Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.Das ist der Moment, in dem du dein inneres Potential motivieren musst, deine Kreativität.
Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.Det är tillfället du måste motivera din inre potential, din kreativitet.
Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.Đó là lúc bạn phải kích thích khả năng tiềm tàng bên trong bạn, những phát kiến của bạn.
Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.En ese momento uno tiene que motivar el potencial interno y la creatividad.
Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.É nesse momento que temos que motivar o nosso potencial interior, a nossa criatividade.
Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.Ez az a pillanat, amikor motíválnod kell a belső lehetőségeidet, a kreativitásodat.
Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.Je to okamžik, kdy musíte povzbudit svůj vnitřní potenciál, svou kreativitu.
Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.바로 그 순간이 당신 안의 잠재력과 창의력에 불을 지피는 순간입니다.
Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.Musisz zmobilizować swój wewnętrzny potencjał, kreatywność.
Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.Op dat moment moet je innerlijke potentieel motiveren, je creativiteit.
Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.Quello è il momento in cui devi motivare il tuo potenziale interiore, la tua creatività.
Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.To je chvíľa, keď musíte zmobilizovať svoj vnútorný potenciál, svoju kreativitu.
Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.В такие моменты вы обязаны использовать свои внутренние резервы, свою смекалку, изобретательность.
Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.Това е моментът, когато трябва да мотивираш вътрешния си потенциал, креативността си.
Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.זה הרגע שאתה צריך לדרבן את הפוטנציאל הפנימי שלך, את היצירתיות.
Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.وهذا هو الوقت الذي يتوجب عليك به ان تحفز طاقاتك الداخلية وابداعاتك
Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.可能性や 創造性を 動員するのです そういう時こそ 全てのバラストを捨て去り
Bu ebeveynlik tarzlarımızı, yönetim tarzlarımızı, davranışımızı motive etme şeklimizi destekliyor.Así solemos actuar como padres o administradores. Así motivamos el comportamiento.
Bu ebeveynlik tarzlarımızı, yönetim tarzlarımızı, davranışımızı motive etme şeklimizi destekliyor.Daarop berusten onze opvoedmethoden, managementstijlen, de manier waarop we ons gedrag motiveren.
Bu ebeveynlik tarzlarımızı, yönetim tarzlarımızı, davranışımızı motive etme şeklimizi destekliyor.Det er grundlæggende for vores opdragelsesmetoder, ledelsesmetoder og for motivationen af vores handlinger.
Bu ebeveynlik tarzlarımızı, yönetim tarzlarımızı, davranışımızı motive etme şeklimizi destekliyor.Det går igen i uppfostran, chefsstilar, och hur vi motiverar vårt beteende.
Bu ebeveynlik tarzlarımızı, yönetim tarzlarımızı, davranışımızı motive etme şeklimizi destekliyor.Ez meghatározza legtöbb nevelési és vezetési stílusunkat, azt, hogy hogyan motiváljuk a viselkedésünket.
Bu ebeveynlik tarzlarımızı, yönetim tarzlarımızı, davranışımızı motive etme şeklimizi destekliyor.Hal tersebut mendasari gaya pengasuhan kita, gaya mengatur kita, sesuatu yang memotivasi perilaku kita.
Bu ebeveynlik tarzlarımızı, yönetim tarzlarımızı, davranışımızı motive etme şeklimizi destekliyor.이런 생각은 우리의 양육 방식과 회사 경영 방식을 밑받침하고 있습니다. 우리 행동에 동기를 부여하는 방식으로 말이죠.
Bu ebeveynlik tarzlarımızı, yönetim tarzlarımızı, davranışımızı motive etme şeklimizi destekliyor.Pe asta se bazează stilul de a creşte copiii, de management, modul cum ne motivăm comportamentul.
Bu ebeveynlik tarzlarımızı, yönetim tarzlarımızı, davranışımızı motive etme şeklimizi destekliyor.Têm boas notas? Têm de ter melhores notas.
Bu ebeveynlik tarzlarımızı, yönetim tarzlarımızı, davranışımızı motive etme şeklimizi destekliyor.To je základ väčšiny našich výchovných a riadiacich štýlov, spôsobu akým motivujeme naše správanie.
Bu ebeveynlik tarzlarımızı, yönetim tarzlarımızı, davranışımızı motive etme şeklimizi destekliyor.To podstawa menedżerskich i rodzicielskich wykładów, główny motyw naszych działań.
Bu ebeveynlik tarzlarımızı, yönetim tarzlarımızı, davranışımızı motive etme şeklimizi destekliyor.To tvoří základ většiny našich rodičovských a řídících způsobů, způsobů, kterými motivujeme naše chování.
Bu ebeveynlik tarzlarımızı, yönetim tarzlarımızı, davranışımızı motive etme şeklimizi destekliyor.Це заповідь для більшості батьків, стиль керівництва, і спосіб заохотити себе до певних дій.
