mu ile cümle

mu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Saç kesimi yapmaktan hoşlanıyor musun?Do you like giving haircuts?
Yürüyüş için dışarı çıkmayı canın istiyor mu?Do you feel like going out for a walk?
Yürüyüş mükemmel bir egzersizdir.Walking is an excellent exercise.
Ne yazık ki bu mümkün değildir.Regretfully it is not possible.
Çalışıyor musunuz?Are you working?
Müdürler çalışanlardan doğruluk,verimlilik ve adanmışlık bekler.Office managers expect accuracy, efficiency, and dedication.
Patlama yarası çok derindi ve enfeksiyon için muayene edilmesi gerekiyordu.The puncture wound was very deep and had to be examined for infection.
Hiç dört yapraklı yonca buldun mu?Have you ever found a four-leaf clover?
Pachinko salonunda çok para yaptıktan sonra Jiro mutlu olurdu.Jiro was all smiles after he made a bundle at the pachinko parlor.
Kız kardeşim mutfakta yemek pişiriyor.My sister is cooking in the kitchen.
Çocuk maymunu muzla besliyordu.The child was feeding the monkey with the banana.
Çocukların televizyonu tekellerine almalarına müsaade etme.Don't let the children monopolize the television.
Çocukların hepsi iyiydi ve mutlu görünüyordu.The children were all well and looked happy.
Çocukların mutlu bir ev ortamına ihtiyacı var.Children need a happy home environment.
Bir çocuğun müzik yeteneği irsi midir?Does a child's musical talent depend on heredity?
Onun şehir müzesindeki sergisi hiç ilgimi çekmedi.His exhibition at the city museum didn't appeal to me at all.
Seninle karşılaştığım için gerçekten mutluyum.I'm really happy I ran into you.
Müdür onu işten çıkarma ile tehdit etti.The manager threatened him with dismissal.
O öldü mü?Dead?
Ölümünden sonra tabloları müzede sergilendi.After his death, his paintings were hung in the museum.
Bugün çok mutluyum.I feel so happy today.
Bugün çok mutlu hissediyorumI feel so happy today.
Oraya gitmem gerekiyor mu?Do I need to go there?
Benim soruyu cevaplamam mümkün değil.It is impossible for me to answer the question.
Pencereyi açmam gerekiyor mu?Must I open the window?
Benim sorunu çözmem mümkün değildir.It is impossible for me to solve the problem.
Benim bir korkak olduğumu mu ima ediyorsun?Are you suggesting that I'm a coward?
Ne yaptığımı tahmin edemiyor musun?Can't you guess what I'm doing?
Benim çok genç olduğumu mu ileri sürüyorsun?Are you suggesting that I am too young?
Mektubumu okur musun ve varsa hataları düzeltir misin?Would you read my letter and correct the mistakes, if any?
Öğleden önce oraya varmam mümkün değildir.It is impossible for me to get there before noon.
Nehirde yüzmemin tehlikeli olduğunu düşünüyor musun?Do you think it dangerous that I swim across the river?
Mutfağa girdiğimde, o pilavlı tavuk köri yapıyordu.When I entered the kitchen, she was making chicken curry with rice.
Ona yetişmek için mümkün olduğu kadar hızlı koştum.I ran as fast as possible to catch up with him.
Âşık gibi görünüyor muyum?Do I sound in love?
Muhatabım bir Amerikalı değil Almandı.The man to whom I spoke was a German, not an American.
Dick ile ilk karşılaştığımız günü hatırlıyor musun?Do you remember the day when we first met Dick?
Biz bizim otel odasından okyanusun muhteşem manzarasına sahibiz.We have a magnificent view of the ocean from our hotel room.
Birlikte geçirdiğimiz mutlu günleri hatırlıyorum.I remember the happy days we spent together.
İlk tanıştığımız günü hatırlıyor musun?Do you remember the day when we first met?
İlk tanıştığımız zamanki geceyi hatırlıyor musun?Do you remember the night when we first met?
Takımımız muhtemelen oyunu kazanacak.Our team is likely to win the game.
Teklifimizi kabul ediyor musun?Do you agree to our proposal?
Okulumuzun müdürü bir Amerikalı.The principal of our school is an American.
Bizim planımız için uygun musun?Are you agreeable to our plan?
Okulu müdürümüz derse girmez.Our principal does no teaching.
Biz müzikten hoşlanırız.We like music.
Müzik çalışıyoruz.We study music.
Sizi tekrar gördüğümüz için mutluyuz.We are happy to see you again.
Bir müddet yürüyerek göle geldik.Having walked for some time, we came to the lake.
Disko müzik eşliğinde dans ettik.We danced to the disco music.
Kılavuz mümkün olduğu kadar erken işe koyulsak iyi olur dedi.The guide said that we had better set out as soon as possible.
Hepimiz Thomas Edison'a büyük bir mucit gözüyle bakarız.We all regard Thomas Edison as a great inventor.
Hepimiz mutluluk diliyoruz.We all wish for happiness.
Biz yakında mutlu olacağız, değil mi?We'll soon be happy, won't we?
Yakında mutlu olacağız, değil mi?We'll soon be happy, won't we?
Biz müzik dinlemenin keyfini çıkardık.We enjoyed listening to the music.
Biz müziği duyabilmek için konuşmaya son verdik.We stopped talking so that we could hear the music.
Müzakerelerinizi izlemekteyiz.We have been watching your negotiations.
Hepimiz mümkün olduğu kadar uzun yaşamak istiyoruz.All of us want to live as long as possible.

İlgili Sayfalar