Ana içeriğe geç
Sözlük

modern ile cümle

modern kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Daha sonraları modern atom teorisi ortaya çıktı.Ez volt a későbbi atombomba-elmélet kiinduló receptje.
Modern mimarili yeni bir ek binası açılmıştır.A modern építészettől egy új stílus kialakulását várja.
2005 yılında tekrar başlayan modern seriye kadar 45 dakikalık bölümlerle yayınlan son öyküdür.Ez volt az utolsó 45 perces epizód, egészen 2005-ig, mikor újraindították a sorozatot.
Modern kimono Japonya'nın Heian döneminde (794–1192) günümüzdeki şeklini almaya başlamıştır.Az igazi áttörést a kimonó történetében mégis a Heian-kor (794-1192) hozta.
Antik Albintimilium şehri kalıntıları: Modern kasabanın 5 km doğusunda Nervia ovasında bulunur.Az ókori Albintimilium romjai Nervia síkján találhatók, kb. 5 km-re a modern várostól keletre.
Charlie Parker ile birlikte Be-bop 'un ve modern cazın gelişimine önemli katkılarda bulundu.Gillespie, Charlie Parkerrel együtt fontos figurája volt a bebop és a modern jazz fejlődésének.
Modern 88 takımyıldızdan biridir.A 88 modern csillagkép egyike.
Bununla birlikte modern evlerde yaşayan İnuitler de vardır.Jelenleg modern lakások vannak benne.
Modern evrimsel sentez, evrimi, bu genetik varyasyonlarda zaman içinde oluşan değişimler olarak tanımlar.A modern evolúciós szintézis az evolúciót a genetikai változatosság időbeni változásaként definiálja.
Modern uçaklarda zorunlu inişi gerektirecek şartlar nadiren oluşur.Normál nyomtávolságú vasutaknál a repülővágányokat ma már csak ritkán alkalmazzák.
Burada, 88 modern takımyıldız kendi boyutlarına göre listelenmiştir.A 88 modern csillagkép listája, az éggömbön elfoglalt területük nagysága szerint.
Modern etnolojinin doğuşu esas olarak sömürgecilik ve emperyalizm ile yakından ilişkilidir.Az imperializmus jellemzői mind szoros összefüggésben vannak a gyarmati rendszerrel.
Modern bir yapıya sahiptir.Korszerű létesítményekkel rendelkezik.
Balıkçılık henüz modern bir şekle girememiştir.A túlhalászat nem mai keletű dolog.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra, hızla gelişmiş ve modern bir kent haline gelmiştir.A második világháború után fejlődött modern várossá.
Modern kasımpatılar yabani akrabalarından çok daha göz alıcı.A mai foltos hiéna többet vadászik, mint a kihalt rokonai.
Ç oğu modern elektronik göstergeler sıvı kristallidir.Szobahőmérsékleten az ón tetragonális kristályszerkezetű.
Uçaklar 1994-1999 yılları arasında modernize edilmiştir.A gépeket 1994–1995-ben szállították le.
Modern Azerbaycan edebiyatının kurucusu.Gondolat a modern aszketikus irodalomról...
Ancak modern biyolojinin kökeni Antik Yunan felsefesinin seküler geleneğine dayandırılır.A modern biológia gyökereit azonban a világi ógörög filozófiáig szokás visszavezetni.
Modern Estonya popüler müziği de yurt dışından çok ilgi görmüştür.A hardstyle mint zene külföldön már rendkívül nagy népszerűségnek örvend.
Bir Oktet modern bilgisayarlarda "bayt" olarak adlandırılan sekiz bitlik veri anlamındadır.A modern számítógépekben a bájt mérete nyolc bit, amit ebben az esetben oktettnek is hívnak.
Atomun modern modelinde ise elektronların konumları olasılıklar olarak tarif edilmiştir.A modern atommodell a valószínűségen alapulva írja le az elektron atomon belüli helyzetét.
Bu retrospektif 2003'te Londra'da Tate Modern'de tekrarlandı.The weather project (Az időjárás projekt) a londoni Tate Modern-ben került kiállításra 2003-ban.
Modern araçlarda kullanımı oldukça yaygındır.A modern motorokhoz képest magas fogyasztás.
Oldukça modern binalarla doludur.Jó néhány épület már nagyon modern.
Via dei Fori Imperiali ( Modern Roma'da bir yol) üzerinden geçtiği için biraz hasar görmüştür.Ma a fórum nagy részét elfedi a Via dei Fori Imperiali.
Modern dünyada dahi ataerkilliğin hakimiyeti neredeyse tartışılmazdır.A túlvilági élet elképzelése ilyenformán szinte vitathatatlan.
Spor, modern olimpiyatların kurucusu olan Pierre de Coubertin tarafından icat edilmiştir.Franciaország és Pierre de Coubertin az újkori olimpiai játékok létrehozásának letéteményese volt.
Modern jeolojinin babası olarak kabul edilir.A modern hidrogeológia atyja.
