Ana içeriğe geç
Sözlük

mucize ile cümle

mucize kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu, modern elektrometalürjinin ekonomik mucizesidir.І це є економічним дивом сучасної електрометалургії.
Bu, modern elektrometalürjinin ekonomik mucizesidir.Това е икономическото чудо на съвременната електрометалургия.
Bu, modern elektrometalürjinin ekonomik mucizesidir.Это — экономическое чудо современной электрометаллургии.
Bu, modern elektrometalürjinin ekonomik mucizesidir.זה הנס הכלכלי של המטלורגיה החשמלית המודרנית.
Bu, modern elektrometalürjinin ekonomik mucizesidir.تلك هي المعجزة الإقتصادية للتعدين الكهربائي الحديث.
Bu, modern elektrometalürjinin ekonomik mucizesidir.経済的な奇跡です この奇跡こそがきっかけとなって
Bu mucize dolu programı Tonight Show'da tekrar yayınlama fırsatım oldu.Fui capaz de organizar otra transmisión del la milagrosa cruzada, en el show nocturno.
Bu mucize dolu programı Tonight Show'da tekrar yayınlama fırsatım oldu.Ho fatto un'altra trasmissione sulla sua crociata miracolosa, nella puntata di stasera.
Bu mucize dolu programı Tonight Show'da tekrar yayınlama fırsatım oldu.Алелуя!
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.Đó là điều kì diệu, và để lý giải cho điều này chính là khả năng khoanh vùng những giá trị thiêng liêng.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.E miraculos, iar una din explicații e abilitatea de a ne învârti în jurul valorilor sacre.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.Es milagroso, y parte de la explicación es esta habilidad de juntarnos alrededor de valores sagrados.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.Es scheint wie ein Wunder und ein Teil der Erklärung ist die Fähigkeit, sich um heilige Werte zu versammeln.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.È un miracolo, e parte della spiegazione sta nella capacità di riunirci attorno a valori sacri.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.Ez csodálatos, és a magyarázat egy része, hogy képesek vagyunk szent értékek körül forogni.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.Het is miraculeus en wordt deels verklaard door het vermogen rond heilige waarden te cirkelen.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.그것은 기적이고, 이를 설명할 수 있는 것은 신성한 가치를 위해 뭉치는 능력입니다.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.To zadziwiające. Częścią wyjaśnienia jest zdolność 'okrążania' świętych wartości.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.Είναι αξιοθαύμαστο και εξηγείται εν μέρει από την ικανότητά μας να συσπειρωνόμαστε γύρω από ιερές αξίες.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.Это просто чудо, и частично это объясняется нашей способностью собираться вокруг священных ценностей.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.מציידים-לקטים, לפני 10,000 שנה, לבניית ערי ענק אלה תוך כמה אלפי שנים בלבד?
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.انها معجزة، و جزء من السبب هو قدرتنا على الدوران حول قيم مقدسة
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.神聖な価値観に集う能力が あったことは否めません このように古代文明では 寺院や神々が大きな役割を担っていました
Bu mucizeyi Prenses Lee Seol yarattı. Çok büyük bir lütuf.Αλλά αυτό θαύμα έγινε πραγματικότητα με πρωτοβουλία... της πριγκίπισσας Λι Σεολ.
Bu mucizeyi Prenses Lee Seol yarattı.De Lee Seol hercegnő volt az, aki ezt a csodát végrehajtotta.
Bu mucizeyi Prenses Lee Seol yarattı.Mais c'est la Princesse Lee Seol qui a provoqué ce miracle.
Bu mucizeyi Prenses Lee Seol yarattı.لكنها حدثت بفضل الاميرة لي سول
Bu nasıl oldu? Bu kesinlikle bir mucizedir, açıklaması Büyük Kanyon'dan çok daha zor bir mucize.Jejich vznik se vysvětluje mnohem hůř než Grand Canyon.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.Đó thực sự là những điều kì diệu đã diễn ra.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.Acestea sunt lucruri cu adevărat miraculoase care s-au întâmplat.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.Ce sont réellement des choses miraculeuses qui se produisent.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.Da geschehen wirklich wundersame Dinge.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.Dit zijn echt wonderlijke dingen die gebeuren.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.E sono veramente dei fatti miracolosi.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.Estos son eventos milagrosos que en verdad ocurren.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.이런건 정말로 기적적인 일입니다.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.To są istotnie cudowne wydarzenia.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.Тези неща, които се случват, са наистина чудотворни.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.Это действительно сверхъестественые случаи.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.אלו הם דברים ממש מופלאים שקורים באמת.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.هذه فعلًا معجزات قد حدثت.
Bunlar gerçekten yaşanmış mucizevi olaylar.医者がよく言う言葉
Bunların her biri mucize değil mi?Așadar, acestea sunt miracole, într-adevăr.
Bunların her biri mucize değil mi?Das sind Wunder doch, oder?
Bunların her biri mucize değil mi?Dit zijn wonderen, toch?
Bunların her biri mucize değil mi?Donc ce sont des miracles non?
Bunların her biri mucize değil mi?Estos son milagros ¿No?
Bunların her biri mucize değil mi?이런건 기적이죠, 그렇죠?
Bunların her biri mucize değil mi?Magari pensate che si tratti di miracoli, vero?
Bunların her biri mucize değil mi?To są cuda, to prawda.
Bunların her biri mucize değil mi?Vậy, đó là những điều kì diệu, đúng thế.
Bunların her biri mucize değil mi?Това са чудеса, нали.
Bunların her biri mucize değil mi?Чудеса просто, верно.
Bunların her biri mucize değil mi?אז אלו הם ניסים, נכון,
Bunların her biri mucize değil mi?إذاً هذه معجزات، صحيح.
Bunların her biri mucize değil mi?これらは本当に起こった奇跡です
Bunun bir -- (Alkışlar) -- Bunun mucize olduğunu söylemiyorum.Я не говорю, (Аплодисменты) я не говорю, что это чудо.
Bunun mucize olduğunu söylemiyorum.Je ne dis pas que c'est un miracle.
Bunun mucize olduğunu söylemiyorum.En sano, että kyse on ihmeestä.
Bunun mucize olduğunu söylemiyorum.Ich sage nicht, dies sei ein Wunder.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod