Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.Det har gett oss motivation till att fortsätta att jobba på detta. Vi kan inte ge upp.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.Mali by sme pokračovať v tom, čo nás motivovalo na kauze Odsek 34. Nemôžeme na to zabudnúť.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.Moramo nadaljevati na tem, kar nas je motiviralo pri Poglavju 34. Ne smemo pozabiti.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.Musíme pokračovat na rozvíjení myšlenek, které nás motivovaly k paragrafu 34. Nesmíme na to zapomenout.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım. Onu unutamayız.A fost la fel de motivant ca la Secțiunea 34, trebuie să ne continuăm demersul.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım. Onu unutamayız.Điều khiến chúng ta quan tâm đến nghị định 34, chúng ta cần tiếp tục giải quyết nó.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım. Onu unutamayız.El tipo de cosas que nos motivó en torno al Artículo 34, tenemos que seguir trabajando en eso.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım. Onu unutamayız.Il genere di cosa che ci motiva sulla Sezione 34, dobbiamo continuare a lavorarci.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım. Onu unutamayız.To, co skierowało nas ku Sekcji 34, powinniśmy kontynuować.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.Wat ons motiveerde rond Sectie 34, daar moeten we aan blijven werken.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.Το ίδιο έναυσμα για το Άρθρο 34, που χρειαζόμαστε για να συνεχίσουμε να γράφουμε. Δεν γίνεται να το ξεχάσουμε.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.Заради това, което ни мотивира около Сектор 34, трябва да продължим да работим по този проблем.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.מסוג הדברים שהחדירו בנו מוטיבציה סביב סעיף 34 אנחנו חייבים להמשיך לעבוד על זה. אסור לנו לשכוח זאת.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.هذا النوع من الأشياء التي دفعتنا الى قسم 34، نحن بحاجة إلى مواصلة العمل على ذلك. لا يمكننا أن ننسى ذلك.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.私達は行動を起こし続け 関心を持ち続けるべきです これは国家の歴史上で 最大の無駄遣いです
Boylece, aslinda olan sey belli bir yas grubunu dusunmeye baslamalari icin motive ediyoruz.Ce que nous essayons de faire ici, c'est de pousser une certaine génération à se mettre à réfléchir.
Boylece, aslinda olan sey belli bir yas grubunu dusunmeye baslamalari icin motive ediyoruz.În acest fel, ceea ce se întâmplă este că motivăm o anumită grupă de vârstă să înceapă să gândească.
Boylece, aslinda olan sey belli bir yas grubunu dusunmeye baslamalari icin motive ediyoruz.In questo senso, ciò che succede è che stimoliamo un gruppo di una certa età affinché pensi.
Boylece, aslinda olan sey belli bir yas grubunu dusunmeye baslamalari icin motive ediyoruz.이런 방법으로 우리는 사고를 시작하는 특정 연령대의 아이들에게 동기를 부여할 수 있습니다.
Boylece, aslinda olan sey belli bir yas grubunu dusunmeye baslamalari icin motive ediyoruz.Op die manier zetten we een bepaalde leeftijdsgroep aan het denken.
Boylece, aslinda olan sey belli bir yas grubunu dusunmeye baslamalari icin motive ediyoruz.Tímto způsobem, se děje to, že motivujeme určitou věkovou skupinu, aby začala přemýšlet.
Boylece, aslinda olan sey belli bir yas grubunu dusunmeye baslamalari icin motive ediyoruz.Und es passiert auf diese Weise folgendes: Wir motivieren eine bestimmte Altersgruppe zum Denken.
Boylece, aslinda olan sey belli bir yas grubunu dusunmeye baslamalari icin motive ediyoruz.W ten sposób jesteśmy w stanie zmotywować pewną grupę wiekową do myślenia.
Boylece, aslinda olan sey belli bir yas grubunu dusunmeye baslamalari icin motive ediyoruz.По този начин това, което се случва, е, че мотивираме определена възрастова група да започне да мисли.