Temel olarak modern kondansatörlerin (kapasitörlerin) atasıdır.Ezek valószínűleg modern kincskeresők munkái.
Eserlerinin ekseriyeti modern dünyanın karmaşık ahlakî ve siyasi problemleri üzerinde durur.Fantasztikus művei mindig a modern világ nagy politikai, filozófiai és erkölcsi problémáival foglalkoznak.
Havalimanına yeni bir modern terminal yapılmaktadır.Nemzetközi repülőtéren egy új terminált építettek.
Uluslararası önemiyle ilk büyük, modern çoklu spor etkinliği Olimpiyat Oyunlarıdır.Korának legmodernebb, legnagyobb épülete, egész Európából rendeztek itt sporteseményeket.
TRJ-328 eski Fairchild Dornier 328JET'in modern bir versiyonudur.A Dornier Do 28 D Skyservant a korábbi Dornier Do 28-nak egy újratervezett változata.
Japonya'nın modernleşmesinde önemli rol oynadı.Jelentős szerepe volt azonban a mexikói szereplés kiharcolásában.
Tarım da modern tarım aletleri kullanılmaktadır.Mezőgazdaság: az angol farmok korszerű termelési eszközöket alkalmaznak.
Modern Asya ve Afrika Çalışmaları Yüksek Merkezi'nde eğitim görmüştür.A Keleti és Afrikai Tanulmányok Intézetében folytatta tanulmányait.
Bu savaş iki modern donanma arasında Japonya’da yapılan ilk savaştır.Ez volt az első csatahajó-összecsapás a két haditengerészet között.
İlk yolcu uçakları günümüzdeki modern yolcu uçaklarından çok farklıydı.A repülőgépek belső tere az első utasszállító repülőgép óta megváltozott.
Ancak genel olarak modern işlemciler etkin elle yapılan optimizasyonu giderek zorlaştırmaktadır.Manapság egyre hatékonyabb módszerek váltják föl az irrigálást.
Modern Sanatlar Müzesi.Modern Művészeti Múzeum.
Modern doğrusal cebirin geçmişi 1843 ve 1844 yıllarına dayanır.A kor sürgető kivánatit pótló eredeti munka, készült Ungvárt 1843. és 1844. év.
Modern tarihçiler bunun bir gerçekleri yansıtmadığını bildirmektedirler.A modern történészek ezt nem tudják beazonosítani.
Kütlenin içine sokulan modern yollar turizmin gelişmesini sağlamıştır.Az így megépült járdák elősegítették a biztonságos közlekedést.
Sinemacılık asla modern bir kölelik sistemine dönüşmemelidir.A kirakó nem egy modern játék.
Kolejin en ünlü profesörü, modern atom teorisini geliştiren John Dalton'dur.Dalton-törvény – John Daltonnak az ideális gázokra vonatkozó törvénye.
Küçük ama modern bir yapıdadır.Ma korszerű, ipari jellegű kisközség.
Az parası vardı, bu yüzden Dunkin' Donuts'ta modern dans toplulukları ile bir garson olarak çalıştı.Ekkortájt nagyon kevés pénze volt, így sufni-szerű lakásokban élt és a Dunkin Donutsban dolgozott eladóként.
Modern dünyada da böyle bu.Erre a mai modern időkben is van példa.
Kuantum mekaniğinin tarihi modern fizik tarihinin önemli bir parçasıdır.A szilícium korunk technikájának nagyon fontos anyagává vált.
Modern devrelerin temel bir yapısıdır.A rácsszerkezet lesz az alapvető motívum.
Modern şehir, 1 Nisan 1954 tarihinde kurulmuştur.A modern várost 1954. február 1-jén alapították.
Oyun Call of Duty 4: Modern Warfare'ın devamıdır.A Call of Duty 4: Modern Warfare videojátékban.
Günümüz modern Arnavutçasında Latince kökenli sözcüklerin sayısı giderek artmaktadır.A Kalmük Köztársaságban hivatalos nyelv, a kalmük nyelvet beszélők száma folyamatosan növekszik.
İlçe eski hantal görüntüsünden modern bir görüntüye geçiş aşamasındadır.Jaromir bódultan siet régi kedvese képe elé.
2003 yılından bu yana modern sanatlar alanına yönelmiştir.1996 óta ugyanitt modern irodalmat oktat.
Modern eleştirmenler tarafından sıkça William Faulkner'e ve bazen de Herman Melville'e kıyaslanır.Nykykriitikot vertaavat häntä usein William Faulkneriin ja joskus Herman Melvilleen.
Nitekim bu sebepten ötürü bazen kendisinin modern kimyanın babası olduğu da söylenir.Osittain tästä syystä häntä pidetään yleensä nykyaikaisen kemian isänä.
Matchbox Twenty (aslen Matchbox 20) Orlando, Florida'dan (ABD) bir modern rock grubudur.Matchbox Twenty (myös Matchbox 20) on rock-yhtye Orlandosta, Floridasta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod