Moralim bozuk.I'm feeling low.
Onu dışarı götürerek ona moral vermeye çalıştık.We tried to cheer him up by taking him out.
Biz onlara moral desteği vereceğiz.We will give them moral support.
Müzik dinleyerek kendime moral verdim.I cheered myself up by listening to music.
Onu görünce ona moral ver.Cheer him up when you see him.
Ona onun moralini bozan hiçbir şey söylemedim.I said nothing to her, which made her upset.
Onun karamsarlığı etrafındakilerin moralini bozdu.His pessimism depressed those around him.
Bugün onun morali yüksek.He is in high spirits today.
Onların morali yüksek.Their morale is high.
Yarın işe gitme düşüncesi gerçekten moralimi bozuyor.The thought of going to work tomorrow really depresses me.
Moral'in ne demek olduğunu, futbola borçluyum.What I know about morals, I owe to soccer.
Bozma moralini John. Denizde daha çok balık var.Cheer up John. There are more fish in the sea.
Kız arkadaşı terk ettikten sonra aylarca morali bozuk gezdi.He was in low spirits for months after his girlfriend left him.
Morales oturma odasında.The Morales are in the living room.
Koç oyun başlamadan önce takımına moral verici bir konuşma yaptı.The coach gave his team a pep talk before the game started.
O bana moral destek verdi.She gave me moral support.
Kız arkadaşı onu terk ettiği için Tom'un morali bozuk.Tom is depressed because his girlfriend left him.
Moralimi bozduğumu düşünüyorum.I think I touched a nerve.
Bu durumun moralini bozmasına izin veremezsin.You can't let this situation get you down.
Gerçekten moral mitingine gitmek ister misin?Do you really want to go to the pep rally?
Moralimi bozuyorsun.You're depressing me.
Tom morali bozuk görünüyor.Tom looks bummed.
Şimdi moralim bozuk.Now I'm depressed.
Haber onun çok moralini bozdu.The news depressed him very much.
Bu insanların morali mükemmeldi.The morale of those men was excellent.
Ona moral vermeye çalıştım.I tried to cheer him up.
Son zamanlarda moralim bozuk.I've been feeling depressed recently.
Tom Mary'ye moral vermeyi denedi.Tom attempted to cheer Mary up.
Benim moralim bozuk.I'm in a bad mood.
Tom biraz morali bozuk hissediyor.Tom is feeling a little low.
Bugün kendimi çok moralsiz hissediyorum.I feel very low today.
Tom'un morali bozuktu çünkü Mary onun saç sitiliyle dalga geçti.Tom was feeling down because Mary made fun of his hair style.
Tom patronunun korkutucu davranışından morali bozulmuş hissetti.Tom felt demoralised by his boss's intimidating behaviour.
Uzun süreli işsizlik çok sinir bozucu ve moral bozucu olabilir.Long-term unemployment can be very frustrating and demoralising.
Moralim yemek yiyemeyecek kadar çok bozuk.I'm too depressed to eat.
O benim moralimi bozuyor.That depresses me.
Tom'un son zamanlarda Morali bozuk.Tom has been depressed lately.
Tom'un son zamanlarda biraz morali bozuk.Tom has been a little depressed lately.
Tom eve morali bozuk gitti.Tom went home depressed.
Tom Mary'nin neden çok morali bozuk göründüğünü merak ediyordu.Tom wondered why Mary seemed so depressed.
Bugün biraz morali bozuk görünüyorsun.You seem a little depressed today.
Bu yer moralimi bozuyor.This place depresses me.
Tom'a moral vermek için boşuna uğraştık.We tried in vain to cheer Tom up.
Sanırım o biraz moral bozucu.I think he's a bit depressing.
Ormanlarla çevrili bir nehir boyunca bir yolda bisiklet sürme gerçekten moral verici.Riding your bike on a path along a river surrounded by forests is really uplifting.
Moralini bozdum mu?Did I touch a raw nerve?
Moral bozucu bir çileydi.It was a frustrating ordeal.
Kendimi çok moralsiz hissediyorum.I hit rock bottom.
Anne'in moral bozukluğu Gilbert'in memnuniyeti kadar belirgindi.Anne's mortification was as evident as Gilbert's satisfaction.
Bunu kendi başına yapmak moral bozucu olurdu.It would be depressing to do that by yourself.
Tom Mary'nin moralini düzeltmeye çalıştığını söyledi.Tom said he tried to cheer Mary up.
Tom'un Mary'nin moralini düzelteceğini düşündüm.I thought Tom could cheer Mary up.
Tom Mary'ye moral verebildiğini umuyordu.Tom was hoping he could cheer Mary up.
Tom Mary'nin moralini düzeltmek istiyordu.Tom wanted to cheer Mary up.
Moralini bozma Tom.Tom, don't feel down.
Moral desteği vermek için buradayım sadece.I'm just here for moral support.
"Lösemililere sanatçı morali"."Lösemililere sanatçı morali".
Sonunda, Jin ordusu dağınık hale geldi, moralini kaybetti ve parçalanmaya başladı.Eventually, the Jin army became disorganized, lost its morale, and started breaking up.
Marisela Morales Ibáñez, eski bir Meksika Başsavcısıdır.Marisela Morales Ibáñez is a former Attorney General of Mexico.
Biliyorum bu biraz moralimizi bozdu fakat bazen doğru şey müzikten daha önemlidir."I know it's a bit of a downer, but sometimes the right thing is more important than the music."