Havanın ortalama molekül kütlesi 28.97 g/mol'dür.La massa molecolare principale dell'aria è di 28,97 g/mol.
Bu yüzden ısı, atomik ve moleküler seviyelerdeki harekettir.Dunque, il calore è il movimento a livello atomico e molecolare.
Psödogenler moleküler genetik araştırmaları zorlaştırabilir.Gli pseudogeni possono complicare di molto gli studi di genetica molecolare.
Moleküler oksijen (O2) ve ozon (O3) ya çok azdı veya yoktu.L'ossigeno molecolare (O2) e l'ozono (O3) erano entrambi rari o assenti.
Bağlantılar daha karmaşık molekülleri oluşturmakta kullanılabilir.Le giunzioni possono essere utilizzate in molecole più complesse.
Su molekülleri ayrıca Ay yüzeyi üzerindeki ince gaz tabakasında tespit edilmiştir.Molecole d'acqua sono state rilevate anche nel sottile strato gassoso al di sopra della superficie lunare.
Bazıları ise moleküler nanoteknolojinin yıldırıcı riskleri olduğunu düşünmektedirler.Altri ritengono che la nanotecnologia molecolare potrebbe comportare rischi scoraggianti.
En az 265 molekül 1950'den beri Corey ve araştırma grubu tarafından sentezlenmiştir.Corey e il suo gruppo di ricerca hanno sintetizzato almeno 265 molecole a partire dal 1950.
Tümör antijenleri viral antijenlere benzer yollarla MHC sınıf I molekülleri üzerinden sunulur.Gli antigeni tumorali sono presentati sulle molecole MHC di classe I in un modo simile agli antigeni virali.
Kendinden olmayanlar ise yabancı moleküller olarak tanımlanabilir.Al contrario, le molecole non-self, sono quelle riconosciute come molecole estranee.
DNA nanoteknolojisi tasarlanmış işlevlere ve yapılara sahip moleküller yaratmayı amaçlar.La nanotecnologia del DNA si focalizza nella creazione di molecole con strutture e funzionalità progettate.
Molekül D5h simetriye sahiptir.La molecola presenta una simmetria D2h.
Moleküler makineler, sentetik ve biyolojik olarak iki geniş kategoriye ayrılabilir.Le macchine molecolari possono essere divise in due ampie categorie: sintetiche e biologiche.
Bu sırada 2 molekül GTP harcanır.Al contrario, fino ad ora sono state spese due molecole di ATP.
Elizabeth Helen Blackburn (26 Kasım 1948, Tasmania) Avustralya doğumlu Amerikalı moleküler biyolog.Elizabeth Helen Blackburn (Hobart, 26 novembre 1948) è una biologa australiana naturalizzata statunitense.
Bu nedenle de değişik moleküler ağırlıkların gaz örneklerinin kütlelerinden hesaplanabileceğini söylemiştir.Quindi i pesi molecolari relativi sono calcolabili dal peso dei gas.
Örneğin 10 atomdan oluşan bir molekülü ele alalım.Si ottiene così una molecola a 6 atomi di carbonio.
Bu sınıflandırma morfolojik, moleküler ve davranışsal verilerle desteklenmektedir.Il supporto per questo clade proviene da dati molecolari e morfologici.
Bunun uygulaması moleküler özbirleşme (İngilizce self assembly) ve DNA hesaplamasıdır.Questi approcci utilizzano i concetti di auto-assemblaggio molecolare e/o riconoscimento molecolare.
Karbondisülfür apolar bir moleküldür.Il solfuro di carbonile è un composto molecolare.
Seramidler bir tür lipid molekülleri familyasıdır.Le ceramìdi sono una famiglia di molecole lipidiche.
Bir moldeki molekül sayısı olan Avogadro sayısı, yaklaşık olarak mol başına 6.02×1023 parçadır.La costante di Avogadro è numero di molecole in una mole di sostanza pura, ovvero 6,022 × 1023.
Görülebilir bir özellik, birçok moleküler ve biyokimyasal süreçlerin ürünüdür.Un carattere è il prodotto finale di una serie di processi molecolari e biochimici.
Moleküler biyolojiNube molecolare
Molekül ağırlıkları 100-900.000 arasında değişmektedir.Il peso medio della molecola è variabile tra 4000 e 6000.
Bu yöntem ayrıca geçiş molekülleri ve FokI enzimin mevcut olmasını gerektirmektedir.Consideriamo il caso in cui la molecola effettrice sia un enzima.
B ve T hücrelerinin her ikisi de özgül hedefleri tanıyan reseptör molekülleri taşırlar.Sia i linfociti B che T possiedono molecole recettoriali che riconoscono obiettivi specifici.
Her bir şeker grubuna baz olarak adlandırılan dört tip molekülden biri bağlıdır.Legato ad ogni zucchero è uno dei quattro tipi di basi.
Moleküler ağırlığı 99 kDa'dır.Il suo peso molecolare è di 20 kDa.
