mu ile cümle

mu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Satış fiyatlarının kırmızı mürekkeple yazıldığını fark ettim.I noticed the sale prices were written in red ink.
Ben onun caz müziği sevdiğini biliyorum.I know he likes jazz music.
Onun ünlü bir müzisyen olduğunu biliyorum.I know that he is a famous musician.
Onunla mutsuz bir hayat yaşamaktansa bekar kalmayı tercih ederim.I would rather remain single than live an unhappy life with him.
Ben onun müziğini seviyorum.I like his music.
Onun müziğinden etkilendim.I was impressed by his music.
Onun müziğine aşinayım.I am familiar with his music.
Onun müziğini rock müzik olarak sınıflandırıyorum.I classify his music as rock.
Ben onu mükemmel olarak anlayabiliyorum.I can understand him perfectly.
O, mülküne varis olarak sahip oldu.He succeeded to his estate.
Ona mutlak güvenim var.I have absolute trust in him.
Ona oyuncak bir kedi aldım fakat o bundan mutlu olmadı.I bought her a toy cat, but she wasn't happy with it.
Onu yakalamak için mümkün olduğu kadar hızlı koştum.I ran as fast as possible to catch up with her.
Onu mutlu edeceğim.I will make her happy.
Onu mutlu etmek istiyorum.I want to make her happy.
Onu mutlu ettim.I made her happy.
Bu konu hakkında gerçekten mutsuzum.I'm really unhappy about this.
Seni mutlaka arayacağım.I will call you without fail.
Mümkün olduğunca uzun süre giysilerimi korumayı seviyorum.I like to keep my clothes for as long as possible.
Maalesef ben büyük bir müzisyen değilim.I'm afraid I'm not much of a musician.
Annemin mutfağı temizlemesine yardım ettim.I helped my mother clean the kitchen.
Vergiden muhaf bir kamera satın aldım.I bought a camera free of tax.
Gözlerimi muayene ettireceğim.I'm going to have my eyes examined.
Ben de müzik seviyorum.I love music, too.
Beni arkadaşın bay Murphy ile tanıştırır mısın?Would you introduce me to your friend, Mr Murphy?
Bana yardımcı olur musun?Will you help me?
Beni kapıya götürür müsün?Will you take me to the gate?
Dün gece dinlediğimiz müzik harikaydı.The music we listened to last night was wonderful.
Hepimiz kimsenin mükemmel olmadığını biliyoruz.We all know that no one is perfect.
Biz deniz kenarında muhteşem bir zaman geçirdik.We had a glorious time at the seaside.
Mutluluk arıyoruz.We seek happiness.
Giyinmemiz gerekiyor mu?Must we dress up?
Kayıpları mümkün olduğu kadar tam olarak tahmin ettik.We estimated the losses as exactly as possible.
Mutfağı temizlemeliyiz.We must clean up the kitchen.
Hepimiz tükenene kadar saatlerce müzik eşliğinde dans ettik.We danced to the music for hours until we were all exhausted.
Mutluluk sık sık kaygı ile kesildi.The bliss was often interrupted by anxiety.
Eğer sınavlar olmasaydı, okul hayatımız daha mutlu olurdu.If it were not for examinations, our school life would be happier.
Sınav bittiğinde mutlu hissettik.We felt happy when the examination was over.
Bir sınavda kopya çekmenin yanlış olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think it's wrong to cheat on an examination?
Sınavlar eğitimin gerçek anlamına müdahale eder.Examinations interfere with the real meaning of education.
Sınavlar eğitimin asıl amacına müdahale eder.Examinations interfere with the real purpose of education.
Bir sınavı ilk bitiren öğrenci mutlaka en iyi notu almaz.The student who finishes an examination first does not necessarily get the best grade.
Hangi yargıç davayı muhakeme etti.Which judge heard the case?
Kazanın nasıl olduğunu biliyor musun?Do you know how the accident happened?
Kazayı duydun mu?Have you heard about the accident?
Gerçeği mümkün olduğunca açık şekilde açıkla.Explain the fact as clearly as possible.
Bazen bir İtalyan sokak müzisyeni şehre geldi.Sometimes an Italian street musician came to town.
Konuşmak için bir sonraki fırsatını dört gözle beklemiyor musun?Aren't you looking forward to your next chance to speak?
Muhtemelen önümüzdeki seçimlerde kazanacak.He'll probably win in the next election.
Bir sonraki uçağa binmek mümkün mü?Is it possible to get on the next flight?
Bisiklete binemiyor musun?Can't you ride a bicycle?
Bir bisikletin yok mu?Don't you have a bicycle?
Otobiyografisinde, tekrar tekrar mutsuz okul günlerinden bahsediyor.In his autobiography, he repeatedly refers to his unhappy school days.
Öz yaşam öyküsünde, defalarca mutsuz okul günlerinden bahsediyor.In his autobiography, he repeatedly refers to his unhappy school days.
Olmayı hayal ettiğimiz kadar mutlu ya da mutsuz değiliz.We are not as happy or unhappy as we imagine ourselves to be.
Sadece kendi mutluluğunuzun peşinde yaşamamalısınız.You shouldn't live merely in pursuit of your own happiness.
İşinizle gurur duyuyor musunuz?Do you take pride in your work?
Odamı mümkün olduğunca temiz tutmak istiyorum.I want to keep my room as neat as possible.
Bir sözlük mükemmel bir başvuru kitabıdır.A dictionary is an excellent reference book.
Para mutluluğun kaybını ödeyemez.Money cannot pay for the loss of happiness.

İlgili Sayfalar