Ana içeriğe geç
Sözlük

muazzam ile cümle

muazzam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve Freud kendi bilinçdışı duygusunu keşfettiği zaman, bu zamanın ikliminde muazzam bir etki yaptı.A kiedy Freud odkrył swoje rozumowanie podświadomości, miało to ogromny efekt na klimat czasów.
Ve Freud kendi bilinçdışı duygusunu keşfettiği zaman, bu zamanın ikliminde muazzam bir etki yaptı.E quando Freud descobriu o seu sentido do inconsciente, isto teve um efeito vasto no pensamento da altura.
Ve Freud kendi bilinçdışı duygusunu keşfettiği zaman, bu zamanın ikliminde muazzam bir etki yaptı.És amikor Freud felfedezte a tudatalatti érzését, óriási hatással volt a korabeli hangulatra.
Ve Freud kendi bilinçdışı duygusunu keşfettiği zaman, bu zamanın ikliminde muazzam bir etki yaptı.Et quand Freud a découvert son sens de l'inconscient, cela a eu un vaste effet sur le climat de l'époque.
Ve Freud kendi bilinçdışı duygusunu keşfettiği zaman, bu zamanın ikliminde muazzam bir etki yaptı.Iar când Freud a descoperit simţul său al inconştientului, a avut un vast efect asupra climatului vremurilor.
Ve Freud kendi bilinçdışı duygusunu keşfettiği zaman, bu zamanın ikliminde muazzam bir etki yaptı.Když Freud objevil svůj smysl pro nevědomí, mělo to v tehdejší společnosti obrovský dopad.
Ve Freud kendi bilinçdışı duygusunu keşfettiği zaman, bu zamanın ikliminde muazzam bir etki yaptı.Keď Freud objavil svoj význam podvedomia, malo to obrovský dopad na vtedajšiu dobu.
Ve Freud kendi bilinçdışı duygusunu keşfettiği zaman, bu zamanın ikliminde muazzam bir etki yaptı.Khi Freud khám phá ra ý thức của ông về sự vô thức, nó đã có ảnh hưởng rộng lớn tới xu hướng của thời đại.
Ve Freud kendi bilinçdışı duygusunu keşfettiği zaman, bu zamanın ikliminde muazzam bir etki yaptı.프로이드가 무의식 감각을 발견 했을 때, 당시 풍조에 지대한 영향력을 주었습니다.
Ve Freud kendi bilinçdışı duygusunu keşfettiği zaman, bu zamanın ikliminde muazzam bir etki yaptı.Quando Freud scoprì il suo senso dell'inconscio, ebbe un grande impatto sul clima dei suoi tempi.
Ve Freud kendi bilinçdışı duygusunu keşfettiği zaman, bu zamanın ikliminde muazzam bir etki yaptı.Toen Freud zijn besef van het onbewuste ontdekte, had dit een groot effect op het toenmalige klimaat.
Ve Freud kendi bilinçdışı duygusunu keşfettiği zaman, bu zamanın ikliminde muazzam bir etki yaptı.Y cuando Freud descubrió su sentido de lo inconsciente, tuvo un efecto enorme en el clima de su tiempo.
Ve Freud kendi bilinçdışı duygusunu keşfettiği zaman, bu zamanın ikliminde muazzam bir etki yaptı.Η ανακάλυψη από το Φρόυντ της έννοιας του ασυνείδητου είχε τεράστια επίδραση στην εποχή του.
Ve Freud kendi bilinçdışı duygusunu keşfettiği zaman, bu zamanın ikliminde muazzam bir etki yaptı.А коли Фройд відкрив своє значення несвідомого, це мало надзвичайний вплив на умонастрій того часу.
Ve Freud kendi bilinçdışı duygusunu keşfettiği zaman, bu zamanın ikliminde muazzam bir etki yaptı.И когда Фрейд открыл свой смысл бессознательного, это имело огромное влияние на настроения тех времен.
Ve Freud kendi bilinçdışı duygusunu keşfettiği zaman, bu zamanın ikliminde muazzam bir etki yaptı.Когато Фройд открил усещането за подсъзнание, това имало огромен ефект върху общественото мислене.
Ve Freud kendi bilinçdışı duygusunu keşfettiği zaman, bu zamanın ikliminde muazzam bir etki yaptı.וכשפרויד גילה את את רעיון תת-ההכרה, היתה לכך השפעה עצומה על תקופתו.
Ve Freud kendi bilinçdışı duygusunu keşfettiği zaman, bu zamanın ikliminde muazzam bir etki yaptı.وعندما اكتشف فرويد حاسته باللا وعي, كان لذلك تاثير عظيم على المناخ العام
Ve Freud kendi bilinçdışı duygusunu keşfettiği zaman, bu zamanın ikliminde muazzam bir etki yaptı.当時の考え方に多大な影響を与えました 今 無意識 そして 深層心理について
Ve İngilizcemizin oluşu gerceği şimdi muazzam bir stratejik olgu haline geliyor.A fakt, że znamy angielski staje się naszym potężnym strategicznym aktywem.
Ve İngilizcemizin oluşu gerceği şimdi muazzam bir stratejik olgu haline geliyor.Dan fakta bahwa kami sudah berbahasa Ingris menjadi modal besar yang strategis.
Ve İngilizcemizin oluşu gerceği şimdi muazzam bir stratejik olgu haline geliyor.De kennis van het Engels blijkt nu een grote strategische aanwinst.
Ve İngilizcemizin oluşu gerceği şimdi muazzam bir stratejik olgu haline geliyor.E il fatto che noi abbiamo l'inglese sta diventando adesso un enorme assetto strategico.
Ve İngilizcemizin oluşu gerceği şimdi muazzam bir stratejik olgu haline geliyor.Et le fait d'avoir l'anglais est aujourd'hui en train de devenir un véritable atout stratégique.
Ve İngilizcemizin oluşu gerceği şimdi muazzam bir stratejik olgu haline geliyor.우리가 영어를 사용한다는 사실이 엄청난 전략적 자산이 되었습니다
Ve İngilizcemizin oluşu gerceği şimdi muazzam bir stratejik olgu haline geliyor.Óriási stratégiai eszköz, hogy tudunk angolul.
Ve İngilizcemizin oluşu gerceği şimdi muazzam bir stratejik olgu haline geliyor.Și situația este că engleza devine acum o valoare strategică imensă.
Ve İngilizcemizin oluşu gerceği şimdi muazzam bir stratejik olgu haline geliyor.To, že mluvíme anglicky, se nyní stává obrovskou strategickou výhodou.
Ve İngilizcemizin oluşu gerceği şimdi muazzam bir stratejik olgu haline geliyor.Und die Tatsache, dass wir englisch haben wird nun ein großer strategischer Aktivposten.
Ve İngilizcemizin oluşu gerceği şimdi muazzam bir stratejik olgu haline geliyor.Và thật ra thì, chúng ta đang khiến tiếng Anh trở thành một vốn quí mang tính chiến lược lớn.
Ve İngilizcemizin oluşu gerceği şimdi muazzam bir stratejik olgu haline geliyor.Y el hecho de que hablamos inglés ahora es un enorme activo estratégico.
Ve İngilizcemizin oluşu gerceği şimdi muazzam bir stratejik olgu haline geliyor.И сегодня распространенность английского в Индии становится громадным стратегическим преимуществом страны.
Ve İngilizcemizin oluşu gerceği şimdi muazzam bir stratejik olgu haline geliyor.И фактът, че имаме английски, сега става огромен стратегически актив.
Ve İngilizcemizin oluşu gerceği şimdi muazzam bir stratejik olgu haline geliyor.והעובדה שיש לנו אנגלית הפך להיות נכס אסטרטגי גדול
Ve İngilizcemizin oluşu gerceği şimdi muazzam bir stratejik olgu haline geliyor.وفي الواقع اصبحت الانجليزية الآن قاعدة استراتيجية ضخمة
Ve İngilizcemizin oluşu gerceği şimdi muazzam bir stratejik olgu haline geliyor.戦略的資産となってきています 次はテクノロジーです
Ve kablolar üreterek güç santralleri arasında muazzam ölçüde enerji aktarabiliriz.A tiež by sme mohli vyrobiť káble na prenos obrovských prúdov medzi elektrickými stanicami.