Ancak moleküllerin toplam enerjisi değişmez.Questo vuol dire che il numero di ossidazione medio della molecola non cambia.
Moleküler biyologlar bu mekanizmayı ilk defa 1970'lerde kontrol altına almayı becermiştir.Молекулярные биологи впервые использовали этот механизм в 1970-х годах.
Atomik ve moleküler spektral analiz üzerine büyük bir okul kurdu.Создал школу атомного и молекулярного спектрального анализа.
Havanın ortalama molekül kütlesi 28.97 g/mol'dür.Средняя молекулярная масса воздуха равна 28,97 г/моль.
Moleküler formulü C3H4N2O 'dür.Его молекулярная формула C3H4N2O.
Bu moleküller arası potansiyelin bir formu ilk olarak 1924'te John Lennard-Jones tarafından önerildi.Впервые этот вид потенциала был предложен Леннард-Джонсом в 1924 году.
Ancak moleküllerin toplam enerjisi değişmez.При этом не происходит изменения полной энергии молекулы.
Kümeler ve karanlık bulutsuların büyük bileşimleri, dev moleküler bulutlarla ilişkilidir.Скопления и большие комплексы тёмных туманностей связаны с гигантскими молекулярными облаками (ГМО).
Öncelikli olarak moleküler gaz ile 200 yıl önce oluşmaya başlamıştır.Туманность начала образовываться около 200 лет назад, в основном она состоит из молекулярного газа.
Moleküler Bileşikler kimyasal formüllerle ifade edilirler.Состав молекулы передаётся химическими формулами.
Formülü C12H22O11 ve molekül ağırlığı 342.3'tür.Формула вещества — C21H26O3N2, молекулярный вес 342,45.
Moleküler ağırlığı 99 kDa'dır.Молекулярный вес — 70 кДа.
Bu sınıflandırma morfolojik, moleküler ve davranışsal verilerle desteklenmektedir.Предложенный список предложен на основании морфологических, молекулярных и поведенческих характеристик.
Sıcaklığın ve hacim, molekül sayısı gibi diğer parametrelerin fonksiyonudur.Она является функцией температуры и других параметров, таких как объём.
Genellikle moleküler yapılarına göre sınıflandırılırlar.Зачастую они классифицируются на основе их молекулярной структуры.
En çok bilinen en basit buckyball molekülü, futbol topu benzeri yapısıyla C60 buckminsterfullerenedir.Атомная решётка простейшего из фуллеренов C60 напоминает футбольный мяч.
Yani yalnızca bir elektronun olduğu atom ya da molekül orbitallerine sahiptirler.Неспаренный электрон занимает атомную или молекулярную орбиталь в одиночку.
Zaman içinde kümeden yayılan radyasyon basıncı moleküler bulutu dağıtır.Со временем давление излучения от скопления развеивает облако.
Büyüme faktörleri genellikle hücreler arası sinyal molekülleri olarak hareket ederler.Факторы роста функционируют как сигнальные молекулы для взаимодействия между клетками.
Moleküler biyolojiМолекулярная биология
Prionlar DNA ya da RNA barındırmayan infeksiyöz protein molekülleridir.Прионы — это инфекционные белковые молекулы, не содержащие ДНК или РНК.
Enzimleri, yaşlanmış molekül ve organelleri parçalar.Молекулы, молекулярные системы и твердые тела.
Molekül D5h simetriye sahiptir.Она имеет d5d симметрию порядка 10.
Daha detaylı moleküler çalışmalar bu hipotezin değişmesine neden olabilir.Дальнейшие молекулярные исследования могут привести к изменению данной гипотезы.
Molekül formülü: CO.Другой вариант обозначения: Mold.
1978 yılında Blackburn, University of California, Berkeley'de Moleküler Biyoloji Bölümü'ne katıldı.В 1978 году поступила на работу в Калифорнийский университет в Беркли на кафедру молекулярной биологии.
4 Şubat 1977 Kuzey Lefkoşa KKTC), Kıbrıs Türkü moleküler biyolog ve siyasetçi.Жале Рефик Роджерс (род. 4 февраля 1977) — северокипрский молекулярный биолог и политик.
Birincil oksijen taşıyıcı molekül ise hemosiyanindir.Основным переносчиком кислорода является молекула гемоцианина.
Bu sayede 40 tRNA molekülü 60 kodona karşılık gelebilir.Мост способен выдерживать вес одновременно 60 локомотивов.
1987'den beri Max Planck Biyofizik Enstitüsü'nde Moleküler Membran Biyolojisi bölümünün direktörüdür.С 1997 года директор Отдела клеточной биохимии Института биохимии Общества Макса Планка.
Proteinoitler, veya termal proteinler,amino asitlerden inorganik olarak oluşan protein benzeri moleküllerdir.Протеиноиды, или термические белки, являются белкоподобными, молекулами, образующимися из аминокислот.