Ana içeriğe geç
Sözlük

motive ile cümle

motive kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ancak korku felç edici de olabilir motive edici de.まず恐怖を受け入れて それから行動する必要があります
Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.De hecho pierden dinero porque no les motiva a ser mejores.
Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.En fait vous perdez de l'argent parce que ça ne les motive pas à faire mieux.
Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.Je verliest eigenlijk geld, omdat het hen niet motiveert om beter te presteren.
Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.Perdem dinheiro porque não estão motivados para melhorar a sua atuação.
Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.Pravzaprav je izguba, saj jih denar ne motivira, da bi bolje delali.
Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.Tatsächlich verlieren Sie Geld, denn es motiviert niemanden, bessere Arbeit zu leisten.
Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.Valójában pénzt vesztesz, mert nem motiválja őket jobb teljesítményre.
Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.Vlastě ztrácíte peníze, protože je to nemotivuje k lepším výsledkům.
Aslında para kaybedersiniz, çünkü daha iyisi için onları motive etmez.Всъщност губите пари, защото не ги мотивира да работят по-добре.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Ayah saya berusaha keras mendorong saya untuk belajar, tapi Ia tidak berhasil.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Az édesapám, nagyon sokat próbálkozott, hogy ösztökéljen a tanulásra, de nem sikerült neki.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Cha tôi đã cố gắng rất nhiều để thúc đẩy tôi học hành, nhưng kết quả chẳng vào đâu.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.아버지께서는 공부를 열심히 하도록 여러 수를 쓰셨지만 아무런 효과가 없었습니다.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Mein Vater hatte sich große Mühe gegeben, mich zum Lernen zu motivieren, doch es hatte nicht geholfen.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Mijn vader deed hard zijn best om me tot studeren aan te zetten, maar tevergeefs.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Mio padre si sforzò molto per motivarmi nello studio, ma non funzionò.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Mi padre intentó duramente motivarme en el estudio, pero no funcionó.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Môj otec sa veľmi snažil, aby ma motivoval k učeniu, ale márne.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Mon père s'acharnait à me motiver pour que j'étudie, mais ça ne marchait pas.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Můj otec se velmi snažil mě motivovat ke studiu, ale nepomáhalo to.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Ojciec bardzo się starał zmotywować mnie do nauki, ale to nie podziałało.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.O meu pai tentou arduamente motivar-me para os estudos, mas não funcionou.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Tatăl meu a încercat din greu să mă motiveze să studiez, dar nu a reuşit.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Ο πατέρας μου είχε προσπαθήσει σκληρά, για να με παρακινήσει να διαβάσω... αλλά χωρίς αποτέλεσμα.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Баща ми се мъчеше да ме мотивира да уча, но без успех.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Мій батько намагався мотивувати мене вчитись, але йому нічого не виходило.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Мой отец очень старался мотивировать меня учиться, но это не помогало.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.אבא שלי ניסה קשה מאוד להניע אותי ללמוד, אבל זה לא עבד.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.حاول والدي بشدة تحفيزي على الدراسة ولكن هذا لم ينجح
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.ちっとも効果はありませんでした あるとき 父はあきらめて言いました
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.父親用盡辦法畀我好好學習 但係都係無用
Bazı itfayeciler taş-sopa yerine teşekkür aldıklarından dolayı motive olduklarını bana söylediler.소방관들 중에서 몇몇은 저에게 모욕을 받는 것보다 감사를 받는 것이 즐겁기 때문에 더 잘 해야겠다고 고무되었다고 말해주었습니다.
Bazı itfayeciler taş-sopa yerine teşekkür aldıklarından dolayı motive olduklarını bana söylediler.侮辱ではなく感謝の言葉を貰うようになって 一層熱心に仕事するようになった と この物語は DFS の評判を変える一端となったようです
Benim çalışmamda, 12 yaşındaki insanım kimliğini politik olarak motive edilmiş ırkçılıkla parçaladı.Dans mon travail, mon personnage de 12 ans a vu son identité détruite par du racisme à motivation politique.
