M, molekülün mol kütlesi, d ise yoğunluğudur.T é a temperatura absoluta, medida em kelvin.
Uluslararası Kuantum Moleküler Bilimler Akademisi’nin de vakıf üyesidir.Ele é membro da Academia Internacional de Ciência Quântica Molecular.
Furan molekülündeki oksijen atomunda sp² hibridizasyonu vardır.No furano, o átomo de oxigênio é hibridizado sp².
Pamuklu kumaşlar selüloz moleküllerinden oluşurlar.As micelas são formadas por moléculas de celulose.
Bu moleküler yapılardaki temel faktör elektron çiftlerinin var olmasıdır.Um fator fundamental nestas estruturas moleculares é a existência de pares de elétrons.
Benzer şekilde antianlamlı DNA da, mRNA'ya komplemanter bir DNA molekülüdür.Em vírus feitos de DNA, o método de produção de mRNA é similar àquele da célula.
PubChem, kimyasal moleküllerin bilgi tabanıdır.PubChem is een databank van chemische moleculen.
Bunlar bugüne kadar uzayda bulunan en karmaşık moleküllerdir.Het zijn de grootste moleculen die ooit in de ruimte werden aangetroffen.
Sıcaklık arttıkça moleküllerin hızları da artar.Naarmate de temperatuur wordt verhoogd bewegen de moleculen zich sneller.
Sir Richard "Rich" John Roberts (6 Eylül 1943, Derby); İngiliz biyokimyacı ve moleküler biyolog.Sir Richard John Roberts (Derby, 6 september 1943) is een Brits biochemicus en moleculair bioloog.
Havanın ortalama molekül kütlesi 28.97 g/mol'dür.Lucht heeft een theoretische molaire massa van 28,97 g/mol.
Phillip Allen Sharp (6 Haziran 1944), Amerikan genetikçi ve moleküler biyolog.Phillip Allen Sharp (Falmouth, 6 juni 1944) is een Amerikaans geneticus en moleculair bioloog.
Örneğin: Moleküler sistem.Een voorbeeld: de Mollusken.
1953 - Francis Crick ve James D. Watson, DNA molekülünün yapısını keşfettiler.1953 - Francis Crick en James Watson ontdekken de structuur van het DNA-molecuul.
1962'de yeni yapılan Cambridge'deki MRC Moleküler Biyoloji Laboratuvarı'na geçti.In 1962 stapte hij over naar het pasopgerichte MRC Laboratorium van Moleculaire Biologie in Cambridge.
Bu bölgelerin her birinde moleküller aynı doğrultuya sahiptirler.Binnen een domein zijn de moleculen grofweg allemaal in dezelfde richting gelegen.
Beyin için glutamattan sonra en önemli moleküldür.De verbinding komt - na glutamaat - als meeste voor in de hersenen.
Formülü C12H22O11 ve molekül ağırlığı 342.3'tür.De molecuulformule is C12H22O11 en het molecuulgewicht 342 g.mol−1.
Hücre içindeki büyük moleküllerin hücre dışına atılmasını sağlayan taşıma şeklidir.Hierdoor worden grote moleculen uit de cel gehouden.
Molekül D5h simetriye sahiptir.In vaste toestand heeft het molecuul een D5d symmetrie.
Moleküler genetik, moleküler biyolojinin ve genetiğin yöntemlerini kullanarak çalışır.Moleculaire genetici maken gebruik van methoden uit de genetica en moleculaire biologie.
Gaz molekülleri arasında büyük boşluklar bulunur.Er is lege ruimte om de moleculen.
En çok bilinen polimorf P4O10 moleküllerinden oluşur.De meest voorkomende, zoals in de afbeelding, bestaat uit moleculen met de formule P4O10.
Uluslararası Kuantum Moleküler Bilimler Akademisi’nin de vakıf üyesidir.Tevens is hij lid van de International Academy of Quantum Molecular Science.
1986 ile 1996 yılları arasında, Cambridge'de Moleküler Biyoloji Laboratuvarı'nın direktörlüğünü yaptı.Van 1986 tot 1996 was hij directeur van het Laboratorium van Moleculaire Biologie.
OrbiMol Moleküler orbital veritabanıElektronenschil Moleculaire orbitaal Sferische harmoniek
Yakın moleküllerin sınırlı dönme açısı asimetrik gruplanmalarından kaynaklanır.De eindige draaiingshoek resulteert van de asymmetrische pakking van de moleculen.
Örneğin, binlerce aktin molekülü bir araya gelerek mikrofilamanları meydana getirir.Zo worden met vele duizenden actinemoleculen een microfilament gevormd.
Eskiden moleküler bileşik terimi de kullanılırdı.Vroeger is de molen als schorsmolen in gebruik geweest.
Bir ucu hidrofilik, öbür ucu hidrofobik moleküllere amfifilik veya amfipatik denir.Een molecuul dat uit een hydrofiel en een hydrofoob deel bestaat heet een amfifiel molecuul.
Molekül formülü: CO.Niet-onderwerpsvorm: u.
Bu olgu Francis Crick tarafından “moleküler biyolojinin merkezî dogması” olarak adlandırılmıştır.Dit principe wordt het centrale dogma van de moleculaire biologie genoemd.