Bu ebeveynlik tarzlarımızı, yönetim tarzlarımızı, davranışımızı motive etme şeklimizi destekliyor.Это фундамент почти всех стилей воспитания и управления, а также нашей самомотивации.
Bu ebeveynlik tarzlarımızı, yönetim tarzlarımızı, davranışımızı motive etme şeklimizi destekliyor.זה תומך ברוב צורות ההורות שלנו, צורות הניהול שלנו, הדרך בה אנחנו מדרבנים את ההתנהגות שלנו.
Bu ebeveynlik tarzlarımızı, yönetim tarzlarımızı, davranışımızı motive etme şeklimizi destekliyor.ذلك يغلب على معظم انماطنا الابوية والادارية في طريقة تحفيز سلوكنا
Bu ebeveynlik tarzlarımızı, yönetim tarzlarımızı, davranışımızı motive etme şeklimizi destekliyor.動機付け方法の基礎になっています これの問題は 科学的に間違っており 逆だということです
Bu, insanlar sorunlara çözüm bulmaya motive edildikleri zaman neler yapabileceklerinin kanıtıdır.Asta e ceea ce pot face oamenii când se mobilizează să găsească soluții la probleme.
Bu, insanlar sorunlara çözüm bulmaya motive edildikleri zaman neler yapabileceklerinin kanıtıdır.Das schaffen Menschen wenn sie motiviert sind, Probleme zu lösen.
Bu, insanlar sorunlara çözüm bulmaya motive edildikleri zaman neler yapabileceklerinin kanıtıdır.Dat is wat de mensen kunnen doen wanneer ze gemotiveerd zijn om problemen op te lossen.
Bu, insanlar sorunlara çözüm bulmaya motive edildikleri zaman neler yapabileceklerinin kanıtıdır.Erre képesek az emberek, ha motiváltak a problémák megoldásainak megtalálására.
Bu, insanlar sorunlara çözüm bulmaya motive edildikleri zaman neler yapabileceklerinin kanıtıdır.Les gens sont capables de faire ça quand ils sont motivés à trouver des solutions aux problèmes.
Bu, insanlar sorunlara çözüm bulmaya motive edildikleri zaman neler yapabileceklerinin kanıtıdır.Oto, do czego są zdolni ludzie, gdy mają motywację, aby znaleźć rozwiązania problemów.
Bu, insanlar sorunlara çözüm bulmaya motive edildikleri zaman neler yapabileceklerinin kanıtıdır.Αυτά μπορούν να καταφέρουν οι άνθρωποι όταν έχουν κίνητρο να βρουν λύσεις σε προβλήματα.
Bu, insanlar sorunlara çözüm bulmaya motive edildikleri zaman neler yapabileceklerinin kanıtıdır.Это то что люди могут сделать, когда мотивированы находить решения проблемам.
Bu, insanlar sorunlara çözüm bulmaya motive edildikleri zaman neler yapabileceklerinin kanıtıdır.وهذا ما يمكن للناس القيام به عندما يتعلق الامر بالتحفيز لأجل إيجاد الحلول
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Aceste stimulente în masă, dacă faci asta, atunci primeşti aia, funcţionează în unele situaţii.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Deze voorwaardelijke motivatoren -- als je dit doet, krijg je dat -- werken in sommige omstandigheden.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Disse betingede motivationselementer -- hvis man gør dette, får man det -- virker i nogle situationer.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Estes fatores de motivação condicionais: "se fizerem isto, obtêm aquilo", funcionam em algumas circunstâncias.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.이런 동기부여자들은, 이 것을 하면 저것을 받을 수 있다는 식으로 환경을 조성합니다.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Motivator bersyarat ini, kalau anda lakukan ini, anda akan dapat itu, efektif pada kondisi tertentu.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Nämä riippuvaiset motivaation lähteet, jos teet näin, niin saat tuon, toimivat joissain olosuhteissa.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Questi incentivi condizionati, - se tu fai questo ottieni quest'altro - funzionano in alcune circostanze.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Te standardowe bodźce, "jak zrobisz to, otrzymasz tamto", działają w pewnych warunkach.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Tieto podmienené motivačné stimuly, ak spravíte toto, tak dostanete tamto, v určitých podmienkach fungujú.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Tyto podmíněné motivační stimuly, pokud uděláte toto, dostanete tamto, v určitých podmínkách fungují.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Αυτά τα εξαρτημένα κίνητρα -- αν κάνεις αυτό, τότε θα πάρεις αυτό -- λειτουργούν σε κάποιες περιπτώσεις.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Такі умовні мотиватори, якщо зробити А, отримаєш Б, працюють в певних умовах.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Тези вероятни мотиватори - ако направиш това, получаваш онова, действат при известни обстоятелства.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Условные стимулы, "если сделаешь вот так, то получишь вот это", работают при определённых условиях.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.התמריצים האפשריים האלה - אם תעשה ככה, תקבל את זה -- עובדים בחלק מהמקרים.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.تلك المحفزت الطارئة، إن فعلت كذا فستحصل على كذا، تعمل في بعض الظروف.