mu ile cümle
mu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben müzikle ilgilenirim.I am interested in music.
Ben kendimi müziğe verdim.I have given myself to music.
Müzik eğitimi almak için Avusturya'ya gitmek istiyorum.I would like to go to Austria in order to study music.
İngilizceyi müzikten daha çok seviyorum.I like English better than music.
Müzik dinliyorum.I am listening to the music.
Müzik dinleyerek çok zaman harcadım.I spend a lot of time listening to music.
Müzik dinlediğim zaman sık sık çalışırım.I often study while listening to music.
Müzik dinlerken sık sık çalışırım.I often study while listening to music.
Müzik dinlemeyi severim, özellikle caz.I like listening to music, especially jazz.
Müzik dinlemeyi severim, özellikle de caz.I like listening to music, especially jazz.
Müzik dinlemeyi severim.I like listening to music.
Müziği, özellikle Rock'ı seviyorum.I love music, especially rock.
Müzik kulübüne üyeyim.I belong to the music club.
Müzik kulağım olmadığı için, şarkı söylemek istemiyorum.I don't want to sing, because I'm tone-deaf.
En çok ailemle evde olduğum zaman kendimi mutlu hissediyorum.I feel happiest when I am at home with my family.
Ailemdeki ilk müzisyen benim.I am the first musician in my family.
Okuldayken en mutlu hissediyorum.I feel happiest when I am in school.
Sana yardım ettiğim için mutluyum.I am happy to help you.
Her ne zaman fırsat bulsam müzeye giderim.I go to the museum whenever I get the chance.
Bir değişiklik için müzik dinlememiz gerektiğini önerdim.I suggested that we should listen to music for a change.
Bir mühendis olmak istiyorum.I want to be an engineer.
Ben bir mühendis olacağım.I am going to be an engineer.
Komşumla ilginç bir muhabbet ettim.I had an interesting conversation with my neighbor.
Çağdaş müziği fazla beğenmediğimi kabul etmeliyim.I must admit I don't like much contemporary music.
Öğleden sonra bir müddet çalıştım.I studied for a while in the afternoon.
Mutlu hissediyorum.I feel happy.
Mutlu insanların ne kadar nadir olduğunu fark ettim.I realized how rare happy people were.
Uyuyamayacak kadar çok mutluydum.I was too happy to sleep.
Ben mutlu olmaktan uzağım.I am far from happy.
Benim mutlu bir çocukluğum vardı.I had a happy childhood.
Mutlu bir hayat yaşamak istiyorum.I want to live a happy life.
Müdürün kendisiyle görüştüm.I met the principal himself.
Mümkün bir aday olarak Paul'ün adını önerdim.I put Paul's name forward as a possible candidate.
Sorunumda bana yardımcı olur musun?Can you help me out of my trouble?
Ben asla muhtaçı olan bir arkadaşıma sırtımı dönmem.I never turn my back on a friend in need.
Olabildiği kadar mutluyum.I am as happy as can be.
Dün mutluydum.I was happy yesterday.
Sınavı geçtiğim için mutluydum.I was happy to pass the exam.
Dişçide dişlerimi muayene ettirdim.I had my teeth examined at the dentist's.
Sahip olduğum en iyi mücevheri sattım.I sold the best jewel that I had.
Yedi de mükemmel bir kahvaltı yedim.I had an excellent breakfast at seven.
Şirketin müdürüyle görüşmek istiyorum.I want to see the director of the company.
Kabul mü edeyim ret mi edeyim bilmiyorum.I don't know whether to accept or refuse.
Mümkün olduğu kadar tünellerden kaçınmaya çalışacağım.I will try to avoid tunnels as much as possible.
Mümkün olduğu kadar sessiz durdum.I kept as quiet as possible.
Kazansamda kaybetsemde mutlu olacağım.I'll be happy whether I win or lose.
Canlı müziği sevebileceğim yerel bir jazz kulübüne gitmek istiyorum.I like to go to a local jazz club where I can enjoy live music.
Yemek hakkında pek müşgülpesent değilim.I'm not very particular about food.
Tüm çalışanlarımdan mutlak sadakat istiyorum.I require absolute loyalty of my employees.
Oğlumun resitaldeki başarısından çok mutluyum.I am very happy about my son's success in his recital.
British Museum'un hazinelerini gördüm.I saw the treasures of the British Museum.
Dünyadaki en mutlu insanım.I am the happiest man on earth.
Dünyadaki en mutlu adamım.I am the happiest man on earth.
Bütün öğleden sonra mutfakta çalışıp çabalıyordum.I've been toiling away in the kitchen all afternoon.
Uzun bir süredir aşırı zorluklar altında mücadele ediyorum.I have struggled under extreme difficulties for a long time.
Onlara yetişmek için mümkün olduğu kadar hızlı koştum.I ran as fast as possible to catch up with them.
Okurken en mutluyum.I am happiest when I am reading.
Ben Japonya'ya dönmeden önce Boston'da müzik okuyordum.I had been studying music in Boston before I returned to Japan.
Ben yılda bir kez fizik muayene olurum.I get a physical examination once a year.
Ben sadece bir müşteriyim.I'm only a customer.