Ana içeriğe geç
Sözlük

muaf ile cümle

muaf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Mr. Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.A ce bruit M. Bunting a été nervures à l'action brutale.
Mr. Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.Âm thanh mà ông Bunting nerved để hành động đột ngột.
Mr. Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.A quel suono Mr. Bunting was nervi all'azione brusca.
Mr. Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.Az, hogy a hang Mr. sármány was nerved to hirtelen lépéseket.
Mr. Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.La acel sunet domnul Bunting a fost nerved la acţiune bruscă.
Mr. Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.Na ta zvok je bil gospod strnad nerved to nenadno ukrepanje.
Mr. Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.Na ten zvuk bol pán Bunting nerved náhlym akciu.
Mr. Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.Na ten zvuk byl pan Bunting nerved náhlým akci.
Mr. Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.그 소리에 선생님 깃발천는 돌발 행동에 nerved되었습니다.
Mr. Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.Op dat geluid heer Bunting was vermande te abrupt actie.
Mr. Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.Pada suara yang Mr Bunting adalah nerved tindakan mendadak.
Mr. Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.Vid den låter Mr Bunting var NERVIG för abrupta åtgärder.
Mr. Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.W tym dźwiękiem Pan Bunting był nerwach do gwałtownych działań.
Mr. Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.Zu diesem Sound Mr. Bunting war genervt zu abrupten Aktion.
Mr. Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.Εκείνη ήχο ο κ. Bunting ήταν nerved με απότομες δράση.
Mr. Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.В този звук г-н овесарка е нерви рязко действие.
Mr. Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.При цьому звук був пан Бантінг зібрався до різких дій.
Mr. Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.При этом звук был г-н Бантинг собрался к резким действиям.
Mr. Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.في هذا الصوت كان السيد الرايات nerved إلى العمل بشكل مفاجئ.
Mr. Bunting, o ses, ani bir eylem için muaf oldu.しっかりと火かき棒を握る、彼は密接に夫人バンティングに続いて、部屋に突入。
Orta gelirli ailelerse, vergi muafiyetine tabi olacak.Mit mittlerem Einkommen Menschen machen uns für eine Steuervergünstigung. \
-Paralarıyla üniversite giriş sınavından muaf tutulan 'Tanrı'nın çocukları!'Anak2 Tuhan yg dibebaskan dari ujian masuk dengan uang!
-Paralarıyla üniversite giriş sınavından muaf tutulan 'Tanrı'nın çocukları!'Az isten gyermekei, akiket felmentettek a kollégiumi jelentkezés alól pénz által!
-Paralarıyla üniversite giriş sınavından muaf tutulan 'Tanrı'nın çocukları!'Děti, které nemusí dělat přijímací zkoušky díky penězům!
-Paralarıyla üniversite giriş sınavından muaf tutulan 'Tanrı'nın çocukları!'De zoons van God die vrijgesteldt zijn van college toelating vanwege geld!
-Paralarıyla üniversite giriş sınavından muaf tutulan 'Tanrı'nın çocukları!'Die Kinder der Götter die durch ihr Geld an den Aufnahmeprüfungen für die Universität vorbeikommen!
-Paralarıyla üniversite giriş sınavından muaf tutulan 'Tanrı'nın çocukları!'Dzieciaki z najbogatszych rodzin dostają się do college'u dzięki pieniądzą rodziców!
-Paralarıyla üniversite giriş sınavından muaf tutulan 'Tanrı'nın çocukları!'Fii zeilor care sunt scutiti de examenele de intrare pe bani !
-Paralarıyla üniversite giriş sınavından muaf tutulan 'Tanrı'nın çocukları!'Guds söner som är undantagna från universitets ingång av pengar!
-Paralarıyla üniversite giriş sınavından muaf tutulan 'Tanrı'nın çocukları!'I figli di Dio, esonerati dagli esami per l'entrata all'universita' grazie ai soldi!
-Paralarıyla üniversite giriş sınavından muaf tutulan 'Tanrı'nın çocukları!'돈으로 대학입시도 면제받은 신의 자식들!