Ve kablolar üreterek güç santralleri arasında muazzam ölçüde enerji aktarabiliriz.우리는 전력 케이블을 초전도체로 만들어, 막대한 양의 전류를 발전소 간 전송에 이용 할 수도 있습니다.
Ve kablolar üreterek güç santralleri arasında muazzam ölçüde enerji aktarabiliriz.Lahko bi izdelali električne kable za prenos velikanskih tokov med elektrarnami.
Ve kablolar üreterek güç santralleri arasında muazzam ölçüde enerji aktarabiliriz.Moglibyśmy też wyprodukować kable przewodzące ogromne ilości prądu między elektrowniami.
Ve kablolar üreterek güç santralleri arasında muazzam ölçüde enerji aktarabiliriz.Potremmo anche produrre cavi elettrici per trasferire enormi quantità di corrente tra centrali elettriche.
Ve kablolar üreterek güç santralleri arasında muazzam ölçüde enerji aktarabiliriz.Také bychom mohli vyrábět kabely k přenosu obrovského množství energie mezi elektrárnami.
Ve kablolar üreterek güç santralleri arasında muazzam ölçüde enerji aktarabiliriz.We kunnen kabels maken om enorme hoeveelheden stroom tussen krachtcentrales te transfereren.
Ve kablolar üreterek güç santralleri arasında muazzam ölçüde enerji aktarabiliriz.Y también podríamos producir cables, transferir grandes cantidades de corriente entre centrales eléctricas.
Ve kablolar üreterek güç santralleri arasında muazzam ölçüde enerji aktarabiliriz.Может производить супер высоковольтные кабели, которые будут передавать электрический ток.
Ve kablolar üreterek güç santralleri arasında muazzam ölçüde enerji aktarabiliriz.ואנחנו יכולים לייצר כבלי חשמל, שיעבירו זרמים אדירים של חשמל בין תחנות כח.
Ve kablolar üreterek güç santralleri arasında muazzam ölçüde enerji aktarabiliriz.و بإمكاننا أيضاً إنتاج أسلاك طاقةٍ، لنقل كميّاتٍ هائلةٍ من التيار بين محطات الطاقة،
Ve kablolar üreterek güç santralleri arasında muazzam ölçüde enerji aktarabiliriz.発電所一個分の電力をたった一本の 超伝導体製の送電線でバックアップできることを 想像してみてください
Ve kesinlikle muazzam bir heyecanla açılmasını bekliyorum.A já se na jeho spuštění určitě těším s neuvěřitelným vzrušením.
Ve kesinlikle muazzam bir heyecanla açılmasını bekliyorum.A samozrejme sa teším s nesmiernym vzrušením na to, keď bude spustený.
Ve kesinlikle muazzam bir heyecanla açılmasını bekliyorum.Czekam na moment włączenia z dużym podekscytowaniem.
Ve kesinlikle muazzam bir heyecanla açılmasını bekliyorum.Dan saya menunggu kegairahan yang menggebu-gebu ketika LHC dinyalakan.
Ve kesinlikle muazzam bir heyecanla açılmasını bekliyorum.És én természetesen óriási izgalommal várom, hogy be legyen indítva.
Ve kesinlikle muazzam bir heyecanla açılmasını bekliyorum.Estou ansioso pelo resto da história, numa excitação imensa quando esta máquina for ligada.
Ve kesinlikle muazzam bir heyecanla açılmasını bekliyorum.Et j'attends vraiment avec une grande excitation, sa mise en route.
Ve kesinlikle muazzam bir heyecanla açılmasını bekliyorum.Ich freue mich bereits sehr und kann es kaum erwarten, dass er eingeschaltet wird.
Ve kesinlikle muazzam bir heyecanla açılmasını bekliyorum.Ik kijk er zeker met immense spanning naar uit dat hij wordt aangezet.
Ve kesinlikle muazzam bir heyecanla açılmasını bekliyorum.Ja minä ainakin odotan suunnattomalla innostuksella, että se käynnistetään.
Ve kesinlikle muazzam bir heyecanla açılmasını bekliyorum.그리고 저는 매우 흥분된 상태로 LHC가 가동되기를 손꼽아 기다리고 있습니다.
Ve kesinlikle muazzam bir heyecanla açılmasını bekliyorum.Og jeg ser helt bestemt frem til med utrolig glæde at den bliver tændt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod