mu ile cümle
mu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Gürültülü müzik, rock gibi, sevmiyorum.I don't like noisy music, such as rock.
Kanada'da muhteşem zaman geçiriyorum.I'm having a great time in Canada.
Benim için yengeç muhteşem bir lezzettir.I regard crab as a great delicacy.
Ben klasik müziği sevmiyorum.I don't like classical music.
Ben klasik müziği çok severim.I like classical music very much.
Sadece klasik müziği değil aynı zamanda jazzı da severim.I like not only classical music but also jazz.
Ben klasik müzik dinlemeye düşkünüm.I'm fond of listening to classical music.
Bu tür müziğe düşkün değilim.I am not keen on this kind of music.
Bu resim bana mutlu okul günlerimi hatırlatıyor.The picture reminds me of my happy school days.
O mutlu günleri düşünmeden bu resme asla bakmam.I never look at this picture without thinking of those happy days.
Bu tür müziğe özellikle düşkün değilim.I'm not particularly keen on this kind of music.
Ben dünyada en mutlu insandım.I was the happiest man on earth.
Bir dakikalığına kendimi muaf tuttum.I excused myself for a minute.
Ben caz müziği severim.I like jazz music.
John'ı mutlu ettim.I made John happy.
John'ı doktora muayene olmasına ikna ettim.I persuaded John to be examined by the doctor.
Müziği spordan daha çok severim.I like music better than sports.
Ben bir spor muhabiri olmak istiyorum.I want to be a sport reporter.
Haberi duyduğuma mutlu oldum.I am happy to hear the news.
Muzu dik bir dağ yolunda buldum.I found the banana on a steep mountain road.
Ben müzikten etkilendim.I was moved by the music.
Ben münakaşaya karıştım.I was involved in the quarrel.
Ben orta çağ müziğinden son derece etkilendim.I was deeply impressed with the medieval music.
Bana müzeyi ziyaret etmem tavsiye edildi.I was advised to visit the museum.
Ben disko müziği severim.I like disco music.
Mümkün olduğu kadar çok çalıştım.I worked as hard as possible.
Mümkün olduğunca sık geleceğim.I'll come as often as possible.
Mümkün olan en kısa zamanda onunla konuşacağım.I'll talk to him at the earliest possible moment.
Mümkün olan en kısa sürede sizinle temas kuracağım.I'll get in touch with you as soon as possible.
Eve mümkün olduğu kadar çabuk geleceğim.I will come home as soon as possible.
Gelmem mümkün değil.I cannot possibly come.
Mütevazı bir kahvaltı tost, kahve ve bir yumurta yedim.I ate a modest breakfast of toast, coffee, and one egg.
Ben çok mutluyum.I'm very happy.
Ben çok mutlu hissettim.I felt very happy.
Kendimi pop müzikten vazgeçmiş gibi hissediyorum.I feel I'm growing out of pop music.
Pop müzik dinlemek istiyorum.I'd like to listen to pop music.
Seni tekrar gördüğüm için mutluyum.I'm happy to see you again.
Ben sefil ve mutsuzdum.I was miserable and unhappy.
Ben kötü bir muhabirim.I am a poor correspondent.
İyi müziği takdir ederim.I appreciate good music.
İyi müzik dinlemeyi severim.I like listening to good music.
Mutlu çocukluğumu sıkça hatırlıyorum.I often remember my happy childhood.
Ben de radyoda müzik dinlemeyi severim.I also like listening to music on the radio.
Muzları elmalardan daha çok severim.I like bananas more than apples.
Ben mumu söndürdüm.I blew the candle out.
Rock müziği seviyorum.I love rock.
Rock müzisyenleri seviyorum.I love rock musicians.
British Museum'u ziyaret etmeden Londra 'ya asla gitmem.I never go to London without visiting the British Museum.
Ben sadece mütevazı bir öğretmenim.I am just a humble teacher.
Yalnız başıma gitmem gerektiğine inanıyor musun?Do you think I should go alone?
Sinemaya gitmektense sanat müzesine gitmeyi tercih ederim.I would rather go to the art museum than to the movie theater.
İngilizce ve müziği severim.I like English and music.
Müziği severim, özellikle de klasik müziği.I like music, especially classical music.
Müziği çok severim.I like music very much.
Ben müziği çok severim.I am fond of music.
Ben müzik sevmiyorum.I do not like music.
Müzik kulağım yok.I have no ear for music.
Müzik kulübündeydim.I am in the music club.
Ben müzikle çok ilgilenirim.I am very interested in music.
Ben müzik hakkında konuştum.I talked about music.