Kozmik toz parçacıklarının çoğu boyutları 0,1 mikrometreye ulaşan az miktardaki moleküller topluluğudur.Kosmische stof bestaat uit deeltjes die variëren van een paar moleculen tot 0,1 mm in grootte.
Cis ve trans izomerler hem inorganik koordinasyon komplexlerinde hem organik moleküllerde meydana gelir.Cis-trans-isomerie komt zowel voor in organische verbindingen als in anorganische coördinatieverbindingen.
Bu yapının iskeleti, molekülün içindeki bazlar arasındaki hidrojen bağlarıyla ortaya çıkar.Ze doet dit door haar atomen tussen de ruimtes binnen de moleculen van dit voorwerp heen te laten bewegen.
DNA ligaz enzimi moleküler biyoloji laboratuvarlarında rekombinant DNA uygulamalarında kullanılır.DNA-ligasen worden veel gebruikt in de moleculaire biologie voor recombinatie-experimenten.
Çekirdek örtüsünde bulunan gözenekler moleküllerin girip çıkmasını sağlar.Door de poort aan de toenmalige Crispijnlaan reden de ambulances in en uit.
Moleküler formulü C3H4N2O 'dür.De brutoformule van deze pyrazolonen is C3H4N2O.
Bir molekül atomlardan yapılmıştır.Een molecuul bestaat uit atomen.
Daha sonra bu gücü gelişince objelerin moleküllerini hızlandırabilmeye başlayacaktır.Wraz z ewolucją mocy, nauczyła się przyspieszać molekuły (eksplodować).
Büyük moleküller, yarı ampirik yaklaşım yöntemleriyle incelenebilir.Duże cząsteczki można badać przybliżonymi metodami semiempirycznymi.
Genlerin moleküler temeli deoksiribonükleik asittir (DNA).Molekularną podstawą genów jest kwas deoksyrybonukleinowy (DNA).
İyonlaşma (ayrıca iyonlaşma veya iyonizasyon), bir atom veya molekülü iyona dönüştürme sürecidir.Jakąkolwiek karmę wytwarzają – złą czy też dobrą – będą jej spadkobiercami."
Bu sınıflandırma morfolojik, moleküler ve davranışsal verilerle desteklenmektedir.Pokrewieństwo to wspierają dane morfologiczne, rozwojowe i molekularne.
Bunun anlamı yapısında bulunan karbon atomları dört faklı atom ya da molekülle bağ yapmıştır.Dzieje się tak, gdyż atomy bromu ustawiają się w przestrzeni możliwie najdalej od siebie i grupy karbonylowej.
Fonksiyonel gruplar organik moleküllerin omurgalarına bağlı olurlar.Podwozie robota zastępuje organicznymi nogami mrówek.
Öncelikli olarak moleküler gaz ile 200 yıl önce oluşmaya başlamıştır.Po raz pierwszy ektomikoryza pojawiała się około 200 mln lat temu.
Ancak, BH3 molekül türleri çok güçlü Lewis asidilerdir.Monomeryczny BH3 jest miękkim kwasem Lewisa.
Eskiden moleküler bileşik terimi de kullanılırdı.Używano dawniej też formy Jagnięcy Wierch.
Yıldızlar molekül bulutlarının büyük komplekslerinin içinde doğarlar.Tak w chmurach molekularnych rodzą się gwiazdy.
Ancak ihtiyaçların moleküler evrimi tetiklemesi tezi Darwin´in Doğal Seçilim teziyle çürütülmüştür.Według Darwina mechanizmy naturalnej selekcji są udaremniane przez ludzką cywilizację.
Moleküler markörler, moleküler belirleyiciler diğer belirleyicilere göre daha güvenilirdirler.Morfologiczne i molekularne dane są lepiej poznane u ssaków niż u pozostałych zwierząt.
Furan molekülündeki oksijen atomunda sp² hibridizasyonu vardır.Atom azotu jest w stanie hybrydyzacji sp².
Ribokinaz enizimi D-riboz molekülünü D-riboz-5-fosfata çevirerek katalizleme yapar.Katalizuje reakcję przeniesienia grupy glikoaldehydowej z D-ksylulozo-5-fosforanu na D-rybozo-5-fosforan.
Bunlar bugüne kadar uzayda bulunan en karmaşık moleküllerdir.Detta är den dittills mest komplexa molekyl som hittats i rymden.
Su molekülleri ayrıca Ay yüzeyi üzerindeki ince gaz tabakasında tespit edilmiştir.Vattenmolekyler har också detekterats i det tunna skikt av gaser ovanför månens yta.
Enzimlerin etkinliği başka moleküller tarafından etkilenebilir.Enzymets aktivitet kan påverkas av andra molekyler.
Bu sıkıca bağlı moleküller genelde aktif merkezde bulunur ve katalizle ilişkilidir.Dessa hårt bundna molekyler återfinns just oftast i det aktiva centrumet och deltar i katalysen.
Van der Waals kuvvetleri, etkileşen moleküller arasında daha uzun mesafelerde hızla kaybolurlar.Van der Waals-krafterna minskar snabbt vid längre avstånd mellan interaktiva molekyler.
1999 da Viyana'daki bir araştırma ekibi Fullerene büyüklüğündeki moleküller için kırılımı gösterdi.1999 visade en forskargrupp i Wien diffraktion för molekyler som är stora som fullerener.