Benim çalışmamda, 12 yaşındaki insanım kimliğini politik olarak motive edilmiş ırkçılıkla parçaladı.En mi trabajo, mi ser de 12 años sufrió la destrucción de su identidad por el racismo incitado políticamente.
Benim çalışmamda, 12 yaşındaki insanım kimliğini politik olarak motive edilmiş ırkçılıkla parçaladı.W mojej noweli, moja 12-letnia bohaterka, przez wspierany politycznie rasizm doświadcza rozerwania tożsamości.
Beni motive eden buydu.To na mě funguje.
Beni motive eden buydu.Це те, що працює на мене.
Bilgisayarla uğraşmayı sevdiğini fark etti. Ona cesaret verdik, motive ettik.C'est ici que mon voyage de "naissance" commence en 2004.
Bir kişiyi bir şey yapması için motive etmenin 3 yolu?3 områden att sätta upp mål för att kunna motivera någon?
Bir kişiyi bir şey yapması için motive etmenin 3 yolu?3 tempat pembentukan tujuan untuk memotivasi seseorang.
Bir kişiyi bir şey yapması için motive etmenin 3 yolu?3 tiền đề của việc đặt ra mục tiêu để động viên ai đó là gì?
Bir kişiyi bir şey yapması için motive etmenin 3 yolu?Cele 3 principii stabilite pentru a motiva pe cineva ?
Bir kişiyi bir şey yapması için motive etmenin 3 yolu?De 3 voorwaarden voor het stellen van een doel om iemand te motiveren?
Bir kişiyi bir şey yapması için motive etmenin 3 yolu?Le 3 premesse per stabilire un traguardo per motivare qualcuno?
Bir kişiyi bir şey yapması için motive etmenin 3 yolu?Les trois principes de mise en place d'un objectif pour motiver quelqu'un.
Bir kişiyi bir şey yapması için motive etmenin 3 yolu?Trzy podstawowe cechy, jakie powinien mieć ustalony cel, aby kogoś zmotywować?
Bir kişiyi bir şey yapması için motive etmenin 3 yolu?Οι 3 βάσικές αρχές της δημιουργίας ενός στόχου, προκειμένου να παρακινήσεις κάποιον;
Bir kişiyi bir şey yapması için motive etmenin 3 yolu?Три основных момента в постановке задачи?
Bir kişiyi bir şey yapması için motive etmenin 3 yolu?هناك ثلاث مقدمات منطقية لتحفيز شخصاً ما؟
Bir kişiyi bir şey yapması için motive etmenin 3 yolu?具体的である事
Bizi çalışmaya veya farklı yönlerde davranmaya motive eden, sebeplerin çok çeşitli olduğunu gösteriyor.Naznačuje to, že nás v práci či činnosti motivuje mnoho věcí různými způsoby.
Bizi motive eden şeyin üzerine bir pencere açabiliriz.우리는 무엇이 우리의 행위를 조율하는지 보여주는 창문을 얻을 수 있다고 생각합니다.
Bizi motive eden şeyin üzerine bir pencere açabiliriz.Nagyon szépen köszönöm. (Taps)
Bizi motive eden şeyin üzerine bir pencere açabiliriz.לדעתי נפתח לנו חלון להבין איך אנחנו פועלים.
Bizi motive eden şeyin üzerine bir pencere açabiliriz.بأعتقادي يمكننا فتح نافذة على فهم غرابة وتعقيدات تصرفاتنا كبشر.
Bizi motive eden şeyin üzerine bir pencere açabiliriz.どうもありがとうございます
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.섹션34에서 우리에게 동기부여를 시켰던 것을 계속 해나가야 합니다. 잊어버려선 안됩니다.
Bölüm 34 etrafında bizi motive eden bir şey, bunun üzerine çalışmaya devam etmemiz lazım.Das, was uns rund um Absatz 34 motivierte, müssen wir fortsetzen. Wir dürfen es nicht vergessen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod