mu ile cümle

mu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Biz indirim oranı üzerinde mutabık kaldık.We have agreed on the rate of discount.
Uzun dönemde mutlu olacağız.We will become happy in the long run.
Mümkün olduğu kadar çok bilgi almalıyız.We have to get as much information as possible.
Küresel ısınmayla mücadelede daha aktif bir rol oynamalıyız.We should play a more active role in combating global warming.
Biz müzede bir mumya gördük.We saw a mummy at the museum.
Onun başarısını duymaktan mutlu olduk.We were delighted to hear of his success.
Biz fakirdik, ama mutluyduk.We were poor, but we were happy.
Muhafazakar bir halkız.We are a conservative people.
Demokrasimiz için mücadele etmeliyiz.We must fight for our democracy.
Öngördüğümüzden daha çok müşterimiz var.We have more customers than we can count.
Paranın benim için gerçekten önemli olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think that money really matters to me?
O bana müzikten hoşlanıyor gibi geliyor.It seems to me that he likes music.
Beni arayan oldu mu?Have there been any phone calls for me?
Denememi okur musun, eğer varsa hataları düzeltir misin?Will you read my essay and correct the mistakes, if any?
Beni hatırlıyor musun?Do you remember me?
Beni hatırlıyor musunuz?Do you remember me?
Bu konuda bana yardımcı olur musun?Will you help me with this?
Robotumun adı Multi.My robot's name is Multi.
Robotumun adı Multi'dir.My robot's name is Multi.
Bence, alkol sağlığınız için mutlaka kötü değildir.In my opinion, alcohol is not necessarily bad for your health.
Ben dışardayken beni arayan oldu mu?Did anyone call me when I was out?
Gözlüğümü herhangi bir yerde gördün mü?Have you seen my glasses anywhere?
Benim maaşım bizim müsrifçe yaşamamıza izin vermez.My salary doesn't allow us to live extravagantly.
Erkek kardeşim bir mühendistir.My brother is an engineer.
Erkek kardeşim bir mühendis oldu.My brother became an engineer.
Lütfen benim planıma müdahale etmeyin.Please don't interfere with my plan.
Beni duyabiliyor musun?Can you hear me?
Demek istediğimi anlıyor musun?Do you see what I mean?
Karım şişe kırdığı için tüm mutfak zemini üzerinde süt var.There is milk all over the kitchen floor because my wife broke the bottle.
Mutfak bıçağını kullanırken, karım parmağını kesti.When using the kitchen knife, my wife cut her finger.
Bir müze görevlisi olarak çalışıyorum.I work as a museum attendant.
Hobilerimden biri klasik müziktir.One of my hobbies is classical music.
Benim hobim müzik.My hobby is music.
Hobim müzik dinlemektir.My hobby is listening to music.
Yeni arabamı gördün mü?Have you seen my new car?
Benim hayatımda Mars'a bir yolculuk mümkün olabilir.A trip to Mars may become possible in my lifetime.
Ben sağken hiçbir şeye muhtaç olmayacaksın.You'll want for nothing while I am alive.
Açıklamam senin için yeterli oldu mu?Are you satisfied with my explanation?
Açıklamamdan tatmin oldun mu?Are you satisfied with my explanation?
Benim doktorumun, hastalarına yaklaşım tarzı mükemmeldir.My doctor has an excellent bedside manner.
Benim en sevdiğim müzik pop müziktir.My favorite music is pop music.
Teklifim beklenmedik bir muhalefetle karşılaştı.My proposal met with unexpected opposition.
Babam müzikten hoşlanmaz.My father doesn't like music.
Babam yiyecekler hakkında çok müşkülpesenttir.My father is very particular about food.
Babam bir elektrik mühendisidir.My father is an electric engineer.
Babam soğuk algınlığından muzdariptir.My father is suffering from a cold.
Benim eğitimime müdahele etme.Don't interfere with my studying.
Çalışmama müdahale etme.Don't interfere with my studying.
Annem müziği sever.My mother loves music.
Kız kardeşim müzik öğrenimi yapmak için İtalya'ya gitti.My sister went to Italy to study music.
Avusturya müziğini severim.I like the music of Austria.
Ben mümkün olduğunca hızlı koştum.I ran as fast as possible.
Ben müzik öğreniyorum.I'm learning music.
Uyurken en mutlu benim.I am happiest when I sleep.
Yoksulluğa rağmen mutluyum.I am happy in spite of poverty.
İşi birkaç gün içinde bitirmem mümkün değil.I could not possibly finish the work in a few days.
Mutlu hissetmeden asla dondurma yemem.I never have an ice cream without feeling happy.
Ben senin kadar müziğe çok düşkün değilim.I am not so fond of music as you are.
O dükkânda yeni bir müzik seti aldım.I got a new stereo at that store.
Bu formda bir mürekkep lekesi yaptım.I got an ink blot on this form.

İlgili Sayfalar