improbables.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.Los milagros son sólo eventos que son extremadamente improbables.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.Miracolele sunt simple evenimente care sunt extrem de improbabile.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.Mirakel är bara händelser som är extremt osannolika.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.Mirakels zijn slechts extreem onwaarschijnlijke gebeurtenissen.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.Mirakler er blot hændelser, der er ekstremt usandsynlige.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.Os milagres são apenas acontecimentos extremamente improváveis.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.Wunder sind lediglich äußerst unwahrscheinliche Ereignisse.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.Zázraky jsou pouze extrémně nepravděpodobné události.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.Zázraky sú proste len udalosti, ktoré sú veľmi nepravdepodobné.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.Τα θαύματα είναι απλά γεγονότα που είναι εξαιρετικά απίθανα.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.Чудесата са само събития, които са изключително невероятни.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.Чудеса — это просто события, которые крайне маловероятны.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.ניסים הם רק אירועים בלתי-סבירים באורח קיצוני.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.المعجزات هي مجرد أحداث غير محتملة.
Mucizeler, muazzam düşük olasılıklardan başka bir şey değiller.大理石の彫像も、それを構成する原子があちこちへ振動してるのですから
Mucizeler yaratan ruhani lider günlük hayatın içinde.기적적이고, 영적이고 즉각적인 것을 현대세계에서 만들어낸 그 순간에 말이죠
Mucize mi?Cud?