Boylece, aslinda olan sey belli bir yas grubunu dusunmeye baslamalari icin motive ediyoruz.Таким образом, мы подтолкнём детей определённого возраста к размышлениям.
Boylece, aslinda olan sey belli bir yas grubunu dusunmeye baslamalari icin motive ediyoruz.בדרך זו, מה שקורה הוא אנחנו מניעים קבוצת גיל מסוימת להתחיל לחשוב.
Boylece, aslinda olan sey belli bir yas grubunu dusunmeye baslamalari icin motive ediyoruz.وبهذه الطريقة ، ما يحدث هو أننا نقوم بتحفيز فئة عمرية معينة للبدء في التفكير.
Boylece, aslinda olan sey belli bir yas grubunu dusunmeye baslamalari icin motive ediyoruz.特定の年齢層に考えるきっかけを与えているのです そして下から上へと押し上げるのです
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Así que estamos muy emocionados con el futuro del hidrógeno.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.C'est pourquoi nous sommes plutôt confiants sur le futur de l'hydrogène.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Darum sind wir ziemlich aufgeregt ueber die Zukunft von Wasserstoff.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Deci suntem foarte entuziasmaţi de viitorul hidrogenului.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Ekscytuje nas przyszłość wodoru.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Il futuro ad idrogeno ci esalta.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Jadi kami cukup bersemangat tentang masa depan dari Hidrogen.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.우리는 수소의 미래에 매우 흥분됩니다.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Portanto, estamos muito entusiasmados com o futuro do hidrogénio.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Vì vậy chúng tôi rất phấn khích về tương lai của khí hydro.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.We zijn vrij enthousiast over de toekomst van waterstof.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Бъдещето на водорода много ни вълнува.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Поэтому мы приятно взволнованы будущим использования водорода.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.Тож ми дуже захоплені цим майбутнім водню.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.אז אנחנו מאוד מתרגשים מהעתיד של מימן.
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.ولذلك نحن متحمسون جدا لمستقبل الهيدروجين
Böylece hidrojenin geleceği hakkında epey motive olduk.問題は出来るかどうかではなく 何時やるかです
Böyle para kazanamazsınız. Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.De fapt pierzi bani pentru că nu-i motivează să lucreze mai bine.
Böyle para kazanamazsınız. Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.In realtà si perdono soldi perché non li si motiva a fare qualcosa di meglio.
Böyle para kazanamazsınız. Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.Itse asiassa siinä menettää rahaa, koska se ei motivoi heitä parempiin suorituksiin.
Böyle para kazanamazsınız. Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.왜냐하면, 그 돈이 더 좋은 성과를 올리는데 기여하지 못했기 때문이죠.
Böyle para kazanamazsınız. Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.Man taber faktisk penge, fordi det motiverer dem ikke til at arbejde bedre.
Böyle para kazanamazsınız. Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.Sesunguhnya, anda kehilangan uang, sebab sikap seperti itu tidak memotivasi munculnya kinerja yang lebih baik.
Böyle para kazanamazsınız. Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.Traci się, bo nie ma motywacji do lepszego działania.
Böyle para kazanamazsınız. Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.Στη ουσία χάνουμε χρήματα επειδή δεν έχουν κίνητρο για να αποδώσουν καλύτερα.
Böyle para kazanamazsınız. Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.Ба навіть втратиш гроші, адже це ніяк не мотивує працювати краще.
Böyle para kazanamazsınız. Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.Вы скорее потеряете деньги из-за отсутствия мотивации трудиться усерднее.
Böyle para kazanamazsınız. Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.אתם בעצם מפסידים כסף מפני שלא היתה להם המוטיבציה לתפקד טוב יותר.
Böyle para kazanamazsınız. Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.في الحقيقة تخسر المال لأن هذا لايشجعهم على البذل بشكل أفضل
Böyle para kazanamazsınız. Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.しかし15ユーロをチームメートのために使うと
Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.Acesta este momentul care trebuie să-ţi trezeşti potenţialul interior, creativitatea.
Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.C'est le moment de réveiller son potentiel caché, sa créativité.