-Paralarıyla üniversite giriş sınavından muaf tutulan 'Tanrı'nın çocukları!'Les fils de Dieu qui sont exemptés du concours d'entrée de l'université par qu'ils ont de l'argent.
-Paralarıyla üniversite giriş sınavından muaf tutulan 'Tanrı'nın çocukları!'Những người con của Thiên chuá, là những người được miễn vào trường đại học bằng tiền
-Paralarıyla üniversite giriş sınavından muaf tutulan 'Tanrı'nın çocukları!'Sinovi boga, ki so opravičeni sprejemnega izpita zaradi denarja!
-Paralarıyla üniversite giriş sınavından muaf tutulan 'Tanrı'nın çocukları!'Vyvolený bohom, ktorý sa na univerzitu dostali vďaka peniazom!
-Paralarıyla üniversite giriş sınavından muaf tutulan 'Tanrı'nın çocukları!'Τα παιδιά του Θεού που είναι απαλλαγμένοι από τις εξετάσεις για το πανεπιστήμιο με λεφτά!
-Paralarıyla üniversite giriş sınavından muaf tutulan 'Tanrı'nın çocukları!'Божиите синове, които са освободени от входящи изпити за колежи, поради тяхното богатство.
-Paralarıyla üniversite giriş sınavından muaf tutulan 'Tanrı'nın çocukları!'!הבנים של אלוהים אשר פטורים ממבחני כניסה על ידי כסף
-Paralarıyla üniversite giriş sınavından muaf tutulan 'Tanrı'nın çocukları!'ابناء الاثرياء الذين تم اعفائهم من مصاريف دخول الكليه !!؟
-Paralarıyla üniversite giriş sınavından muaf tutulan 'Tanrı'nın çocukları!'自力で大学に合格しろ!
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Han sa: Av de fremmede. Da sa Jesus til ham: Så er jo barna fri.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.A keď odpovedal, že od cudzích, riekol mu Ježiš: Tak tedy ich synovia sú slobodní.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Da sprach zu ihm Petrus: Von den Fremden. Jesus sprach zu ihm: So sind die Kinder frei.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Han svarade: »Av andra människor.» Då sade Jesus till honom: »Alltså äro då sönerna fria.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Il lui dit: Des étrangers. Et Jésus lui répondit: Les fils en sont donc exempts.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.베드로가 가로되 타인에게니이다 예수께서 가라사대 그러하면 아들들은 세를 면하리라
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Monda néki Péter: Az idegenektõl. Monda néki Jézus: Tehát a fiak szabadok.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Odpověděl jemu Petr: Od cizích. I dí mu Ježíš: Tedy synové jsou svobodní?
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Og da han sagde: "Af de fremmede," sagde Jesus til ham: "Så ere jo Sønnerne fri.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi."Orang asing," jawab Petrus. "Kalau begitu," kata Yesus, "rakyat tidak perlu membayar
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Pedro le dijo: --De otros. Jesús le dijo: --Luego, los hijos están libres de obligación
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Petru I -a răspuns: ,,Dela străini.`` Şi Isus i -a zis: ,,Aşa dar fiii sînt scutiţi.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Phi - e-rơ thưa rằng : Người_ngoài . Ngài phán rằng : Vậy_thì các con_trai được miễn thuế !
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Phi -e-rơ thưa rằng: Người ngoài. Ngài phán rằng: Vậy thì các con trai được miễn thuế!
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Quando ele respondeu: Dos alheios, disse-lhe Jesus: Logo, são isentos os filhos.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Rispose: «Dagli estranei». E Gesù: «Quindi i figli sono esenti
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Rzekł mu Piotr: Od obcych. I rzekł mu Jezus: Toć tedy synowie są wolni.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi."Van volken die zij hebben onderworpen", antwoordde Petrus.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Λεγει προς αυτον ο Πετρος Απο των ξενων. Ειπε προς αυτον ο Ιησους Αρα ελευθεροι ειναι οι υιοι.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.А когато каза: От чужденците, Исус му рече: Като е тъй своите им са свободни.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod