Riboz molekülü, beş karbon atomu barındıran pentozlardandır.Молекула морфина имеет 5 асимметричных атомов углерода.
Çok küçük parçacıklardan (molekül büyüklüğünde) saçılma neredeyse rastgeledir.На прочность бетона мелкие (глинистые) частицы влияют очень сильно.
Bu sırada 2 molekül GTP harcanır.При этом затрачиваются две молекулы ATФ.
Kendisi Biyolojik moleküller ile ilgilenmeye başlamıştır.Это было началом его работы над органическими молекулами.
Havanın ortalama molekül kütlesi 28.97 g/mol'dür.متوسط الكتلة الجزيئي من الهواء هي 28.97 غ/مول .
Su molekülleri ayrıca Ay yüzeyi üzerindeki ince gaz tabakasında tespit edilmiştir.وتم الكشف عن جزيئات الماء أيضا في طبقة رقيقة من الغازات فوق سطح القمر.
Birincil oksijen taşıyıcı molekül ise hemosiyanindir.الجزيء الناقل الأولي للأوكسجين هو هيموسيانين.
Bu iyonların ilki, 1925'te keşfedilen helyum hidrit moleküler iyonudur (HeH+).أبسطها أيون جزيئة هدريد الهيليوم HeH+ الذي اِكتُشِفَ عام 1925.
Bu nedenle de değişik moleküler ağırlıkların gaz örneklerinin kütlelerinden hesaplanabileceğini söylemiştir.وبالتالي، أوزان الجزيئات النسبية يمكن حسابها من أوزان عينات الغاز.
Luminol (C8H7N3O2) kullanımı kemilüminesans etki veren kimyasal bir moleküldür.لومينول مُركب كيميائي صيغته C8H7N3O2 قادِر على توليد ضيائية كيميائية.
Daha yeni deneyler kütlesi 6910 amu'ya varan moleküllerin nicem doğasını kanıtladı.وتثبت التجارب المعاصرة الطبيعة الكمية للجزيئات حتى وزن 6910 وحدة كتلة ذرية.
Çok sayıda glikoz molekülünün birleşmesinden türemişlerdir.هذا وقد تم دراسة تأثير طول سلسلة متعدد إيثيلين الجليكول.
Büyük moleküllerin çoğu, gerçekte tüm proteinler ve bazı polisakkaritler, antijen gibi görev yapabilirler.يمكن أن تعمل غالبية الجزيئات الضخمة، بما فيها فعليًا جميع البروتينات وكثير من المواد عديدة التسكر كمستضدات.
Bu süreç sırasında hücreye enerji sağlayan ek ATP molekülleri açığa çıkar.خلال تلك العملية تنتج طاقة تستغلها الخلية.
Büyüme faktörleri genellikle hücreler arası sinyal molekülleri olarak hareket ederler.عادة تعمل عوامل النمو إلى مايشير إلى الجزيئات بين الخلايا.
Gelen ışık atom ve molekülleri etkilememelidir; incelenen numuneye zarar vermeden sadece onu yoklamalıdır.يجب على التدفق الساقط أن لا يؤثر على الذرات أو الجزيئات، يجب أن يكون فقط لسبر الجسيمات المدروسة.
Formülü CO2 şeklinde olup molekül ağırlığı 44,009 g/mol'dür.يبلغ الحجم المولي لثنائي أكسيد الكربون فوق الحرج 94 سم3/مول.
Amonyak gibi, NCl3 bir piramidal molekül 'dür.Como amônia, NCl3 é uma molécula piramidal.
Psödogenler moleküler genetik araştırmaları zorlaştırabilir.Os pseudogenes podem complicar os estudos de genética molecular.
Meydana gelen moleküler orbitalde π simetrisi vardır.O orbital molecular resultante tem simetria π.
Bu sistem tekli bir molekül, bir grup molekül veya katı formda olabilir.O sistema em estudo pode ser uma única molécula, um grupo de moléculas ou um sólido.
Ayrıca kristalografer, moleküler biyolog ve tıp araştırmacısı olarak da bilinmektedir.Também é reconhecido como cristalógrafo, biólogo molecular e pesquisador médico.
Tümör antijenleri viral antijenlere benzer yollarla MHC sınıf I molekülleri üzerinden sunulur.Os antígenos tumorais são apresentados em moléculas MHC Classe I de forma semelhante aos antígenos virais.
Ancak bu düşünce son yapılan moleküler araştırmalar ile çelişmektedir.Contudo, esta consideração é refutada por estudos moleculares recente.
Koenzimler kimyasal grupları bir enzimden öbürüne taşıyan küçük organik moleküllerdir.As coenzimas são pequenas moléculas que transportam grupos químicos de uma enzima para outra.
1986 ile 1996 yılları arasında, Cambridge'de Moleküler Biyoloji Laboratuvarı'nın direktörlüğünü yaptı.Entre 1986 e 1996, foi diretor do Laboratório de Biologia Molecular, em Cambridge.
PBDE, molekülünde brom atomların ortalama sayısına göre sınıflandırılır.PBDEs são classificados de acordo ao número médio de átomos de bromo na molécula.
Örneğin, binlerce aktin molekülü bir araya gelerek mikrofilamanları meydana getirir.Por exemplo, muitos milhares de moléculas de actina formando um microfilamento.
Birden fazla çift bağı olan bir molekül durumunda, kullanım, örneğin söyledir: cis,cis-Δ9,Δ12.No caso de haver mais de uma ligação, a notação fica, por exemplo, cis, cis-Δ9,Δ12.
Büyük moleküller, yarı ampirik yaklaşım yöntemleriyle incelenebilir.Grandes moléculas podem ser estudadas por métodos aproximados semi-empíricos.
Elektronlar, ayrıca iyon, molekül ya da atom gibi özel bir kimyasal türlerinden çıkarılabilirler.Elétrons podem também ser completamente removidos de uma espécie química, como um átomo, molécula, ou íon.
Fakat NGC 6543'te moleküler hidrojen emisyonu, dış halenin iç kenarında parlak olarak görünür.No caso da NGC 6543 a emissão de hidrogênio é mais intensa no limite interior do halo exterior.
Sir Richard "Rich" John Roberts (6 Eylül 1943, Derby); İngiliz biyokimyacı ve moleküler biyolog.Sir Richard John Roberts (Derby, 6 de Setembro de 1943) é um bioquímico e biólogo molecular britânico.
İsimdeki @ (kuyruklu a işareti) bir kabuk içine hapsolmuş küçük molekülü ifade etmektedir.O símbolo @ (arroba) no nome se refere à noção de que há uma pequena molécula aprisionada dentro da estrutura.
En yüksek dolu moleküler orbital iki uç atomda yerelleşir.O orbital molecular ocupado mais alto está localizado nos dois átomos terminais.
Azot molekülü(N2) aktif bir molekül değildir, kolay kolay kimyasal reaksiyon göstermez.Entretanto, a molécula de metileno (CH2) é extremamente reativa, não estando equilibrada quimicamente.
Daha detaylı moleküler çalışmalar bu hipotezin değişmesine neden olabilir.Mais estudos moleculares podem resultar em esta hipótese ser modificada.
Çevresindeki moleküler bulut NGC 1990'ı aydınlatarak, onu bir yansıma bulutsusu yapar.Epsilon Orionis é cercado pela nuvem molecular NGC 1990, que é iluminada com seu brilho.
Büyüme faktörleri genellikle hücreler arası sinyal molekülleri olarak hareket ederler.Os fatores de crescimento agem como sinalizadores entre células.
Moleküler hidrojen bulutları yıldızların oluşumuyla bağlantılıdır.Nuvens moleculares de H2 são associadas a formação de estrelas.
Moleküler genetik, moleküler biyolojinin ve genetiğin yöntemlerini kullanarak çalışır.A genética molecular usa os métodos da genética e da biologia molecular.
Kreatin fosfat molekülünün miktarı ise ATP'nin yaklaşık 20 katı kadardır.A quantidade de fosfocreatina é em torno de cinco vezes maior que a quantidade de ATP.
Bu moleküller arası potansiyelin bir formu ilk olarak 1924'te John Lennard-Jones tarafından önerildi.Foi proposto em 1924 por John Lennard-Jones.
Moleküler dönüşler ve titreşimler tayfı anlaşılmış ve elektron spinleri keşfedilmiştir.A rotação molecular e o espectro de vibração foram entendidos e o spin do elétron descoberto.
Birkaç molekül türü, glial tümör formasyonunu tetiklemek ve oluşturmak için serbest bırakılır.Várias famílias de moléculas são liberadas que promovem e conduzem a formação de cicatrizes gliais.
Phillip Allen Sharp (6 Haziran 1944), Amerikan genetikçi ve moleküler biyolog.Phillip Allen Sharp (Falmouth, 6 de junho de 1944) é um biologista molecular estadunidense.
Farklı moleküler orbitaller elektron yoğunluklarının farklı uzamsal dağılımlarına sahiptirler.Orbitais moleculares diferentes tem distribuição espacial diferentes da densidade dos elétrons.
Oksijenlenme oksijen moleküllerinin vücut dokularına girmesi ile olur.A oxigenação produz-se quando as moléculas de oxigênio entram nos tecidos do corpo.
Sinyallemeyle ilişkili olarak dört aracı molekül bilinmektedir.Apenas quatro magnetares são conhecidos na Via Láctea.
Bu özellikleri esasen termoplastiklerin molekül yapısından ileri gelmektedir.Isto alterou-se por completo quando apareceram os métodos de clonagem molecular.
Proteinler küçük moleküllere bağlanmanın yanı sıra başka proteinlere de bağlanabilirler.As proteínas podem-se ligar não só a outras proteínas, como também a substratos de pequenas moléculas.
Örneğin: Moleküler sistem.Exemplo: esqueleto humano.
Moleküller arası bağlardan daha kuvvetlidirler.As forças intramoleculares são mais fortes do que as forças intermoleculares.
Kodlamayan RNA, proteine çevirisi yapılmayan işlevsel bir RNA molekülüdür.Um RNA não-codificante (ncRNA, em inglês) é qualquer molécula de ARN que não é traduzida em proteína.
Enzimlerin etkinliği başka moleküller tarafından etkilenebilir.O efeito inductivo pode ser também causado por algumas moléculas.
Hücre bağlantılarının oluşmasından sorumlu moleküllere çeşitli hücre adezyon molekülleri dahildir.As moléculas responsáveis pela criação de junções celulares incluem várias moléculas de adesão celular.
Histonlar molekül ağırlığı küçük moleküllerdir.São peptídeos de pequeno peso molecular.
Molekül formülü: CO.象形 xiàng xíng, "imitação da forma".
Aynı zamanda birefringence (çifte kırılma) ve moleküler titreşimler üzerine çalıştı.Também estudou birrefringência e vibração molecular.
Molekül D5h simetriye sahiptir.A molécula tem simetria C2.